Risk ile Nasıl Başa Çıkarız?

Şu sözleri sıklıkla duyarız:

''Bir şeyleri başarmak istiyorsan risk alacaksın!''

''En zengin ve güçlü insanlar zamanında en fazla riski almış olanlardır!''

Evet, risk insanları geliştirir ve değiştirir. Zirvedekiler gerçekten de risk almış insanlardır.

Ama "çok fazla risk almalısınız!" "demeyeceğim size, " hesaplanabilir ve akıllı riskler almalısınız!" diyeceğim.

Çünkü etrafımda çok fazla cahilce riskler alan ve bunun zararını acı şekilde ödeyen insan var.

Ama önce risk almanın tanımıyla başlayalım.

İnsanlar sıklıkla risk ve belirsizlik kelimelerini birbirinin yerine kullanıyorlar. Ancak teknik olarak baktığımızda ikisi aynı şey değil.

Temel fark riskin ölçülebilir olmasıdır.

Yazı tura atmayı ele alalım.

Yazı mı tura mı çıkacağını bilemezsiniz, ancak kazanma/kaybetme olasılığınız (%50) hakkında ölçülebilir bir riskiniz vardır.

Bunun aksine belirsizlik, rastgeleliği üreten temel sistem anlaşılmadığında ortaya çıkar.

Mesela hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir iş fırsatı ile karşılaştığınızı düşünün.

Burada sorun alacağınız riskin buna değip değmeyeceğini hesaplamak değil, iş ile ilgili riskin ne olduğuna ve onu nasıl hesaplayabilceğinize dair hiçbir fikrinizin olmadığı gerçeğidir.

Böyle durumlarda yapmanız gereken şey, belirsizliği hesaplanabilir riske dönüştürmek olmalıdır. O da ancak konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmakla mümkün.

Bir konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak birçok belirsizliği ölçülebilir ve akıllı riske dönüştürür.

Gerçek hayatta yazı-tura benzetmesindeki matematiksel kesinliğine ulaşabileceğiniz çok az alan vardır. Ama doğru bir öğrenme süreci yönettiğinizde pek çok belirsizlik ölçülebilir ve akıllı risklere dönüştürebilir.

Belirsizlikle Başa Çıkabilir miyiz?

Riskle baş etmenin yolu onu hesaplamaktır. İhtimalleri hesaplarsınız ve en iyi kararı verirsiniz.

Ancak bu belirsizlikte çalışmaz, onu hesaplayamazsınız.

Matematik konusunda çok yetkin olsanız bile, belirsizlikleri hesaplamak için kullanacağınız herhangi bir yöntem maalesef yok. Tahminler yürütebilirsiniz elbette, ancak bazen ihtimal aralıkları akıllıca bir tahminde bulunmak için fazla geniştir.

Atalarımız risklerin hesaplanabildiği bir dünyanın aksine, büyük ölçüde belirsiz bir ortamda yaşadıklarından, beyinlerimiz belirsizlikle başa çıkma mekanizmaları geliştirmiştir.

Mesela bunlardan birisi statükoyu korumaktır.

Belirsizlik ürkütücü olduğu için insanlara geçmişte başkalarının yaptığı şeyleri yapmak, onların yolundan ilerlemekten daha çok güven verir.

Bu elbette belirsizliğin olumsuz etkilerini azaltmanın bir yolu. Ama aynı zamanda, sizi iyi fırsatlardan alıkoyan bir tuzak da olabilir.

Nasıl Daha Akıllıca Riskler Alabiliriz?

Belirsizlik, kararlarımızın çoğunun üzerine bir sis tabakası oluşturur.

Bu, bizim temkinli yürümemize neden olur. Çünkü attığımız her bir adımda uçurumdan düşecekmiş gibi hissederiz.

Çözüm ise daha çok okuyup daha çok öğrenmek, bir şeyleri anlamaya çalışmak için daha fazla zaman harcamak, küçük denemelerle riskleri görmek ve hesaplanabilir hale getirmektir.

Yani belirsizliği akıllı ve ölçülebilir risklere dönüştürmek.

Tüm girişim ve yatırım kararlarımda ölçülebilir ve akıllı riskler almaya çalışıyorum. Ve yılların tecrübesi bana gösteriyor ki iyi yönetilen bir öğrenme süreci ile risklerimi çok iyi yönetebiliyorum.

Demem o ki, siz bilgilerinizi arttırmaya ve öğrenmeye bakın.

Bilgileriniz arttıkça belirsizlik sisi azalacak, ölçülebilir ve akıllı riskler aldığınız yolculuğunuz çok daha keyifli bir hale gelecek.