Uzun Vadeli Düşünmek İçin 5 Taktik

Uzun vadeli düşünme konusunu ele aldığım 4 bölümlük yazı dizisinin sonuna geldik.


İlk yazıda uzun vadeli düşünmenin yarattığı mucizevi sonuçları, ikincisinde uzun vadeli düşünmenin ilk adımı olan Katedral Düşünce yapısını ve dünkü paylaşımda da bizi kısa vade tuzaklarına düşüren caydırıcıları anlatmıştım.


Bugün ise uzun vadeli düşünmeyi hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline getirmek için kullanabileceğimiz 5 önemli taktiği paylaşacağım.


İyi okumalar dilerim.


1-Farkındalık


Biyolojimiz, evrimsel gelişimimiz, modern hayat, yeni teknolojilerin etkisi ve en nihayetinde de psikolojik düzenimiz bizi sürekli olarak kısa vadeli düşünmeye teşvik ediyorlar.


Kararlarımız üzerinde bu güçlü faktörlerin etkisinin farkında olmak, uzun vadeli düşünme çabalarımızda bize çok yardımcı olabilir.


Tıkabasa doyduğunuz son öğünün üzerinden daha bir saat geçmesine rağmen kendinizi aç mı hissediyorsunuz? İlkel beyniniz ilkel çağlardaki kıtlık korkusunun etkisi altında. Farkında olun!


Bir kaç yılınızı planlamak için kağıdı kalemi elinize aldınız, ama o sırada aklınız arkadaşınıza attığınız mesaja neden 5 dakikadır dönmediğine mi takıldı? Beyniniz enerji tasarrufu moduna geçmek, kendisini fazla yormamak istiyor. Farkında olun!


Birazcık olsun para biriktirme imkanınız varken gidip kendinize aslında hiç ihtiyacınız olmayan kıyafetler mi satın alıyorsunuz? Devasa pazarlama iş ordusu iş başında.. Farkında olun!


Ve bir sonraki adımda yeni kıyafetiniz giyip Instagram'a poz vermekten kendinizi alıkoyamıyorsanuz, statü endişeniz "ben buradayım" diye bağrıyor demektir. Farkında olun!


Örnekler çoğaltılabilir. Ama sanırım mesaj oldukça net.


Uzun vade yerine kısa vadeyi tercih etmeniz sizin iradesizliğiniz ya da düşüncesizliğinizin sonucu değil. Hatta sizin gerçek tercihiniz bile değil. Kendinizi suçlamayın.


Tek başına bu gerçeğin farkında olmak ve kısa vadeli caydırıcılar saldırdığında kendinize hatırlatmak bile davranışınızı değiştirecektir.


Alın size bir örnek.


Mesela tıkabasa doyduğunuz son öğünün üzerinden daha bir saat geçmesine rağmen kendinizi aç mı hissediyorsunuz?


Farkında olun, ilkel beyniniz ilkel çağlardaki kıtlık korkusunun etkisi altında.


Aslında aç değilsiniz, bir kaç saat daha rahatça dayanabilecek kaloriniz var. Ve siz ilkel beynine yenilmeyecek bir iradeye sahip gelişmiş bir insansınız.


2-Uzun Vadeli Geleceğin Hayallerini Kurun ve Kağıda Dökün


Bundan 10, 20 yıl sonra nasıl bir insan olacak, nasıl bir hayat süreceksiniz?


Etrafınızda kimler olacak, nerede yaşayacak, nasıl görünecek, nelerle anılacak, ne işler yapıyor olacaksınız?


10, 20 yıl içinde ne gibi eserler, ürünler ortaya koyacak, nasıl girişimlerde bulunacak, nerelere gideceksiniz?


Eğer uzun vadeli düşünmek istiyorsanız tüm bunların detaylı hayallerini kurmalısınız.


Nasıl yüzlerce yıl sürecek bir katedral inşaatının ilk gününde mimarın elinde eserin tamamlanmış halinin taslağı varsa, siz de onlarca yıl sürecek kişisel yolculuğunuzun sonunda varacağınız yerin resmini netleştirmelisiniz.


Geleceğinizle ilgili bu resmi kağıda dökmek beyninizin onun ciddiye alması açısından kritik önemde.


Ayrıca bu dokümanı sürekli olarak gözünüzün önünde bulundurmanız, sık sık gözden geçirerek kendinize hatırlatmanız de gerekiyor. Böylece günlük davranışlarınızla uzun vadeli planlarınız arasında sürekli bir köprü oluşturabiliyorsunuz.


3-Tutku Duyduğunuz Şeylere Odaklanın


Maalesef uzun vadeli düşünmek ve davranmak meyveleri geç alınan bir yolculuk. Ve beynimiz kısa vadeli ödülleri daha çok seviyor, uzun vadede alınacak ödüller için sabredemiyor, mücadele edecek gücü kendisinde bulamıyor.


Hele yaptığımız işi sevmiyorsak uzun vadeli düşünme daha da imkansız hale geliyor. O nedenle tutku duyduğumuz, yapmaktan hoşlandığımız şeylere odaklanmak daha iyi sonuçlar veriyor, uzun vadeli mücadeleyi bir nebze olsun kolaylaştırıyor.