Haddini Aş Hikayeleri 63: Heidemarie Schwermer

Parasız Yaşamayı Başaran Kadın: Heidemarie Schwermer

1942 yılında Rusya’da dünyaya geliyor Heidemarie. İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla ailesiyle birlikte mülteci olarak göç etmek zorunda kalıyorlar. Haliyle Almanya’da büyüyor.

Yirmi yıl öğretmenlik yaptıktan sonra bu mesleğinden istifa ederek psikoterapist olmaya karar veriyor

Bu dönem ayrıca Heidemarie’nin hayatını, yaşam tarzını, içinde bulunduğu kültürü sorguladığı bir dönemdir. 

Bir çılgınlar gibi tüketen insanlara bakıyor, bir de ne kadar çok aç, evsiz insan olduğuna ve insanlar arasında ne kadar az dayanışma ve sevgi olduğuna… Bir sürü kullanmadığı eşyası olduğu ve kendisi de tüketim kültürünün bir esiri olduğu için özeleştiri de yapıyor.

Böylesi bir kültürün içinde yaşamaktan iyice rahatsızlık duyduğu için bir değişim ateşi körüklemek istiyor.

1994 yılında işini bırakıyor, evini satıyor ve buradan elde ettiği parayı ihtiyacı olan insanlara dağıtıyor. Emekli maaşını ve kullanmadığı eşyaları da ihtiyaç sahiplerine vermeye başlıyor.

Heidemarie bir süre sonra asla para geçmeyen, takas usülüne dayanan ‘’Give and Take’’ girişimini başlatıyor. İnsanların eşyayı eşyayla, bilgiyi bilgiyle, beceriyi beceriyle takas ettiği bir oluşum bu. 

Başta işsizlerin ve emeklilerin dikkatini çeken bu oluşumu, bir süre sonra her kesimden insan kullanmaya başlıyor. 

Heidemarie, bir dönem saati 10 Mark karşılığında bulaşıkçılık yapmaya başlıyor. 

Bu duruma çevresindeki insanların tepkisi büyük oluyor. “Bu yüzden mi üniversite okudun?” diyorlar. O ise kendisini mutlu hissettiği bir işte çalıştığını ve sırf yüksek tahsil için insanlardan saygı ve sevgi görmeyi anlamsız bulduğunu söylüyor.

Sene 1995 olduğunda bambaşka bir hayatı vardı artık Heidemarie’nin. Neredeyse hiç para harcamaz duruma geliyor.

1996 yılında daha radikal bir karar alarak bir sene boyunca hiç para harcamadan yaşamaya karar veriyor. İhtiyaçlarını ise takas yöntemiyle karşılıyor. Üstelik göçebe yaşamaya başlıyor.

Bu yaşam tarzıyla ilgili ‘’yaşamınızı nasıl sağlıyorsunuz, karnınızı nerede doyuruyorsunuz, aç kalırım diye korkmuyor musunuz?’’ Sorularına şöyle cevap veriyor: 

“Başlarda korktum tabi. Ama zaten bu yaşam biçiminde yarın ne olacağını bilmemek size çok şey öğretiyor. Onun dışında seyahat etmeyi seviyorum. Almanya’yı dolanıyorum. İnsanlar yokken, tatildeyken ben evlerine göz kulak oluyorum. Apartmanın çöplerini çıkarıyorum, çimleri biçiyorum. Evinde kaldığım insanlar bunun karşılığında buzdolabını dolduruyor. İnternet ve telefon olanağı tanıyorlar. Barter usulü yani… Örneğin üç aylığına kuzeydeki Wilhelmshaven kentinde böyle bir evde kalıyorum. Bazen bu yaşam tarzını anlatmam için çağırıyorlar.

Başlangıçta sadece 1 ay para harcamadan yaşamaya karar verse de, bu yaşam tarzını çok seviyor ve 15 yıl boyunca bu şekilde yaşıyor. 

Parasız yaşadığı 15 yıl boyunca yaşadığı tecrübeleri, yaşadığı dönüşümü anlattığı kitaplar dahi yazıyor. Kitaplardan epey para kazanıyor ve tüm kazandıklarını evsiz insanlara dağıtıyor. 

2016 yılında hayata gözlerini yuman Heidemarie hayatı ‘’Living Without Money’’ isimli belgesele konu oluyor: 

‘’Bu yaşadığımız tüketim ortamı, dünyanın en iyi yaşam tarzı değil. Başka değerlerle yaşamamız gerek. Birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerek. Birbirimize karşı sevgi ve güven hissetmemiz gerek. Birbirimize karşı değil, birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerek.’’
106 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör