Haddini Aş Hikayeleri 35: İBN-İ SİNA

Güncelleme tarihi: 9 Kas 2020

‘’Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder.’’

Tıp denilince akla gelen ilk isimlerden olan, ayrıca fizikçi, yazar ve filozof olan İbn-i Sina diyor bunu.

Hayatını bilime ve öğrenmeye adayan, yazdığı kitaplar doğuda ve batıda yüzyıllarca okutulan İbn-i Sina’nın hayatından ve başarılarından bahsediyorum bu yazımda.

Çocukluk ve Gençlik Dönemi

980 yılında Buhara (Özbekistan) yakınlarındaki Efşene’de dünyaya geliyor. Olağanüstü, gören herkesi hayrete düşüren bir zekâya sahip olan Sina,16 yaşına gelene kadar Kur’an, felsefe, cebir, geometri, eczacılık, fizik, metafizik, mantık alanlarında sayısız kitaplar okuyup dersler alıyor. 16 yaşında başladığı tıp eğitimini ise yalnızca 2 senede tamamlıyor ve o yaşlarında tıp alanında müthiş bir saygınlık kazanıyor. Öyle ki hekimler ayağına gelip hastalıkların tedavileri hakkında bilgi alıyorlar.

18 yaşına geldiğinde kimsenin bir çaresini bulamadığı hastalığa yakalanan Samânî Hükümdârını iyileştiriyor ve sarayın başhekimi oluyor ve sarayın kütüphanesinden faydalanma izni veriliyor İbn-i Sina’ya. Böylece çağının diğer ilimlerini de öğrenme imkanına kavuşuyor.

”Tıp, insan vücudunun, hangi araçlarla iyileştiğine ve hangi müteharrikin insan vücudunu sağlıktan uzaklaştırdığını araştırır.”

Bu arada yaşadığı dönemde matbaanın henüz icat edilmediğini, kitapların elle çoğaltıldığını,