Haddini Aş Hikayeleri 103: Önce Girişimci Sonra Ödüllü Yazar Lüset Kohen Fins

Kumrala çalan uzun ipeksi saçlarını kıvrak bir el manevrasıyla tek seferde döndürerek dudaklarının arasına sıkıştırdığı kurşun kalemi dikkatlice topuzunun tam ortasına yerleştirdi.


Sabahın erken saatlerinde bile kendisini hissettiren cehennem sıcağı yetmemiş gibi, ensesinden uzanıp sırtına yapışarak hissettiği sıcağı körükleyen saçlarına sonunda söz geçirebilmişti. Onu bunaltan şeyin sıcağın ağırlığı mı, yoksa sıkışık uçak kabinlerinin bir türlü çözülemeyen havasızlığı mıydı, bilemiyordu.

2 haftada bir yaptığı kıtalararası seyahatler nedeniyle gönülsüz ezberlediği rutin uçuş anonsları Lüset’in kulağını tırmalıyordu. Dikkatini dağıtmak için, uçağın merdivenlerinden ite kaka çıkardıkları kabin valizlerini ter içinde yukarıdaki dolaplara yerleştiren yolcuları incelemeye başladı. Kendini bildi bileli diğer yaşamları izlemekten, farklılıkların cazibesini gözlemlemekten ve hayatın biz insanlara sunduğu hikayeleri enine boyuna sorgulamaktan müthiş bir haz alıyordu.

Kimdi bu insanlar? Neden New York’a gidiyorlardı? O valizlerin içinde hangi anıları, üzüntüleri, yaşantı veya mutlulukları taşıyorlardı? Tüm bu düşünceler sinsilesinin bundan tam 15 yıl sonra ona TED Talk sahnesinde “Valizine Dikkat Et” isimli o muazzam konuşma için zemin hazırlayacağını hissetmiş miydi, bilmiyoruz.


İnsana bir türlü rahat vermeyen uçak koltuğunda kıpırdanırken önünde uzayıp giden