Haddini Aş Hikayeleri 55: Franz Kafka

Güncelleme tarihi: 9 Kas 2020

Yüreğinde hep bir buruklukla yaşayan, kalemi dışında sığınabileceği başka limanı olmayan, insanın tek başınalığını, bencilliğini, acılarını en iyi şekilde anlatan bir deha; yalnızlığın ve arayışın bir sembolü bir yazar o.

Tarihteki birçok büyük yazar gibi yaşadığı dönemde neredeyse hiç okunmayan, ancak bugün en çok okunan kitapların sahibi, aforizmaları insanların dilinden düşmeyen Franz Kafka’nın nasıl bir hayat yaşadığını biliyor musunuz?

Buyrun anlatıyorum:

Çocukluğu

3 Temmuz 1883 yılında Prag’da, Çek proletaryasından gelip sonradan zengin olan tüccar Herman Kafka ile Alman Yahudisi zengin bir aileden gelen Julie Kafka’nın altı çocuklarından ilki dünyaya geliyor.

Kafka iki erkek kardeşini daha bebekken, üç kız kardeşini de Nazilerin zulmü altında toplama kamplarında kaybediyor.

Yalnız, sevgiye ve ilgiye aç bir çocuk olarak büyüyor Kafka.

Anne ve babası çalıştıkları için zamanının çoğunu bakıcılarla geçiriyor. Odasından pek çıkmayan, yalnız başına vakit geçirmeyi tercih eden bir çocuk O. 

Kafka’nın hayatı, kişiliği, yazıları üzerinde en büyük etkiye sahip figür babasıdır.

Hiçbir zaman iyi anlaşamıyor babasıyla ve ona duyduğu kırgınlığı eserlerine de sıkça yansıtıyor. Ondan gördüğü diktatörlükten, dayatmalardan ne kadar nefret ettiğini her fırsatta vurguluyor.