Haddini Aş Hikayeleri 53: Haruki Murakami

Güncelleme tarihi: 9 Kas 2020

30 yaşına kadar neredeyse bir şey yazmayan, bir yandan kafe işletirken diğer yandan borçlarını ödemeye çalışan bir adam Murakami. Ve 30 yaşında çıkardığı ilk romanıyla ödül alan bir adam.

Dilinin yalınlığı ve şiirselliği, insanı derinden etkileyen cümleleri ile yazdığı her kitapta kendine hayran bırakıyor.

‘’Her yerde karşılaşabileceğiniz türde sıradan insanlardan biriyim. Yolda yürürken fark edilmediğim gibi, restoranda da genelde en kıyıda köşede kalan masaya yönlendirilirim. eğer roman yazmasaydım kimsenin dikkatini çekmezdim. sıradan biri olarak, sıradan bir yaşam sürerdim. Ve ben, günlük yaşantım içinde bir yazar olduğum gerçeğinin neredeyse hiç bilincinde olmam.” Diyen Murakami’yi anlattım bu yazımda. 

Yazar Olmadan Önce

12 Ocak 1949’da Japonya, Kyoto’da dünyaya gelir Murakami. Babası Budist bir din adamı, annesi ise tüccar çocuğudur.

Edebiyata ve okumaya ilgisi taa çocukluk dönemlerinden başlar. Dünya edebiyatından pek çok önemli ismin eserlerini okuyarak büyür. Ancak hiçbir zaman derslerinde başarılı bir öğrenci olamamıştır.

Benim için okumak denen eylem, başlı başına bir okuldu ve ben orada çok sayıda önemli şeyi kendime mal ederek öğrendim. Orada son derece sıkıcı kurallar olmadığı gibi puanlara bağlı değerlendirme de yoktu, en başarılı öğrenciler sıralaması baskısı da. Kuşkusuz zorbalık görme gibi bir şey de yoktu. Ben büyük bir ‘sistemin’ içine dahil olarak kendi farklı ‘sistemimi’ başarılı şekilde kurmuştum.

1960’ların sonlarına doğru Vanessa Üniversitesi Tiyatro bölümünü kazanır.

Ailesi memur olduğu ve gönderdikleri para Marukami’ye yetmediği için üniversite yıllarında gündüzleri okula giderken geceleri çeşitli i