Günümüzün En Çok Aranan Becerisi: Eleştirel Düşünme

En son güncellendiği tarih: 9 Kas 2020

Kendinize karşı ne kadar dürüstsünüz? Bir konu hakkında bilmediklerinizi rahatlıkla kabul ediyor musunuz yoksa genelde fikirlerinizin hatasız olduğunu mu düşünürsünüz?

Bir sorunla karşılaştığınızda bunun sizi geliştirecek, aşılması gereken bir zorluk olarak mı görürsünüz yoksa bir tehdit olarak mı algılarsınız?

Kendinizi meraklı, etrafında olup biteni anlamaya gayret eden bir birey olarak mı tanımlarsınız yoksa ilgisiz ve olup bitenle ilgilenmeyen bir insan olarak mı?

Bu sorulara vereceğiniz cevaplar sizin bir eleştirel düşünür olup olmadığınızı söyler. Sizin bir eleştirel düşünür olup olmamanız ise sizin ne kadar başarılı, kaliteli ve tatmin edici bir hayat yaşayacağınız söyler.

Belirsizlik ve hızlı değişim içindeki 21. Yüzyıl dünyasıyla mücadele etmek için belki de en gerekli yetkinlik olan eleştirel düşünme. Bugün neredeyse hepimiz bunun farkındayız, ancak çok azımız bu konuda uzmanlaşmış durumdayız.

Maalesef ülkemiz eğitim sisteminde de eleştirel düşünme yer almıyor. Öyle ki; 2019 verilerine göre Finlandiya’nın başı çektiği eğitimde eleştirel düşünmede, ülkemiz 134. sırada yer alıyor.

21. yüzyıl okulları öğrencilere daha az bilgi vermelidir ve öğrencilerin eleştirel düşünme yeteneklerini artırmalıdır. Yuval Noah Harari

Eleştirel Düşünme Nedir?

Gördüğümüz, okuduğumuz, bir şekilde elde ettiğimiz bilgileri olduğu gibi kabul etmek yerine; bu bilgileri iyice irdeleyip, sorguladığımız, belli ölçütlere göre değerlendirerek bir hükme vardığımız bir bilişsel süreçtir eleştirel düşünme.

İyi bir eleştirel düşünür, edindiği bilgiler ve gelişmeler karşısında dünya görüşünü kökten değiştirmeye ve bunu çekinmeden ifade edecek cesarete ve tarafsızlığa sahiptir. Ayrıca, yaratıcılık, sürekli araştırma ve öğrenme isteği, çevresindeki olaylara karşı bitmek bilmeyen bir merak, eleştirel düşünürün olmazsa olmaz özelliklerindendir.

Eleştirel düşünme yetisine sahip olmayan kişiler ise kendilerini yenilemek için bir çaba sarfetmez, doğrusu ihtiyaç duymazlar. Belli kalıplar ve öğretiler içinde sıkışmış halde geçirirler yaşamlarını.

Vincent Ryan Ruggiero, ”Eleştirel Düşünme İçin Bir Rehber” kitabında, eleştirel düşünürlerin fikirlere nasıl meydan okuduğuyla ilgili şöyle örnekler veriyor:

Düşünce: Profesör, kompozisyon notumda beni kandırdı. Bazı temalara, diğer bazılarından daha çok ağırlık verdi. Soru: Herkesi aynı ölçüye göre değerlendirdi mi? Farklı ağırlıklandırmalar gerekçelendirildi mi?
Düşünce: Kadınlar işgücüne dahil olmadan önce daha az boşanma vardı. Bu, kadının yerinin evi olduğunu göstermektedir. Soru: Boşanmalardaki artışta, bir başkasının değil de, bu etkenin sorumlu olduğunu nereden biliyorsun?
Düşünce: Üniversite eğitimi onun için ödediğiniz paraya değmez. Bazı insanlar üniversite eğitimi olmaksızın ulaşacakları maaştan gözle görülür bir maaş seviyesine hiçbir zaman ulaşmazlar. Soru: Para eğitimin değerinin tek ölçüsü mü? Kişinin kendisi ve hayat hakkındaki anlayışı ile zorluklarla mücadele konusundaki yeteneğindeki artışa ne demeli?

Eleştirel Düşünme Ne Değildir?

  1. Negatif bir düşünme biçimi değildir.

  2. Bireyci bir düşünme değildir.

  3. Tek yönlü bir düşünme değildir.

  4. İnatlaşma, her şeyde kusur ve açık arama değildir.

  5. Otoritelere mutlak güven duymak değildir.

  6. Bir manipülasyon aracı değildir.

  7. Her şeyi reddetme ve karşı çıkma değildir.

Umursamadığımız konularda hepimiz kesin ve bilimseliz. Hepimiz Paraguay’dan yükselen vatansever konuşmadaki abartıyı hemen tespit ederiz. Deniz yılanı konusunda hepimiz ağırbaşlılığa ihtiyaç duyarız. Fakat kendimiz bir şeye inanmaya başladığımız an, onu kolayca abartmaya başlarız ve ruhlarımız ciddileştiği an, sözcüklerimiz biraz vahşi hale gelir. Charles Dickens

Eleştirel Düşünme Nasıl Geliştirilir?

Özeleştiri Yapın

Eleştirel düşünme yeteneğinizi geliştirmenin ilk ve en önemli adımı, kendi düşünce ve davranışlarınızı eleştirebilen biri olmaktır. Kendinize bir şeye neden inandığınızı, neden o şekilde düşündüğünüzü sormayı, gerekirse o düşünceden vazgeçebilmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

Sorulara örnek verecek olursak: ‘’Ben buna neden inanıyorum?’’, ‘’Bu fikre duygusal olarak bağlı mıyım?’’, ‘’Bunun doğru veya yanlış olduğuna dair tecrübelerime bakarak çıkarımda bulunabilir miyim?’’

Özeleştiri bir yandan da güçlü ve zayıf yönlerinizi, kişisel tercihlerinizi ve önyargılarınızı fark etmenizi sağlar. Bu yönlerinizin farkında olduğunuzda da belirli durumlara neden o seçtiğiniz perspektiften yaklaştığınızı anlayabiliriz.

Görüşlerimize bağlılığımız, bizi diğer bakış açılarına kapatabilir, aşina olmadığımız gerçekliklere karşı kör edebilir ve dünün çıkarımlarının kölesi haline getirebilir. Vincent Ryan Ruggiero

İyi Bir Dinleyici Olun </