Hayatınızı Yöneten Zihinsel Yasalar

Çok çalışmak, azim, vizyon, zeka, beceriler…

Bunların iyi bir hayat, başarı için olmazsa olmaz olduğunu hepimiz biliyoruz. 

Zihinsel yasaların hayatımız üzerindeki büyük etkisinin ise muhtemelen çok az kişi farkında. Zamanın her anına hükmeden yasalar bunlar. 

Öyle ki hayatımızda her şey yolundayken fikir ve eylemlerimiz zihinsel yasalarla uyum içinde. Ama eğer bir şeyler ters gidiyorsa bu yasalara karşı geliyorsunuz demektir. İşte bu nedenle bu yasaları iyi tanımamız hayati önem taşır. 

Peki nedir bu zihinsel yasalar ve nasıl işlerler? Brian Tracy’nin yazdıklarından öğrendiğim ve öğrendikten sonra benim hayatıma çok büyük etkisi olan bu yasaları gelin yakından tanıyalım. 


  1. Kontrol Yasası

Sizin rızanız olmadan, hiç kimse sizin kendinizi değersiz hissetmenize neden olamaz. Eleanor Roosevelt 

Bu yasa, eğer hayatımız bizim kontrolümüz altındaysa, kendimizle ilgili iyi hissedeceğimizi, tam tersine hayatımızın kontrolünü kaybetmiş durumdaysak ise olumsuz duygulardan kurtulamayacağımızı söylüyor. 

Bu yasa psikolojide ise “kontrolün merkezi” teorisi olarak açıklanıyor ve stres, kaygı ve gerilim hislerinin kişinin kendisini kontrol dışı hissetmesiyle başladığını belirtiyor. 

Bu yüzden kararlı olmak, tam olarak ne istediğimizi bilmek ve kimsenin sizin düşünce ve duygularınıza hakim olmasına izin vermemek müthiş bir önem taşıyor. 

Hayatınızın kontrolünün sizde olmadığının farkındaysanız ve nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, önce düşüncelerinizi değiştirmekle başlamalısınız. İçsel disiplin, kişinin kendini iyi tanıması ve doğru davranması, düşüncelerine hakim olmasıyla başlar.

Fikirleriniz hislerinizi, duygularınız ise davranışlarınızı belirlerler. 

Bir sorunla karşı karşıyaysanız iki seçeneğiniz var: Eyleme geçmek veya yürüyüp gitmek. Harekete geçip durumu değiştirmek için çabalarsınız ya da sorunu bırakıp yolunuza devam edersiniz. Bu kadar basit. 

Hangi durumlarda olumlu ve kontrolün sizde olduğunu, hangi durumlarda olumsuz ve kontrolün başkasında olduğu üzerine düşünün ve yukarıdaki iki seçenekten birini uygulayın. 


2. Sebep-Sonuç Yasası

Delilik, aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir Einstein

Bu yasa kısaca yaşadığımız her şeyin bir sebebi olduğunu, tesadüf veya şans diye bir şeyin olmadığını söylüyor. 

Yani bugün yaşadıklarımız, kim olduğumuz, etrafımızdaki insanlar… Hepsi geçmişte aldığımız kararlara bağlı. Bugün ektiğimiz şeyi geçmişte biçtik de diyebiliriz. 

Dolayısıyla gelecekte şu ankinden çok farklı bir hayatınız olsun istiyorsanız şu andan itibaren düşünce ve davranışlarınızı değiştirmelisiniz. Olduğunuz veya olacağınız kişi tamamen buna bağlı. 

İşinizi özenerek ve elinizden gelen en iyi şekilde icra ediyorsanız kariyerinizde başarılı olacaksınız demektir. Her gün kişisel gelişiminize zaman ayırıyorsanız refah dolu bir gelecek sizi bekliyor demektir. Sağlıklı besleniyorsanız sağlıklı bir vücudunuz ve zihniniz olacak demektir. İnsanlara iyi davranıyorsanız onlar da size iyi davranacaklardır. 

Kısaca hayata ne veriyorsanız onu alacaksınız. 


3. İnanç Yasası

İnanç, gerçeğin kendisini yaratır. William James

İnanç yasası, işin içine duygularımızı katarak inandığımız her şeyin bizim gerçeklerimiz haline geldiğini söylüyor. 

Yani gerçekleşmesini istediğimiz bir şeyi ne kadar kuvvetle istersek, o kadar bizim gerçeğimiz haline gelirler. 

Diyelim ki ülkenin en iyi yazarlarından birisi olmak istiyorsunuz ve bunu başaracağınıza yürekten inanıyorsunuz. İşte o inanç sizin itici gücünüz. O inanç sizi harekete geçiren dürtü. 

O inanç sizin her gün kitap okumanızı, her gün araştırma yapmanızı, her gün yazı yazmanızı, çevrenizi daha iyi gözlemlemenizi, hayal gücünüzü daha iyi kullanmanızı sağlar. 

İyi bir yazar olmak istiyorsunuz, ancak iyi bir kitap yazsanız da yayın evlerinin çok zor kabul edeceğine, bu işlerin şans olduğuna inanıyorsanız, en ufak bir başarısızlıkta hemen cesaretiniz kırılacak ve hayal kırıklığı yaşayacaksınız. 

Başarınızın önündeki en büyük engel, sizi sınırlayan inançların içinde gizli. 

Henry Ford’un da dediği gibi: ‘’Bir şeyi yapabileceğinize veya yapamayacağınıza mı inanıyorsunuz? Her iki durumda da haklısınız.’’


4. Çekim Yasası 

Çekim yasasına göre her birimiz düşüncelerimizle uyum içinde olan insanları ve durumları hayatımıza çeken canlı mıknatıslarız. 

Şu anki yaşamınızı bir gözden geçirin. Etrafınızdaki insanlar, durumlar… Hepsi sizin kopamadığınız düşünce ve duygularınızla uyum içindeler değil mi? 

Çekim yasasına göre düşüncelerimiz belli hızda titreşen bir çeşit enerjidir ve enerjinin hızını, onlara eşlik eden duyguların yoğunluğu belirler. Yani heyecanımız ve duygularımız ne kadar yoğunsa, düşüncelerimizle o denli bir hızda bizden dışarı çıkıyor ve benzer insanları ve durumları hayatımıza çekiyor. 

Eğer mutluysanız pozitif insanları hayatınıza çekeceksiniz.