Anlamlı Bir Hayat Yaşamanın Sırları Nelerdir?

Yaşama şekillerimiz çok hızlı şekilde dönüşüyor, zaman çok hızlı ilerliyor ve sürekli meşgul olduğumuz gerçeği hiç değişmiyor.

Dolayısıyla böylesi bir yaşamda gözden kaçırdıklarımız olabiliyor. Hatta bu gözden kaçırdıklarımız bazen çok önemli şeyler de olabiliyor.

Mesela daha anlamlı bir hayat yaşamak. Yani yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda pişman olmayacağımız bir hayat yaşamak.

Peki nasıl anlamlı bir hayat yaşarız ve vaktimizi nasıl daha akıllıca kullanırız?

Dr. John Izzo bu soruyu farklı din, etnik, kültür, cinsiyet, sosyoekonomik duruma sahip 200'den fazla kişiye soruyor. Bu arada bu kişilerin hepsi 60 yaş üzeri, çevresi tarafından ''bilge bir yaşlı'' olarak adlandırılan kişiler.

Ve bu kişilerden aldığı yanıtlara göre anlamlı bir hayat yaşamak için 5 sır elde ediyor.

İşte o sırlar.

1. Kendimize Karşı Dürüst Olmak

Sıklıkla yaptığımız bir hata var: Hayatımızla ne yapmak istediğimizi kendimize sormak yerine kendimizi başkalarıyla karşılaştırıp onların hayatını yaşamaya çalışırız.

Ancak Izzo'nun görüştüğü insanlar, anlamlı bir hayat için kendimize karşı dürüst olmamız, bunun için de hayatımızı sürekli sorgulamamız gerektiğini söylüyorlar.

Mesela 70 yaşındaki emekli fizik profesörü George, binlerce öğrencisinde gözlemlediklerine göre yüreklerinin peşinden gidenlerle başkalarına göre hareket edenler arasında dev bir fark vardı.

Yüreklerinin peşinden gidenler çok zeki olmasalar da, bir şekilde mücadelelerinin üstesinden geliyorlardı. O öğrencilerdi bir fark yaratanlar.

72 yaşındaki Elsa'ya ise hayatın anlamı ve mutluluk hakkında bir tavsiye vermesi istendiğinde şöyle diyor: ''Bunu yapamam. Bir kişiye mutlululuğun sırrını söyleyebilmek için onunla beraber oturup kim olduğunu ve düşlerinin ne olduğunu bulmam gerekir. Böyle söylüyorum çünkü mutluluğun sırrı kendine karşı dürüst olmaktır.''

İnsanın kendine karşı dürüst olması cesaret ister, bu yüzden yapabilen çok azdır. Ancak bunu başardığımızda tüm güzel kapılar ardı ardına açılacaktır.

Hadi o halde şu soruyla başlayalım: ''Bu günlerde dünyada olmak istediğimiz kişi gibi davranıyor muyuz?''

2. Hiçbir Şeyden Pişman Olmamak

Başarısızlık ve pişman olma korkusuyla ne çok şey erteliyoruz, ne çok şeyi yarım bırakıyoruz değil mi?

Risk almadan, her günümüz birbirinin aynısı şekilde yaşayıp gidiyoruz.

Izzo'nun görüştüğü kişiler ise şunu söylüyor: ''Asıl pişmanlığım almadığım riskler, hata yapmaktan korktuğum anlar, yarım bıraktığım işler, söylemediğim sözler, hiç düzeltilmemiş bozuk ilişkiler…''

Evet, yaşlı bilgeler pişmanlıkla baş etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Çünkü pişmanlıklarımız bize gerçekten neyin önemli olduğunu hatırlatırlar.

Yetmişlerindeki May isimli bir kadın, son birkaç yıldır altı farklı kitap üzerinde çalıştığını, ancak hiçbirini tamamlamadığını anlatıyor.

Nedenini ise şöyle açıklıyor: ''Bütün hayatım bitirilmemiş şeylerle dolu. Bunun sadece bir erteleme olduğunu düşündüm. Fakat bunun üzerinde düşündükçe, bu kitapları bitirirsem, bunları birisine okutmam gerektiğine inandığım için bunları bitirmedim. Ve eğer birisine okutursam, belki de yazamadığımı söyleyecektir. Reddedilme korkusunun beni bitirmekten alıkoyduğunu düşünüyordum.''

Ne acı değil mi?

Pişman oluruz diye korkup kaçındıklarımız, gelecekte bize daha çok pişmanlık verecek.

Bu yüzden yaşadığımız her an cesaretle, korkmadan hareket etmeliyiz.

3. Sevgi Dolu Olmak

Izzo'nun röportaj yaptığı kişilerin hayatlarında sevgi çok önemli bir yere sahipti. Sevgiyi bir duygudan çok bir seçim olarak görüyor, mutlu ve anlamlı bir hayatın sevgi dolu olmaktan, sevgi göstermekten geçtiğini söylüyorlardı.

