top of page

Tatmin Edici Bir Hayat Yaşayan İnsanların Sahip Olduğu 7 Alışkanlık

Güncelleme tarihi: 30 Mar 2023

Yaşadığı hayattan tatmin olmak, ne yazık ki çoğu insanın ulaşamadığı bir seviye.

Henüz tatmin edici bir hayata ulaşamamış insanları her an düşünceli ve karamsar olmalarından, sürekli yorgun ve tükenmiş görünmelerinden, en ufak bir problemde stres seviyelerindeki muazzam artıştan tanıyabiliriz.

Öte yanda tatmin olduğu bir hayat süren insanları ise sakin ve yapıcı tavırlarından, pozitif bakış açılarından ve enerjilerinden, problemlere karşı mantıklı yaklaşımlarından kolayca yakalamak mümkün.

Peki bu insanları bu seviyeye getiren nedir?

Çok fazla para mı?

Hayır.

Harika bir kariyer mi?

Hayır.

Mükemmel bir eş mi?

Hayır.

Bu insanlar, vazgeçemediği 7 alışkanlıkları sayesinde tatmin edici bir hayat sürebiliyorlar. Üstelik bu alışkanlıklar hepimizin kazanabileceği basitlikte alışkanlıklar.

1. Kontrol Edebilecekleri Şeylere Odaklanırlar

Yaşamımızdaki olumsuzlukların çoğu, her şeyi kontrol altına almaya çalışmamızdan kaynaklanıyor. Ancak aslına bakılırsa bizim kontrolümüzde olan çok az şey var.

''Düşüncelerini ve yaşamındaki olaylara tepki verme biçimini kontrol etmekle, kaderini kontrol etmeye başlarsın.'' Robin Sharma

Psikoterapist Jonathan Alpert, insanlar enerjilerini kontrolleri dışındaki şeyler için endişelenerek boşa harcadığında, bunun onların ruh sağlıklarını ve dolayısıyla yaşam kalitelerini olumsuz şekilde etkilediğini söylüyor.

Roma’nın en büyük ve en önemli imparatorlarından ve filozoflarından biri olan Marcus Aurelius da zamanında bu konuya sıkça değinmiştir. Marcus Aurelius ve zorluklarla baş etmenizi kolaylaştıracak Stoacılık hakkında daha fazla bilgi almak için bu linke tıklayabilirsiniz.

Ona göre hayatta 3 tip olayla karşılaşırız:

1. Bizden tamamen bağımsız oluşan olaylar.

2. Kısmen bize bağlı olaylar.

3. Kontrolün tamamen bizde olduğu olaylar.

Aurelius da eğer huzuru bulmak istiyorsak 3. tür olaylara odaklanıp kontrolümüzün olmadığı olaylara üzülmememiz gerektiğini, bunun bizi bir kaybeden yapmayacağını söyler.

Bu yüzden kontrol edebileceğiniz şeylere odaklandığımızda hem gereksiz ve aşırı stresi önleyeceğiz hem de daha mutlu ve sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olacağız.



2. Sahip Oldukları Şeyler İçin Minnettar Olurlar

Diğer hayatların her daim gözümüzün önünde olması bizi zaman zaman doyumsuzlaştırabiliyor, ''onların sahip olduklarına neden ben sahip olamıyorum?'' gibi düşüncelere sevk edebiliyor bizi.

Bu durum da bizi daha mutsuz, daha tükenmiş kimseler haline getirdiğinden hayattan tatmin olmamız imkansız hale geliyor.

Ancak sahip olduklarımızı düşünüp, onlar için şükrettiğimizde beyinlerimizi hayattaki iyi şeylere odaklanmak ve iyi olmayan şeylere daha az önem vermek için eğitiyoruz.

Bu arada Harvard Health Publishing da pozitif psikoloji araştırmaları sonucunda şükranın mutlulukla güçlü ve tutarlı bir şekilde ilişkili olduğunu paylaşmıştır.

Sonuç olarak minnet duyarak yaşamayı öğrendiğimizde daha olumlu duygular hissedeceğiz, zihinsel olarak daha sağlıklı olacağız, zorluklarla daha kolay başa çıkabileceğiz ve daha anlamlı ilişkiler kurabileceğiz.



3. Kendilerine Doğru Hedefler Koyarlar

Yaptığımız büyük yanlışlardan birisi de kendimize gerçekçi olmayan, düşündüğümüzde dahi bizi yıpratan hedefler koyuyor olmamız.

Hedeflerimizin gerçekçi, motive edici ve ulaşılabilir olması hayatımızda tatmin bulmanın en iyi yollarından birisi.

