Oyunbozanlara İhtiyacımız Var!

Güncelleme tarihi: 4 Kas 2021

Bir grubun içinde farklı düşünen, farklı davranan yani gruba uyum sağlamayan insanlar genelde sevilmezler. 

Halbuki onlar cesur, özgürleşmiş ve toplumda fark yaratacak kişilerdir. 

Gruba her daim uyum sağlayanlar ise güvenilir ve sevilesi kişiler olarak görülürler. 

Halbuki onlar ‘’başkaları ne der?’’ diyerek yaşayan, kolayı seçip kendinden uzaklaşmış kişilerdir. 

Aslında bu uyum sağlama dürtüsü evrimleşme sürecimizle birlikte yer edinmiştir bizde. 

Rolf Dobelli’nin ‘’Hatasız Düşünme Sanatı’’ kitabında, ‘’sosyal ispat’’ başlığı altında gayet güzel bir şekilde açıklar bu durumu: 

Mesela 50.000 yıl önce arkadaşlarımızla dolaşırken karşımıza bir aslan çıktı diyelim. Yanımızdakiler hemen kaçmaya başlarken biz orada durup o hayvanın zararlı mı yoksa zararsız mı olduğunu anlamak için durup düşünmeyiz, biz de kaçarız. 

Bu güdü bizim hayatta kalmamızı sağladı, farklı davrananlar ise gen havuzundan yok oldu. 

İşte bu güdü öyle bir yerleşmiş ki genlerimize, hayatta kalıp kalmama ile ilgili bir durum söz konusu olmadığında dahi bu güdüye göre hareket ediyoruz. 

Meşhur Solomon Ash deneyini bilenleriniz vardır belki.

Deney şöyle: 

Bir deneğe farklı boylarda çizgiler gösteriliyor ve denekten bir çizginin referans çizgiden daha uzun mu, kısa mı yoksa eşit uzunlukta mı olduğu gibi çok basit sorular soruluyor. Denekler odada yalnızken tüm soruları doğru cevaplıyor. 

Daha sonra odaya her biri oyuncu olan 7 kişi alınıyor. Tabii deneğin oyuncu olduklarından haberi yok.

Bu oyuncuların hepsi deneğin gözü önünde yanl