top of page

Bilge İnsanlardan Öğrendiğim 3 Önemli Şey

Güncelleme tarihi: 30 Mar 2023

Bazen öyle insanlarla, öyle fikirlerle karşılaşıyoruz ki hayatımızın yönünü değiştirebiliyorlar.

O zamana kadar farkında olmadan yaptığımız yanlışları, hatalı bakış açılarımızı sihirli bir dokunuşla düzeltiyorlar adeta.

Bir nevi hayatımızı kurtarıyorlar.

Bugünkü yazımda, hayatımda çok büyük etkisi olan 3 fikri paylaşıyorum.

1. Yeterli Olduğumuzu Kabul Etmek Üzerine

Bu anlatacağım eski bir Taocu hikaye, hayatımda çok şey değiştirdi.

Bir marangoz ve onun çırağı köyde yürürlerken, çırak birden önlerinen çıkan ağaca bakarak şikayet etmeye başlar.

Bu ağaç diğerlerinden çok daha büyük ama çirkin, meyvesi olmayan ve herhangi bir kullanım için uygun olmayan bir ağaçtır.

''Bu ne işe yaramaz bir ağaç. Gövdesi ve dalları eğik, çarpık ve düğümlerle dolu. Ahşabı çok güzel ama kesilemez, düz tahta yapılamaz. Ahh…Bu ağaç hiçbir amaca hizmet etmez…'' der çırak bağırarak.

Usta iç geçirerek şöyle cevap verir:

''Tarçın ağacı yenilebilir, bu yüzden kesilir.

Vernik ağacı kârlıdır: bu yüzden ona zarar verirler.

Kiraz, elma, armut, portakal ve diğer meyve ağaçları, meyve olgunlaşır olgunlaşmaz soyulur ve istismar edilir.

Tüm bu ağaçların, faydalı olmaları nedeniyle acı içinde ömürleri vardır. Tüm dünyayı cezbederler ancak en parlak dönemlerinde hayatlarına son verilir... Ve bu her şey için böyledir.''

Çırak şaşırır ve kafası karışır. Usta marangoz devam eder:

''Bu devasa ağacın işe yaramaz olarak görülmesi onun kurtuluşudur aslında. Ondan hiçbir tekne yapılamaz, ahşabından bir tabut yapılsa çabucak çürür. Hiçbir zaman insan yapımı bir nesne olmayacak, uzun ve sağlıklı bir ömür sürecek.''

Kendimizi diğer insanlara ve normlara göre ölçmemiz bizi mahveden, güvensizliğimizi besleyen şeydir.

Sürekli kendimizi diğerleriyle karşılaştırdığımızda, iş arkadaşımızın sahip olduğu lüks arabaya bakıp iç geçirdiğimizde, Instagram'da hiç tanımadığımız birinin evinde gördüğümüz o mobilyaya neden sahip olmadığımızı sorguladığımızda, içimizde toksik enerji besleriz. Kendi kendimizi kanıtlama çabasına gireriz.

Yabancıların onayına ihtiyacımız olmadığını, ne kadar iyi, ne kadar çok şeye sahip olduğumuzu göstermemiz gerekmediğini, bu güzelliklerin hiçbirinin önemli olmadığını çünkü zaten yeterli olduğumuzu kabul ettiğimizde, ancak o zaman gerçekten özgür oluruz.

Paradoksal bilgelik, kimsenin istemediği yararsız ağaç gibi olmakla uzun ve verimli bir yaşam sürmemizdir. Diğer ağaçların hayal bile edemeyeceğinden daha güzel ve sağlıklı bir hayatımız var demektir.

2. Daha Fazla Enerji ve Mutluluk Elde Etmek Üzerine

Bir tür olarak hepimiz birer avcıyız. İyi hissettiren şeyleri avlar, diğer şeylerden kaçınırız.

Aslında, zevk arama ve acıdan kaçınma konusunda o kadar iyiyiz ki, bu durum en nihayetinde nüfusun büyük bir bölümünü mahvetmiş durumda.

Ne zaman son vereceğimizi bilmeden sürekli zevk veren şeylere sarılıyoruz.

Diyabet uzmanı Dr. Finucane şöyle diyor: “Kıt bir ortamda evrimleştik ve şimdi tüm cezbedici şeyler arasında boğuluyoruz. Yağmur ormanındaki kaktüs gibiyiz.”

Beynimiz şu an olduğundan çok farklı bir çağ için programlandı ve hala o programa göre bizi yönlendiriyor. Bu yüzden ilkel dürtülerin farkına varmalı ve onlara karşı koymaya hazır olmalıyız.

Kısıtlama bir güçtür.

Gerektiğinde bazı şeylere hayır demek, hayatımıza daha fazla enerji, mutluluk ve dinginlik getirecektir.

3. Beklentilerimizi Azaltmak Üzerine

Hayatımda çok fazla hayal kırıklığı ile boğuştuğum bir dönem oldu.

Hiçbir şey istediğim gibi gitmiyordu, hiç kimse istediğim gibi davranmıyordu.

Kafamda şu düşünce dönüp duruyordu sürekli: ''Hiçbir şey olması gerektiği gibi değil… Her şey berbat.''

Ve bu düşünce hem iş hayatımdaki üretkenliğimi, hem de özel hayatımda sağlıklı ilişkiler yürütebilmemi engelliyordu.

Yine aynı dönem, akıl hocam diyebileceğim birisiyle sohbet ederken, tüm bu hissettiklerimden ona da bahsettim.

Sözlerimi bitirdikten sonra bana dönüp şöyle dedi: ''İnsanlardan çok şey bekliyorsun. Ve yaşadığın tüm bu hayal kırıklıkları, karşılanmayan beklentilerinin bir yansımasından başka bir şey değil.''

Evet, haklıydı. Zihnimde bir beklentiler listesi vardı. O listeye uymayan bir şey olduğunda sabırsızlanıyor ve karamsarlığa kapılıyordum.

Hayatımın geri kalan kısmına insanlardan beklentilerimi azaltarak, vizyonumu diğer insanlara yansıtmayı bırakarak devam ettim. Ve bu da bilinçaltımı olayların nasıl olması gerektiğine dair varsayımlar listesi yapmaktan kurtardı.

Sonuç mu? Hayal kırıklıkları ile boğuşmaktan kurtuldum, daha sakin ve daha sabırlı birisiyim.

Yalnız tek bir kişiden beklentilerimiz azaltmadım, yarınki benden. Yarınki benin bugünkü benden iyi olmasını bekliyorum ve bugünkü adımlarımı ona göre atarak yola devam ediyorum.


1.522 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
Yazı: Blog2_Post
bottom of page