Sabah sizi yataktan fırlatacak bir hedefiniz olmalı. O hedefi nasıl bulacağınızı bilmiyorsanız hemen bu linke tıklayın derim.

Art Markman Fast Company'de, insanların takip ettikleri hedeflerin uzun vadeli mutlulukları üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu ifade ediyor.

İnsanlar, diğer insanlarla bağlantı kurmalarına yardımcı olacak hedeflerin peşinden gittiklerinde daha mutlu olma eğiliminde oluyorlar. Markman bu hedefleri işbirlikçi olarak tanımlıyor ve bu tür hedeflerin peşinden gitmenin, hayatta tatmin bulmanın en iyi yollarından birisi olduğunu söylüyor.

4. Güçlü ve Zayıf Yönlerinin Farkındadırlar

Bazen giriştiğimiz bir iş veya üstlendiğimiz bir görev bizi tüketir ve çok hızlı bir şekilde başarısızlığa sürükler. Çünkü muhtemelen bu işe zayıf yönlerimizin farkında olmadan girmişizdir.

Sonra başlarız kendimizi suçlamaya: ''Sen başarısızsın!'', ''Ne zaman bir işe yarayacaksın!''

Halbuki bizim de parlayacağımız, büyük başarılara imza atacağımız alanlar vardır, sadece onların farkında değilizdir.

Neyi neden yaptığımızı, hangi alanlarda gelişebileceğimizi bilmemiz, yani güçlü ve zayıf yönlerimizin farkında olmamız ve ona göre davranmamız bizi her zaman bir adım öne çıkaracaktır.

Bu sayede karşımıza üstesinden gelemeyeceğimiz bir iş çıktığında başkasına devredebilir, kendimize daha uygun olan görevleri seçebiliriz. Bu da hem bizim motivasyonumuzu yükseltir hem de hayattan aldığımız keyfi ikiye katlar.

5. Başkaları İçin İyi Şeyler Yaparlar

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, karşılık beklemeden başkaları için yaptığımız iyilikler bize büyük bir manevi tatmin olarak geri dönüyor. Bunu deneyimleyen herkes eminim ki şu an hak verecektir. Kendimizi iyi hissetmekten alı koyamayız.

Ve karşılıksız yaptığımız tüm iyilikler evrene öyle bir enerji yayar ki, bir gün daha iyileri gelir bize ulaşır.

”İnsanoğlu; ağzından çıkan cümlelerin, beyninden çıkan düşüncelerin, bütün evreni dolaşıp tekrar onlara geri döndüğünü bilse, eminim çok daha dikkatli olurdu.” Einstein

Zaman veya mekan fark etmez. Her zaman başkaları için güzel şeyler yapmamız için bir fırsat vardır.

Yoldan geçen bir insana gülümsemek, kendimize kahve alırken iş arkadaşımız için de almak, yakın arkadaşımıza hiç sebep yokken hediye almak, yemek yediğimiz restorandaki garsona cömert bir bahşiş bırakmak, mahallemizdeki kedinin başını okşamak…Hepsi ne kadar kolay şeyler değil mi?

6. Etraflarında Doğru İnsanları Bulundururlar

Hayatta pek çok şey mutlu bir yaşam sağlar, ancak çok az şey ilişkilerimiz kadar büyük etkiye sahiptir.

Yaşam kalitemiz, ilişkilerimizin de kalitesine bağlı anlayacağınız.

Harvard Tıp Okulu'nda Klinik Psikiyatri Profesörü Robert Waldinger, en mutlu insanların iyi ve sağlıklı ilişkilere sahip olanlar olduğunu söylüyor. Ayrıca Waldinger'e göre, hayatımızın kalitesini belirleyen şey ilişkilerimizin niceliği değil, niteliğidir.

Bu nedenle, daha mutlu bir hayat yaşamak istiyorsak, etrafımızı bizi aşağı çeken ve gelişimimizi engelleyen insanlar yerine, bizi yükselten insanlarla çevrelediğimizden emin olmalıyız.

7. Refahlarına ve Sağlıklarına Öncelik Verirler

Bizi tatmin edici hissettiren şeyleri yapabilmek için elbette kendimize iyi bakmamız gerekiyor.

Sağlıklı ve dengeli beslenmeyi, egzersiz yapmayı, sevdiğimiz insanlarla vakit geçirmeyi bir alışkanlık haline getirmeliyiz.

Her gün fiziksel ve zihinsel sağlığımızı daha da iyileştirmek için adımlar atmalıyız. Aksi halde ne yaparsak yapalım tatmin olmuş hissetmemiz pek de mümkün olmayacaktır.




Kaynaklar:

8.515 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
Yazı: Blog2_Post
bottom of page