İnsanı Diri Tutan Duygu: Merak

Güncelleme tarihi: 26 Oca

Hepimiz sonsuz bir merak duygusu ile geliriz dünyaya.

Henüz emeklemeye başlayan bir çocuk evin her köşesini keşfetmek ister, yürümeye başladığında çekmecelere uzanır, gördüğü her değişik eşyaya dokunmak ister.

Konuşmaya başladığında aklına ne geliyorsa sorar hiç çekinmeden. Zihinsel gelişimin itici gücü olan merak duygusunun en yoğun olduğu zamanlardır bunlar. 

Ve fark ederseniz ki her çocuğun kendine has soruları vardır, her biri sizi bir anlık şoka uğratacak sorular sorarlar. Çünkü düşüncelerini sınırlamıyorlardır henüz. 

Merakını yaramazlık olarak görüp o duyguyu köreltmeyen bir ailede yaşıyorsa çok şanslıdır bu çocuk. İlerideki başarılarının temelini atıyor demektir.

Ancak ne yazık ki kültürümüzün merak duygusunu hoş karşılayan bir kültür olduğu pek söylenemez. Hatta merakın başımıza kötü işler açacağı korkusu işlenir. Merakla ilgili atasözlerimiz durumu özetliyor aslında:

‘’Merak insanı mezara sokar.’’

‘’İnsanın başına ne gelirse meraktan gelir.’’

Dolayısıyla böyle bir çevrede uyum gösterme dürtüsü, merak dürtüsünü kolayca bastırabilir. İnsan gittikçe özgünlüğü kaybedip sıradanlaşabilir.

Ancak yaşarken ölmek istemiyor, sıkıştırıldığınız o duvardan kurtulmak istiyorsanız merak duygunuzu dipdiri tutmalısınız.