Leonardo Da Vinci Gibi Düşünmek

Tüm yaşamını keşiflere adayan, herhangi bir keşifte bulunmadığı bir bilgi alanı neredeyse olmayan bir dahiydi Da Vinci.

Ama o bir dahi olarak doğmadı.

Walter Isaacson, “Leonardo da Vinci” kitabında, Leonardo'nun fakir bir ailede doğduğunu, bu yüzden hiçbir zaman eğitim göremediğini söylüyor ve ekliyor: ''Leonardo'yu bu kadar başarılı yapan şey, sonsuz merakıydı.''

Onun için iyi bir yaşamın sırrı buydu. Sorular sormak, araştırmak, gözlemlemek, öğrenmek ve keşfetmek…

Bu yüzden hepimiz Da Vinci gibi düşünmeyi öğrenerek dünyada güzel bir değişime neden olabilir, bir iz bırakabiliriz.

Nasıl mı? Buyrun anlatıyorum.

1. Çok Soru Sorarak

''Çizdiğim her resim kendi yaşamıma sorduğum bir soruydu.'' Leonardo Da Vinci

Da Vinci tutkulu bir şekilde meraklıydı. Tüm hayatı boyunca soru sormayı bırakmadı ve hayatı boyunca düşüncelerini yazdığı binlerce sayfa defter tuttu.

Defterlerinin 7.000 sayfasından fazlası bugün hala saklanıyor. Bu defterlere baktığımızda ise sürekli olarak sorular sorduğunu görüyoruz:

İnsanlar neden esniyor?

Gökyüzü neden mavi?


Balıklar neden suda kuşların havada uçtuğundan daha hızlı yüzüyor?

Neden dağların tepesinde deniz kabukları var?

Şimşek hemen görülürken gök gürültüsünün sesinin ulaşması neden daha uzun sürüyor?

Bir kuş havada nasıl ayakta kalabilir?

Onun çoğumuzun büyüdükçe merak etmeyi bıraktığı şeylere merakı asla bitmedi.

Bugün masmavi gökyüzüne, günbatımının güzelliğine, doğanın kusursuzluğuna bakıp hayran kalıyoruz ama kendimize neden gökyüzünün mavi olduğunu, doğanın nasıl bu kadar kusursuz olabildiğini sormak aklımızın ucundan bile geçmiyor ya hani.

Leonardo'nın geçiyordu. O evren hakkında her şeyi bilmek istiyordu. İşte bu zihniyet onu herkesten ayıran, onu bir dahi yapan zihniyetti.

Dünyanın bugünkü noktaya gelmesini, birilerinin diğerlerine göre çok daha fazla sorular sormasına borçluyuz. Onlardan birisi de Da Vinci idi.

2. Cevapların Peşine Düşerek

Leonardo sadece soru sormakla kalmadı elbette. Cevabını bilmediği soruları olabildiğince hızlı bir şekilde bulma konusunda saplantılıydı.

Mesela kuşların nasıl uçtuğunu merak ettiğinde, İtalyan tüccarlardan kafesleriyle birlikte kuşlar satın aldı, kafesleri açıp kuşların gökyüzüne nasıl uçtuklarını gözlemledi.

Resim yapmayı merak ettiğinde, Floransa'daki bir sanatçının loncasına katıldı. Burada, gölge, ışık, doğanın içindeki geometri hakkında kendini geliştirdi.

Anatomi, fizyoloji ve insan vücudunu merak ettiğinde, kaslarımızın ve kemiklerimizin nasıl çalıştığını anlamak için insan bedenlerini parçalara ayırdı.

Siz de olağanüstü işlere imza atmak istiyorsanız Leonardo gibi düşünmeye çalışın, her şeyi merak edin. Ancak harekete geçmezseniz ne sorduğunuz soruların ne de merak duygunuzun bir önemi kalır. O yüzden dışarı çıkıp cevaplar aramaya koyulun.

3. Bilgileri Birleştirerek

Leonardo, bilginin farklı kategorilere (anatomi, geometri, sanat gibi) ayrılmaması gerektiğini anlamıştı.

Bilgi sadece bilgi olarak görülmeliydi. Bu düşüncesi sayesinde birbirinden çok kopuk gibi görünen bilgi parçalarını kolaylıkla bir araya getirmeyi başardı.

Geometri bilgisini anatomi bilgisiyle, anatomi bilgisini sanat bilgisiyle, doğa hakkındaki bilgisini mühendislik bilgisiyle birleştirdi.

Mesela geometri üzerinde çalışırken, geometri bilgisini anatomiye uygulayabildiğini gördü. Bu iki ayrı alanı birleştirerek, insan vücudunun belirli geometrik oranlara sahip olduğunu buldu.

Çocukken kuşları şaşkınlıkla izler, nasıl uçtuklarına karşı derin bir merak duyardı. Büyüse de bu merakı geçmedi.

Uçan makineler ve kuş uçuşunun doğası üzerine 35.000'den fazla kelime ve 500'den fazla eskiz üretti.

"Kuşlar uçan makinelerdir" Leonardo Da Vinci

İşte onu farklı kılan, onu tek yapan bu bakış açısı, bambaşka dünyaları birbirine bağlamasıydı.

Uyum sağlama dürtüsünün merak dürtüsünü kolayca bastırabildiği, insanların gittikçe sıradanlaştığı bir dönemdeyiz.

Böyle bir dönemde bir fark yaratmak ve haddinizi aşmak istiyorsanız merak duygunuzu diri tutmalı, cevabınızı bulana kadar aramalı, bilgiyi her şeyden üstün görmelisiniz.

''Hayata doymak bilmez bir merakla yaklaş ve kesintisiz öğrenmek için sürekli arayış içinde ol.'' Leonardo Da Vinci