Bitcoin Neden Değerli?

Bitcoin tartışmalarının odağında yatan temel konulardan birisi onun hiçbir işe yaramayan bir spekülasyon aracından başka bir şey olmadığı ve hiçbir içkin değer (intrinsic value) taşımadığı.


Bu görüşün savunucuları Bitcoin'in sadece dijital bir balon olduğunu, gerçek hayatta bir karşılığının ya da uygulama alanının bulunmadığını, bu nedenle de içkin değer taşımadığını savunuyorlar.


Bundan dolayı onun yükselişini Lale Çılgınlığı ile karşılaştıran, hatta "en azından lale güzel bir çiçekti" diyerek ondan bile değersiz olduğunu iddia edenler de var.


Bugünkü uzunca yazımda bu iddiaların neden yanlış olduğunu ve neden Bitcoin'in aslında bir içkin değer önermesi sunduğunu anlatmaya çalışacağım.


Umuyorum ki bu yazım pek çok insanın Bitcoin konusundaki önyargılarını birazcık olsun sorgulamalarına yardımcı olur.


Ama lütfen değer deyince Bitcoin'in bugünkü fiyatıyla ilgili bir yazı okuyacağınızı düşünmeyin. Yazım Bitcoin'in insanlara gerçekten ne değer sunduğunu, yani işlevini anlatmaya odaklanıyor.


İyi okumalar dilerim.


Önemli Not: Bu yazı bir yatırım tavsiyesi değildir. Sadece Bitcoin'in işlevselliği konusundaki görüşlerimi dile getirdiğim yazıyı asla bir yatırım tavsiyesi olarak kullanmayınız. Finansal yatırımlar ciddi sonuçları olan kararlardır ve bu kararları almadan önce kendi araştırmanızı yapmanız şarttır.


İnsanların parayla ilgili iki temel kaygısı vardır: Daha fazlasına sahip olmak ve sahip olduğu kadarını korumak.


Bu iki temel kaygı bir yandan kapitalist ekonomik hayatın işleyişini mümkün kılar, bir yandan da paranın korunması ve işletilmesi için harıl harıl çalışan devasa bir finans sisteminin temelini oluşturur.


İnsanların gayrı menkul, hisse senedi, değerli maden ve sanat eseri koleksiyonu merakları da bu iki kaygıya dayanır. Bu tür yatırımlar bir yandan paranızın enflasyon canavarına yenilmesini engeller, bir yandan da -eğer doğru seçimler yapmışsanız- paranızın değerlenmesine yardımcı olurlar.


Ve son yıllarda gittikçe büyüyen bir topluluk Bitcoin'in parayla ilgili bu iki temel kaygının en iyi çözümü olduğuna inanıyor. Bu topluluk Bitcoin'in yapısal bazı özelliklerinin onu mevcut finansal sistemin sunduğu araçlardan çok daha güçlü bir varlık konumuna getirdiğine inanıyor.


Peki aralarında Elon Musk (Tesla ve SpaceX), Jack Dorsey (Twitter ve Square), Chamath Palihapitiya (Social Capital) gibi çağımızın büyük girişimci ve teknoloji insanlarının da bulunduğu bu topluluk Bitcoin'i neden tercih ediyor, neden onu paralarının değerinin korunması ve artması için güçlü bir varlık olarak kabul ediyor?


Yanıt iki kelimelik: Sansüre Direnç


Sansüre Direnç de Ne Demek?


Bitcoin ağındaki işlemler durdurulamaz. Eğer bir internet bağlantınız varsa ve ağın ücretini ödemeyi kabul ederseniz, hiçbir şey sizi istediğiniz kişiye Bitcoin göndermekten alıkoyamaz.


HİÇBİR ŞEY...


Yani bitcoin sansüre dirençlidir.


Bitcoin evrenindeki işlemleriniz için kimseden izin almanız gerekmez, kimse ne kadar Bitcoin'e sahip olduğunuzu bilemez, kimse Bitcoin'inizi çalamaz, hiç bir otorite Bitcoin'inize el koyamaz ve Bitcoin'in operasyonlarını durdurabilecek hiçbir güç yoktur.


Bütün bu nedenlerle sansüre en dirençli varlıktır. Onun temel içkin değeri de budur.


Söylediklerim iddialı mı geldi, buyrun açıklıyorum:



Kriptografi:


Bitcoin'i sansüre dirençli kılan faktörlerden ilki kriptografi.


Kriptografi ya da 'şifreleme' okunabilir durumdaki bir verinin içerdiği bilginin istenmeyen taraflarca anlaşılamayacak bir hale dönüştürülmesinde kullanılan matematiksel yöntemlere verilen isim.


Bitcoin'lerinizin anahtarı (yani şifresi) sizdeyse Bitcoin'iniz tamamen güven altındadır çünkü Bitcoin şifrelerinin kırılması imkansızdır.


Bugün dünyanın en güçlü bilgisayarını kullanarak, bir kişinin özel Bitcoin anahtarını kırmak 0,065 milyar milyar yıl alır.


İleride daha güçlü bilgisayarlar geliştikçe belki bu süre kısalabilir. Ama alınması gereken teknolojik mesafenin büyüklüğü açıktır.


Üstelik Bitcoin geliştiricilerinin de bu tür gelişmelere karşı yeni güvenlik önlemleri alması da kaçınılmazdır.


Merkeziyetsizliğin Gücü: