Katedral Düşüncesi ile Uzun Vadeli Bakmak

“Çoğu insan 1 yılda yapabileceklerini büyütür, 10 yılda yapabileceklerini de azımsar…"

- Bill Gates

Bill Gates’i sevin ya da sevmeyin yukarıdaki sözlerinin gücünü derinden kavramalısınız; uzun vadede başarabileceklerimiz, kısa vadede başarabileceklerimizden çok daha fazladır.

Ve uzun vadeli düşünen bir insana dönüşmenin ilk adımı bu temel önermeye derinden inanmak ve değer sisteminizin kritik parçası haline getirmektir.

Bunu başarabilirseniz ilerideki yazılarda paylaşacağım strateji ve taktikleri hayatınıza kolayca eklemleyebilirsiniz. Ama 10 yılda yapabileceklerinizin büyüklüğüne derinden inanmadan uzun vadeli düşünme yolculuğuna imkanı yok çıkamazsınız.


Aslında gerçekten uzun vadeli düşünmek istiyorsanız 10 yılda yeterli olmayabilir.

Gerçekten uzun vadeli düşünen insanlar kendi ömürlerine sığmayacak ama bir gün tamamlandıklarında insanlığa yarar sağlayacak ve muhteşemlikleriyle göz kamaştıracak büyük fikirlerin ve projelerin peşine düşerler.

Bu kadar uzun vadeli düşünmenin bir de ismi var: Katedral Düşüncesi

Katedral Düşüncesi Nedir?

Orta Çağ’ın imkanları ile katedrallerin inşaatı çok uzun yıllar sürerdi. Notre Dame (200 Yıl) ya da Canterbury (900 Yıl) gibi dev katedrallerin tamamlanmaları insanoğlunun yüzyıllarını aldı.

Bu kadar uzun sürecek projeler o zamanların mimarları için normaldi. Hayatlarının büyük bölümünü adayacakları, ama tamamlanmış halini asla göremeyecekleri inşaatlar için çalışmak düşüncesi onları üzmezdi.

Çünkü onlar bu projeleri güzel bir bina yapmak olarak değil, gelecek nesillere güçlü, dayanıklı ve güzel bir katedral bırakacaklarını düşünerek görürlerdi.

Katedral düşüncesi kavramı işte bu fikre dayanır.

Çok uzun vadeli düşünerek, tamamlanmaları birkaç yıl, hatta on yıllar veya yüzyıllar sürecek projeleri tasarlama ve başkalarının yararına onları gerçekleştirmek uğruna yıllarca çalışma kararlılığı.

Tabii katedral düşüncesi sadece tapınaklar ya da binalar inşaa etmekle ilgili değildir.

Yüce Önder Atatürk’ün “Benim naciz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır” sözleri ile özetlediği modern Türkiye Cumhuriyet’ni kurma mücadelesi de katedral düşüncesinin bir örneğidir.

Onun ömrünü vakfettiği bu ülkünün tadının ne kadar süre çıkardığı sizce de şaşırtıcı, üzücü ve aynı zamanda ilham verici değil mi?

Dünyayı değiştiren her eylem katedral düşüncesine sahip insanların kendilerinden sonraki nesillere yayılan uzun vadeli bakış açıları ile gerçekleşmiştir.

Buna büyük coğrafi keşifler tarihini de bir örnek olarak verebiliriz.

15. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasında süren, Amerika, Endonezya, Avustralya veya Afrika'nın keşifleri ile sonuçlanan süreç çok sayıda maceracının asla tamamını keşfedemeyecekleri yerlere gitmesi ile mümkün oldu. Her biri kendi yolculukları ile dünyamızın haritasını tamamlamaya yardımcı olan birer küçük adım attılar.

Katedral Düşüncesini Pratiğe Taşımak

Buraya kadar okuduklarınız size “Hocam tamam da ben yüzyıllar sürecek büyük girişimlerin insanı değilim, katedral düşüncesinin bana ne faydası olacak?” diye düşündürüyor olabilir. Haklısınız hepimiz bu kadar büyük ülkülerin peşinde değiliz.

Ama ister bir iş kuruyor olun, ister daha sağlıklı bir vücut inşaa etmeye çalışın, ister mutlu bir evlilik için çabalayın, ister başarılı çocuklar yetiştirmeye bunların hepsi ancak katedral düşüncesine sahipseniz başarılabilir.

Bir iş kuruyorsanız onun sadece size kısa vadede para kazandırmasını değil, nesiller boyunca hayatta kalacak ve tüm paydaşlarına güç katacak bir yapıda olmasını hedeflemelesiniz.

Sağlıklı bir vücudun inşaasını aceleye getirip, bir takım ilaçlardan ya da kısa vadeli diyet/spor programlarından medet ummak sizi bir yere götürmez. Ancak düzenli ve bilinçli egsersizi ve kaliteli beslenmeyi hayatınızın ayrılmaz parçaları olarak görürseniz dilediğiniz vücuda kavuşabilirsiniz.

Mutlu bir evliliğin sırrı karşınızdakini iyi tanımaktan ve onu mutlu edecek şeyleri uzun yıllar boyunca, bazen kısa vadede karşılık görmeseniz bile yapmaya devam etmekten geçer. Mutlu evlilik yolculuklarının kısaltması asla olmaz.

Başarılı çocuk yetiştirmek ancak çocuklarınızın gelişimine yıllarca emek harcamanız, onlarla yakından ilgilenmenizle mümkündür. Ne okullar, ne öğretmenler onların gelişiminde sizin oynadığınız güçte bir rol oynayamazlar.

Evet belki siz bir katedral inşaa etmeyecek, bilinmedik coğrafyaları arşınlamayacak ve bir cumhuriyet kurmayacaksınız.

Ama giriştiğiniz her işe katedral düşüncesi ile yaklaşmak büyük fark yaratmanızın tek aracıdır.

Bu temel inancı benimser ve özümsereniz uzun vadeli düşünme yolculuklarına çıkabilirsiniz. Aksi halde kısa vadeli çabaların peşinde olduğunuz yerde dönüp durmaya devam edersiniz.


Bir sonraki yazıda uzun vadeli düşünmenin en büyük düşmanından bahsedeceğim: Kısa vadeli düşünme tuzakları.