Kararlılığınızı Nasıl Geliştirirsiniz?

İş hayatında başarının yeteneklerden ziyade kararlılıkla geldiğini defalarca gördüm.

En başarılı girişimcileri diğerlerinden ayıran temel güçleri yetenekleri değil kararlılıkları oluyor. 

Profesyonel hayatın zirvelerine tırmanan insanların da en ayırt edici özellikleri yılmaz kararlılıkları olarak ön plana çıkıyor.

En iyi yatırımcılar da başkalarının düşüncelerini ve günlük piyasa hareketlerini fazla takmayıp kararlı bir şekilde araştırdıkları ve takip ettikleri için güçlü dönüşler alıyorlar.

Aslında kararlılığın gücünü iş hayatının dışında spor, sanat, siyaset gibi alanlarda da görmek mümkün. 

Mesela sporda hızla parlayıp sönen büyük yeteneklerin, o kadar da yetenekli olmayan ama büyük bir kararlılıkla çalışan sporculara nasıl yenildiklerine dair hikayeleri sık sık dinliyoruz.

Peki madem kararlılık bu kadar önemli bir başarı unsuru, onu geliştirmek mümkün müdür? Ve eğer öyleyse bu nasıl başarılabilir.

Bu yazımda işte bu konuyu ele alıyorum. Şimdiye kadar ki en uzun, en kişisel itiraflarla dolu yazım oldu bu.

Bakalım sizlerin de ilgisini çekecek mi?İ yi okumalar diliyor, yorumlarınızı merakla bekliyorum.

Kendimi yetenekli bulduğum alanlar var.

Mesela ağaçlara değil ormana, yani büyük resime bakmak konusunda oldukça güçlüyümdür.

Bu yeteneğim yatırımcılık konusunda elimi güçlendiren bir kaldıraç benim için. Pek çok insanın “asla başarılı olamaz” dediği şirketlere erken aşamalarda yatırım yapabilmemi bu becerime borçluyum.

En popüler örneğim Tesla yatırımım elbette. Otomobil sektörü “uzmanların” ve yatırım “duayenlerinin” hiç şans vermediği bu firmaya oldukça erken aşamalarda yatırım yapmaya başladım. 

Elektrikli otomobillerin geleceğin kazananı olacağına ve Elon Musk’un bu zorlu dönüşümü gerçekleştirebilecek tek lider olduğunu görmüştüm. Öngörülerimin tamam doğru çıktı Tesla konusunda. Elon Musk’ın liderliği şirketi defalarca batmaktan kurtardı, Tesla son derece ilerici teknolojiye sahip araçları başarıyla üretmeyi becerdi, nihayetinde elektrikli otomobillerin ve Tesla markasının popülaritesi hızla arttı.

Bugün Tesla dünyanın en değerli otomobil şirketi haline gelmiş durumda. Güzel bir yatırım başarısı hikayesi gibi geliyor size anlattıklarım öyle deği mi?

Maalesef işin aslı tam öyle değil. Evet Tesla yatırımım bana epeyce para kazandırdı. Ama asla kazandırması gerektiği kadar değil. Bunun nedeni yeteneğimi kararlılığımla yeterince uzun süre besleyemem oldu.

Tesla Yatırımım: Öğretici Bir Kişisel Hikaye

Peki öyle düşünülmez ama aslında iyi yatırımcılar çok çalışkan insanlardır. 

Evet, çok çalışmayan yatırımcılar da zaman zaman yetenekleri, içgüdüleri ve şansları sayesinde para kazanabilirler. Ama uzun vadede, hayatın tüm alanlarında olduğu gibi, yatırımcılığın imparatorları da kararlılıklarından asla taviz vermeden, her gün diğer herkesten daha çok çalışanlar arasından çıkar.

İyi bir yatırımcı, yatırım yaptığı şirketin gidişatını çok yakından takip eder. Hem finansal tablolarındaki her detayına hakimdir, hem şirketin ürün kalitesinden, müşteri memnuniyeti seviyelerine, teknolojik gelişmişliğinden, yönetim takımının kapasitesine kadar en ince detayı bilir. Ayrıca endüstrinin diğer oyuncularının ne yaptığını, rakiplerin tepkilerini de her daim inceler.

Bütün bu detaylara hakim olmanız size başkalarının göremediği detayları farketme şansını yaratır. Çünkü şeytan detaylarda gizlidir.

Yatırımcılığın özü de zaten budur, başkalarının fark edemediği cevherleri keşfetmek ve herkesten erken davranmak.

Ben de Tesla’ya yatırım yaptığım ilk yıllarda bütün bunları yapıyordum. 

Yeteneğimle yetinmiyor, asıl işimden kalan neredeyse tüm zamanımı Tesla’ya ayırıyordum. Tesla hakkında okumadığım tek bir inceleme, izlemediğim tek bir video yoktu. Tesla yeni modeller çıkarttığı zaman hemen satıldıkları ülkeye gidip araçları inceliyor, test sürüşleri yapıyor, satış personelleriyle sohbet ederek gidişatı birinci elden anlamaya çalışıyordum. Elektrikli otomobil ve otonom sürüş gibi alanlarda en son çıkan doktora tezlerini bile okuyordum desem sanırım nasıl bir çaba içinde olduğumu daha iyi anlarsınız.

Bütün bu çabalarım meyvelerini verdi ve Tesla’nın inanılmaz iniş çıkışlı yolcuğunda yatırımlarımı büyütmeyi ve oldukça güzel paralar kazanmayı başardım.

Taa ki…Taa ki kararlılığım zayıflayana kadar. 

Elde ettiğim kazançtan ve başkalarını haksız çıkartmaktan zafer sarhoşluğuna kapılmış, tembelleşmeye başlamıştım. Artık yukarıda saydıklarımın çoğunu ya hiç, ya da çok az yapıyordum. Hatta Elon Musk’ın twitlerini bile okumaz olmuştum, o kadar söyleyim.

Bu sırada ortaya çıkan Covid-19 krizinin etkisi ile borsaların da sert dalgalandığı ve tembelleştiğim, elde ettiğim karları nakite çevirmek için hisselerimi sattığım bu dönemin sonrasında Tesla’nın asıl yükseliş dönemi başladı.

Bugün Tesla hisselerinin değeri benim ortalama satış fiyatımın neredeyse 2 katına ulaşmış durumdalar. Koronavirüs krizi sırasındaki düşüşü daha güçlü değerlendirip daha fazla hisse alsaydım 3 ayda yaklaşık 4 kat daha kazanç elde edebilirdim. Hayatın akışını değiştirecek büyüklükte kazançlar bunlar.

Evet alım yaptım ama yeterli değildi. Şimdilerde yeniden yoğun alıma geçmiş ve Tesla'yı eski disiplinimle izlemeye başlamış durumdayım. Bundan sonra neler olacağını birlikte göreceğiz.

Kararlılığın Anatomisi

Bütün bu yaşadıklarımı anlatma sebebim kararlılığın anatomisini tanımlamak değerli okurlarım.

Çünkü daha başarılı olmanın yolu daha kararlı olmaktan geçiyorsa, öncelikle kararlılığın nelerden meydana geldiğini daha iyi anlamamız, onun analizini yapıp, detaylı bir anatomisini çıkarmamız lazım.