Mutsuzluğunuzun Tadını Çıkarın!

Güncelleme tarihi: 5 Kas 2021

1900’lü yılların başında Aldous Huxley, Amerika’ya seyahat eder. Burada gördüğü, insanlardaki sınırsız eğlence isteği, derinliksiz sohbetler, ifadesiz yüzler ona hayatının en büyük şoklarından birini yaşatır.

Şöyle düşünür: ‘’Mutluluk dünyayı esir alacak. İnsanlar mutluluğa tapacak.’’

Amerika’da gördüğü bu manzara onu büyük başyapıtı ‘’Cesur Yeni Dünya’’yı yazmaya iter. 

Mutluluk ve tatmin üzerine kurulmuş bir dünya yaratır kurduğu distopyada. Bu dünyada acı, açlık, savaş, salgın hastalık yoktur. Sonsuz mutluluk hali vardır.

Birbirinin aynısı, hiç düşünmeyen, sorgulamayan, endişelenmeyen insanlar vardır. Bu dünyada sanata, edebiyata, felsefeye, bilime de gerek yoktur. Gerçekten mutludur buradaki insanlar. Mutludurlar, ama aptal bir robottan farksızdırlar. Geleceğe bir uyarı gönderiyordur sanki.

Ve biz bugün her yerde mutluluğun bir görev, zorunlu olarak yaşamamız gereken bir duygu hali olduğu aşılanan bir dünyada yaşıyoruz.

Peki gerçekten kaçınmalı mıyız acıdan? Mutsuz olma hakkı yok mu biz insaların? Hayat sırf zevk almak için mi yaşanmalı? 

Mutsuz Olmaya İhtiyacımız Var

Evet, mutsuz olmak, bir şeylerden dolayı huzursuz olmak da ihtiyacımız olan bir duygu durum.