Sakın Siz de Akrasia Hastası Olmayasınız?

Güncelleme tarihi: 5 Kas 2021

Akrasia dehşet verici bir rahatsızlık. Hem çok sinsi, hem çok çabuk yayılıyor, hem de çok öldürücü.

Bir insanın başarabileceklerinin korkutucu suikastçısı o.

Biliyorum Covid-19’dan korkuyor ve ona karşı elinizden gelen her türlü önlemi alıyorsunuz. Haklısınız da.

Ama belki de Akrasia esas korkmanız gereken hastalık. Bir kez bulaşırsa geleceğinizi mahvetmesi kesin.

Üstelik o kadar sinsi bir bela ki, sizi nasıl mahvettiğini farketmiyorsunuz bile.

Neyse ki bu berbat rahatsızlığın hem aşısı hem de tedavisi var. İsteyen kendisini bu beladan pekala kurtarabilir yani. Buyrun, anlatıyorum.

Akrasia ilk kez Sokrat ve Aristo gibi Antik Yunan felsefecilerinin teşhisini koyduğu zihinsel bir rahatsızlık.

Bu hoş tınılı kelimenin Türkçe’ye en kısa çevirisi “iradenin zayıflığı” olabilir sanırım.

Belki de onu bir rahatsızlık olarak değil de, berbat bir alışkanlık olarak görmek daha akıllıca olur. Benim ve muhtemelen pek çoğunuzun yıllardır kurtulamadığı pis bir alışkanlık.

Bu kötü alışkanlığın iki boyutu var.