Sevgi dolu olmamızın ilk yolu ise kendimizi sevmeyi seçmek.

Kendimizi ne kadar değerli görürsek, o kadar mutlu ve sağlıklı bir hayat yaşarız.

İkinci olarak ailemizi ve arkadaşlarımızı sevmeyi seçeriz. Son olarak ise ilişkilerimizde sevgimizi göstermeyi seçeriz.

Tüm hayatını insan beynini anlamaya adayan 78 yaşındaki Lee şöyle diyor:

''Çoğu zaman, genç olduğumuzda, benliğimizin zehirli bir yanı ile hipnotize oluruz ve programlanırız. Bu bana gençken olmuştu. Kendi düşüncelerimiz vasıtasıyla, çiçek dikmeyi veya tohum ekmeyi seçerek kendimizi hipnozdan çıkaracak güce de sahibiz. Bilinçaltı her düşünceye bir dua gibi davranır.''

Metis yerlisi Tom ise şu harika bakış açısına sahip:

''Bugün burada her ne yaparsam yapayım, sevmeyi seçmek tüm evreni etkiler. Bizim geleceğimizde, her bir eylemin yedi kuşağa dağıtıldığına inanırız. Çocuklarım, torunlarım, çocuklarımın torunları vs. Yaptığımız her şey her şeyi etkiler. Bu yüzden sevmeyi seçersek, çocuklarımız ya da bir yabancı olsun, geleceği değiştiririz.''

Nefretin virüs gibi yayıldığı şu günlerde sevmeyi seçmek belki de kendimize ve çevremize yapabileceğimiz en büyük iyilik olacaktır, ne dersiniz?

4. Anı Yaşamak

Söylemesi kolay, yapması zor bir eylemdir anı yaşamak.

Izzo, görüşmeler sırasında en çok duyduğu cümlelerden birinin ''zaman çok hızlı geçiyor'' olduğunu söylüyor.

İşte bu yüzden hayatı anlamlı kılmanın önemli yollarından birisi de her anın kıymetini bilerek, her günün bir lütuf olduğunu düşünerek yaşamak olsa gerek.

Seneca'nın da dediği gibi: ''Her günü ayrı bir hayat olarak almalıyız.''

Yaşlı bilgeler anı yaşamanın, hayatı daha az yargılayıp hayatın tadını daha fazla çıkartmaktan geçtiğini belirtiyorlar.

93 yaşında, bir ressam olan, önünde yaşayacak çok az yılı kaldığının bilincinde olan John şöyle diyor:

''Şimdi bir günbatımı veya balede iyi bir performans gördüğümde ağlıyorum. Sadece güzel olduğu için değil, aynı zamanda bunun gibi daha ne kadar şey görebileceğimi bilmediğim için ağlıyorum. Genç olduğunuzda, size şimdiki anın kıymetini bilmenizi söylerler ama bunun tam olarak ne demek olduğunu bilmezsiniz. Şimdi ben biliyorum ve her yaşta, daha ne kadar şey görebileceğimizi hiçbir zaman bilmediğimiz bir gerçektir. Bu yüzden sanki son anlarınızmış gibi her anı takdirle yaşamak önemlidir.''

5. Aldığımızdan Daha Fazlasını Vermek

Hayatları hakkında bilge kişilerden en büyük neşeyi bulanların en fazla verenler olduğunu tespit ediyor Izzo.

En mutlu insanlar, bize emanet olan bu dünyayı bulduğundan daha iyi bir şekilde bıraktığına inanan insanlardı.

86 yaşındaki Antony, tüm hayatı boyunca oyunculuk yapmış, bunun için birçok ülkede bulunmuştu. Hala oyunculuk ve yönetmenlik yapıyordu.

Bu arada Antony beş sırrın beşini de yaşamış bir insandı. Çünkü yüreğinin peşinden gitmiş, sevdiği işi bulmuş, sevgisini paylaşan bir insandı.

Alkış ve övgüler hoşuna gitse de onu asıl mutlu edenin diğer insanları nasıl etkilediğini görmek olduğunu söylüyor:

''Geçenlerde, Tuesdays with Morrie oyununda Morrie'yi oynuyordum ve aldığım eleştiriler harikaydı. Fakat benim için önemli olan bu gösteriye katılmış genç birisinden aldığım mektup oldu. Kore'deki ailesini ziyaret ediyordu ve bunun bu zamana kadar gördüğü ilk oyun olduğunu ve benim performansımın onun hayatla ilgili görüşünü değiştirdiğini söylüyordu. Bu mektup benim için tüm alkışlardan daha önemliydi.''

Evet, aldığımızdan fazlasını vermek, işte anlamlı bir hayat yaşamanın beşinci sırrı.

Hadi o halde bu hafta daha cömert, daha verici yaşamak için bir adım atalım, var mısınız?


Kaynak: Ölmeden Önce Keşfetmeniz Gereken 5 Sır (John Izzo)

1,275 görüntüleme1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
 

©2020, Bora Özkent'le Haddini Aş! Wix.com ile kurulmuştur.