Haddini Aş Hikayeleri 26: Elveda Mamba!

Güncelleme tarihi: 9 Kas 2020

Sevgili Basketbol Babamın çoraplarını top haline getirip, Atmaya başladığımdan beri, Tek bir gerçek olduğunu biliyorum. Sana aşık olduğumu. Bu öyle derin bir aşk ki; Aklım bedenimden, Ruhum ve duygularıma kadar her şeyimi sana verdim. Sana sırılsıklam aşık olan 6 yaşındaki bir çocuk olarak Asla tünelin sonunda görmedim kendimi. Her zaman bir çıkış yolu buluyordum kendime. Ve bu yüzden koştum. Hiç bir sahada basılmadık yer bırakmadım. Ve her topa sahip olmak için çabaladım Ben azmimi istedim, Ben sana kalbimi verdim, Çünkü benim için çok daha fazlasısın. Kan ter içinde oynadım bu oyunu. Mücadele beni çağırdığı için değil, SEN beni çağırdığın için. Senin için her şeyi yaptım, Çünkü senin yaptığında buydu Biri seni hissettiğinde Aynı zamanda beni de hissetti. 6 yaşındaki bir çocuğa ”Laker” hayalini verdin. Ve her zaman bunun için seveceğim seni.

Kobe’nin basketbola veda mektubundan bir bölümdü bu. Ve bir nesle basketbolu sevdiren efsane, ne yazık ki birkaç gün önce talihsiz bir kaza sonucu bizlere de veda etti.

Bana sorarsanız kendisi yalnızca harika bir basketbolcu değil, çalışma azmiyle, karakteriyle, liderliğiyle insanlar için bir rol modeldi.

Hepimize bir işi tutkuyla yapmanın ve inandığın doğru için savaşmanın ne denli önemli olduğunu öğretti.

Gelin Kobe’nin hayat hikayesine bakalım.

23 Ağustos 1978’de ABD’nin Pensilvanya eyaletinin Philadelphia kentinde doğan Kobe, henüz 3 yaşındayken tanışıyor basketbolla. Eline basketbol topu almadığı gün yoktu küçük Kobe’nin.

Babasının Sebastiani Rieti takımına transferi nedeniyle 6 yaşında ailesiyle İtalya’ya taşınıyorlar. Burada İtalyanca ve İspanyolca öğreniyor.