Kabul Ettiğinde Hayatını Kolaylaştıracak Evrensel Gerçekler

2 tür gerçek vardır.

Birincisi, kişiden kişiye göre değişen gerçekler. İkincisi ise evrensel gerçekler. Yani yeryüzündeki her bir insan için geçerli olan gerçekler.

Bu evrensel gerçekler genelde göz ardı edilirler. Kişisel gerçeklerin evrensel gerçeklerinin önüne geçmesine izin verir insanlar. Hatta o evrensel gerçekler yokmuş gibi davranırlar.

Ancak bilmezler ki evrensel gerçekleri kabul etmek, hayatlarını kolaylaştıracak ve yaşamdan gerçekten zevk almalarını sağlayacaktır.

Peki nedir o evrensel gerçekler?


1. Kontrol Edebileceğin Tek Şey, Olaylara Nasıl Tepki Verdiğindir

Yaşamındaki problemlerin çoğu, her şeyin kontrolün altında olmasını istemenden kaynaklanıyor. Ancak çevrende olup bitenler hakkında kontrol edebileceğin çok az şey var. Bunu kabul ettiğinde hayatın çok daha kolay olacak.

Kontrolün altında olan tek şey ise olaylara verdiğin tepkiler. Bu tepkiler senin hayatını şekillendiriyorlar.

Hatta psikolojide buna 90/10 kuralı diyorlar.

''Hayatının %10'unu başına gelen olaylar oluştururken, %90'ını ise olaylara nasıl tepki verdiğin belirler.'' der bu kural.

Mesela içinde olduğumuz pandemi ve kriz sürecinden nasıl çıkacağın, tamamen bugünkü olaylara verdiğin tepkilere bağlı.

Günlerini sürekli şikayet ederek geçiriyor, bir şeyler yapmak için her şeyin normale dönmesini bekliyorsan, süreç bittiğinde zayıf bir kimlikle ortada kalman muhtemel.

Bu süreci değişime ayak uydurarak, krizi fırsata çevirerek geçiriyorsan, bu süreçten her zamankinden güçlü şekilde çıkacaksın.

Korkman, kaygılanman, öfke duyman çok normal. Önemli olan onları kullanabilmen ve anlamlı bir şeye dönüştürebilmen.

Unutma, tepkilerinden sadece sen sorumlusun.

“Kişileri yaşananların kendileri değil, o yaşananlara bakış açıları rahatsız eder.” Epiktetos


2. Mutluluk Dediğin Bir Yolculuktur, Varış Noktası Değil

Mutluluk genelde bir noktaya ulaşıldıktan sonra elde edilecek bir duyguymuş gibi algılanır. Bu yüzden kimse beceremez mutlu olmayı.

Kimi insan çok zengin olduğunda gerçekten mutlu olacağını düşünür, kimisi ise kusursuz bir dış görünüşe sahip olduğunda. Kimisi ancak ünlü ve saygın biri olduğunda mutluluğa kavuşacağını düşünür, kimisi için hayallerindeki kariyere ulaşmaktır mutluluk.

Ancak istedikleri noktaya vardıklarında, onlara asıl zevk verenin yolculuğun kendisi olduğunu anlarlar.

Mutluluğu kovalamakla elde edemeyeceksin, belki daha mutsuz olacaksın. Çünkü o bir süreç.

Hayatının her anını yaşamaya bak sen.

Elde etmek için mücadele ettiğin uğraşların sonucunun değil, o yolda olmanın daha değerli olduğunu anlaman için bir animasyon tavsiyem var sana: Soul

Pixar'ın bu muhteşem animasyonu, yaşamanın ne demek olduğunu çok nahif bir şekilde ileten, beni epeyce etkileyen bir animasyon.

Hatta şöyle harika bir diyalog geçiyor filmde:

Bir balık hakkında şu hikayeyi duydum:

Kendisinden büyük balıkların yanına yüzer ve şöyle der:

-"Okyanus dedikleri şeyi bulmaya çalışıyorum"

-"Okyanus mu" diye sorar büyük balık. "Zaten onun içindesin ya"

-"Burası mı?" diye sorar küçük balık. "Burası su. Ben okyanusu istiyorum."


3. Dünya Sürekli Bir Değişim İçinde

Her şeyin her an değişim içinde olduğu bu dünyada seyirci olarak kalmak istemiyorsan, hayatının her aşamasında kendini geliştirmeye ve öğrenme açık olmalısın.

Beş yıl önceki senle aynı kişiysen, hala aynı düşünce kalıplarına sahipsen, konfor alanından çıkamıyorsan, üzgünüm ama geleceğin dünyasında işlevsiz kalman çok büyük bir olasılık.

Şu an içinden ''Ben çok güçlüyüm, harika becerilere sahibim, daha ne katacağım kendime?'' diye geçiriyor olabilirsin.

Ancak değişimi iyi okuyup ona uyak uyduramazsan, sürdürülebilir bir başarı ve güce sahip değilsin demektir.