"Artık Çok Geç" Diyorsanız: Bu Hikayeyi Okuyun!

Kendimi bildim bileli yaşına aldırmadan yeni bir şeyler deneyen ve öğrenen insanlara hayranım.


Bu bana, zamana meydan okuyarak hayata sımsıkı sarılmayı çağrıştırıyor hep. İşte bu muazzam insanlardan biri de çocukluğumu geçirdiğim evdeki yan komşumuzdu.


Ayla teyze bizim apartmana ben orta okuldayken taşınmıştı. 50’li yaşlarda, kısa boylu ve kilolu; eni boyu aynı bir kadındı. Dönemin en yoğun banka şubelerinden birinde gişe görevlisi olarak çalışmış ve yeni emekli olmuştu.


Kısa sürede kaynaşmıştık, sık sık bize gelip giderdi. Her daim hayat dolu dediğimiz insanlardandı. Kahkahaları ve coşkusu evimizi aydınlatırdı. Tanıdığım birçok yetişkinden farklıydı, kendine has büyülü bir enerjisi vardı.


Aldığı emekli maaşını annesinin bakımına ayırması gerektiğinden ve başka bir maddi kaynağı olmadığından ciddi maddi sıkıntıları olduğunu biliyorduk. Parasını çok dikkatli harcamaya çalışırdı.


Sadece tek bir istisnası vardı. Kitapçı dükkanlarına girince kendini kaybeder, mutfak giderleri için ayırdığı paranın büyük bir kısmını orada bırakır, ayın geri kalanını patates haşlayarak geçirirdi.


Onu tanımamış olsaydım, ömür dediğimiz zamanla yarışan bu karmaşık evre