Haddini Aş Hikayeleri 47: Vivian Maier

En son güncellendiği tarih: 9 Kas 2020

Sene 2007, hayatı boyunca hem yalnız ve sefalet içinde, hem de insanlara kırgın ve kızgın olarak yaşamış, yıllarca çocuk bakıcılığı yapmış, boş zamanlarında ise sokaklara inip fotoğraflar çekmiş 81 yaşındaki Vivian Maier, yeşillikler arasındaki o çok sevdiği bankta oturup hayat hakkında düşünmekte ve artık ölümü beklemektedir.

Aynı sırada John Maloof isimli bir genç, bir müzayede salonundan, içinde ne tür fotoğraflar olduğunu bilmeden eski fotoğraf negatifleriyle dolu bir kutu satın alır.

Maloof eve gidip kutunun içindeki negatifleri incelerken bazı fotoğraflar karşısında büyülenir, saatlerce göz kırpmadan inceler her birini. Üstlerinde yazan Vivian Maier ismini her yerde aratır, ama bu kişinin kim olduğuna dair bir bilgi bulamaz. O da kutuyu rafa kaldırır.

2009 kışında Vivian’ın buzda ayağı kayar ve kafasını çarpar sert bir şekilde. Hemen hastaneye kaldırılır, ancak yaşlı kadın kurtarılamaz. Ardında sadece eşi benzeri olmayan, kimseye göstermediği muazzam güzellikteki fotoğrafları bırakmıştır.

Aynı yıl, John Maalof rafa kaldırdığı fotoğrafları tekrar incelemeye, basmaya, bir yandan da Vivian Maier’in izini tekrar sürmeye başlar.

Gizemli Fotoğrafçı Vivian Maier Kimdir?

Fransa doğ

mlu olan Vivian çocukluğunda Amerika’ya gelir. Küçük yaşta babasını ve annesini kaybeder. Geçimini sürdürebilmek için önce bir süre şeker dükkanında çalışır, sonra çocuk bakıcılığı yapmaya başlar. Çalıştığı işler ve gittiği tiyatrolar sayesinde ingilizcesini geliştirir.

Vivian’ın tutkusu ise fotoğraf çekmektir, o kadar ki fotoğraf makinasını boynundan hiç çıkarmaz. Çalışmadığı zamanlarda sokaklarda genelde insan manzaralarını fotoğraflar. Ancak bu tutkusundan ne kimseye bahseder ne de çektiği fotoğrafları birileriye paylaşır.



İçine kapanık ve mesaf

i bir kişiliğe sahip olan Vivien, bol gömlekler, kalın asker botları ile gezer sokaklarda, tanıştığı herkese farklı bir isimle tanıtır kendisini. Hiç evlenmeden, hep yalnız ve kimse tarafından fark edilmek istemeden sürdürür yaşamını. Gelenekselin dışında, sıra dışı bir kadındır anlayacağınız.

Sanatçının bir diğer öne çıkan özelliği ise tam bir istifçi olması. Sokaklardan topladığı türlü türlü eşyalar, gazeteler, fotoğraf negatifleriyle doldurur evini. Bir şekilde anlam yüklediği bu şeyleri fazlaca sahiplenmesi gerçekte ait olduğu bir şey olmadığındandır belki de.

Vivian’ın bir dönem bakıcılığını yaptığı bir kadın, “İnsanların peşinden koştuğu şeylere pek önem vermezdi” diyor onun hakkında.


O dönemler tüm dünyanın hayran olduğu amerikan yaşam tarzının, şık kadınların ve adamların, varlıklı ailelerin ortasında lüks ve modaya karşı hiçbir merakı yoktur. Tüketim toplumunun dayattıklarıyla değil hayatın gerçekleriyle ilgilenir.

Hiçbir şeyin sonsuza de
sürmeyeceğini biliyorum. Diğer insanlar için de bir alan bırakmalıyız. Bu bir döngü. Binersin ve sonuna kadar gidersin. Sonra başkası alır senin yerini. Şimdi de üzerime düşeni yapmak için bunu kapatıp hızla bir sonraki kapıya koşacağım. Vivian Maier

Hayatı anlatan, hüzün ile mutluluğun, iyi ile kötünün, yaşam ile ölümün bir arada olduğu fotoğrafları, fotoğrafçılıktan hiç anlamayanları bile hayran bırakıyor hala.

İnsanlardan gizlediği kimliğini sanatıyla ortaya koymuş bir değer Vivian Maier. Sessiz sedasız aramızdan ayrılsa da hala sanatıyla yaşayan dev bir değer.