top of page

Kendinizle ilgili Hangi Eski Hikayeye Hala Sımsıkı Tutunuyorsunuz?

"Ölüm bizden yaşam hikayemiz dışında her şeyi alır. Ve eğer iyi bir hikaye yazamazsak, onu da unutturacaktır."

Yazar ve şair Jim Harrison'ın bu sözlerine denk geldiğimde oldukça sarsıldım. Internette bambaşka bir şeyler araştırıyordum ve arada göz attığım Wall Street Journal'ın internet sitesinde tesadüf eseri denk gelmiştim.


İster istemez düşündüm, acaba yarın ben olmasam, arkamda nasıl bir hikaye bırakmış olurdum diye..


Bana, kişisel hikayemi güçlendirme motivasyonu veren bu cümleleri, gününüzü karamsar geçirmeniz için yazmadım elbette.


Ama düşünmenizi çok arzu ederim: Günlük hayat akışımızda kontrol edebileceğimiz çok az şey var. Hava durumu, trafik, haberler, patronumuzun davranışları.. Ancak kontrol edebileceğimiz koskoca bir şey var: Hikayemiz. Ve o sadece bize ait!


Psikiyatrist ve Harvard Tıp Fakültesi profesörü John Sharp, kendimize söylediğiniz şeyleri değiştirerek, bize çelme takan inançlarımızdan, faydasız kaygılardan ve hatta erteleme hastalığımızdan kurtulabileceğimizi savunuyor.


Sharp, gündelik hayatta kendimize söylediklerimizin çoğu zaman gerçekleri içermediğini, duygularımız ve zihinsel ön yargılarla, kendimize altı dolu olmayan hikayeler anlattığımızı söylüyor.


Ve ekliyor:


"Eğer hayatınızı değiştirmek istiyorsanız, kendinize anlattığınız hikayenin yeniden düzenlenmesi gerekir."


John Sharp bunu şöyle açıklıyor:


"Duygusal açıdan zor olan bazı sahnelere gereğinden fazla değer veriyoruz. Pek de unutamadığınız şeyleri düşünün. Genellikle size acı, keder, mutsuzluk veren şeyler, değil mi?


Bu sahneler hikayede ağırlıklı rol oynuyor ve her şeyin yolunda gittiği, mutlu olduğumuz anlar genelde zihnimizde daha silik bir yer ediniyor.


Bunun en kötü yanı şu:


Yaşadıklarımızla ilgili negatif anılarla ördüğümüz hikayeleri gerçek sanmamız, maalesef gelecekte kendimizden ne beklediğimizin de temelini oluşturuyor.





Peki Kendimize Nasıl Yeni Bir Yaşam Hikayesi Yazarız?


1. Kendinize Anlattığınız Negatif Hikayelerin Nedenini Belirleyin.


Sharp'a göre, anne ve babası o küçükken boşanmış ve Sharp şöyle diyor:


"Sıkı sıkıya sarıldığım saçma sapan bir düşünce vardı: Anne ve babamı bir arada tutma konusunda beceriksizdim. Bu bana, muhtemelen başka hiçbir konuda becerikli olamayacağımı düşündürüyordu. Kendimi son derece değersiz hissediyordum."


Yani çocukken içinde bulunduğumuz duygu durumları, yetişkin halimizin yakasına yapışıyor ve kendimize birtakım etiketlemeler yapmamıza neden oluyor.


Oysa bugün kendimiz için söylediğimiz çoğu negatif tanım, pek de gerçeklik yansıtmıyor olabilir.


Şu tip ifadelerinize dikkat edin:


"Ben her zaman ______ biriyimdir",

veya

"Ben asla ______ yapamam."


Eğer boşlukları negatif ifadelerle dolduruyorsanız, nedenini düşünmeye zaman ayırın. Çocukken size söylenilen bir şeylerin etkisi olabilir mi? Ya da çocukken deneyimlediğiniz bir şeylerin etkisi?


Bunu fark etmeniz önemli. Çünkü artık bir yetişkinsiniz ve olayları olması gereken yerde (geçmişte) bırakarak, hayatınızın iplerini elinize almanız gerektiğini biliyorsunuz.

 





 

2. İnançlarınızı Sorgulayın.


Diyelim ki derin inancınız, ne yaparsanız yapın yeterli olmadığı yönünde; belki de ebeveynleriniz, mükemmel olsalar bile başarılarınızdan nadiren memnun kaldılar ve bir sonraki karnenize, sınavınıza veya başarınıza odaklandılar.


Öyleyse kendinize sorun: Gençken durum böyle olsa da, şimdi yaptıklarınızın asla yeterli olmadığı gerçekten doğru mu?


Sharp, "Yetişkin bir bakış açısıyla baktığınızda, bunun adil olmadığını ya da kendimize karşı adil olmadığımızı görebilirsiniz" diyor.


Hikayenizin ebeveynlerinizden kaynaklanmış olması gerekmiyor, ancak genellikle gençken yaşadığımız bir ilişkinin sonucudur.


Sharp bunu şöyle açıklıyor:


"Bu tip varsayımlar; bize söylenilen şeylere yönelik, nasıl bir tepki vermemiz gerektiğini bilmediğimiz bir zamanda zihnimize yer eder ve bu yüzden yanlış çıkarımlara yaşamımız boyunca tutunuruz."


3. Kendinizi Hırpalamayın.


Ne kadar uzun süredir kendinizle ilgili yanlış hikayeler taşıdığınızı fark ettiğinizde biraz cesaretinizin kırılması normaldir.


Ancak yalnız olmadığınızı bilin - çoğumuz bu hikayelerle yaşıyoruz, diyor Sharp. Bunun nasıl ortaya çıktığı konusunda kendimize karşı şefkatli olmamız gerekiyor.


"Annemler hep korumacıydı, öyle yetiştirildim, bu nedenle risk alamam.."

" Memur ailesi çocuğuyum, bize garantici olmak öğretildi, bu nedenle kendi işimi kuramam.."

" Okulda da notlarım kötüydü, ben hep tembel biriydim yani.."


Tanıdık geliyor mu? Ama unutmayın: Bu gerçekliklerle büyüdüğümüz için, bu kabullerle devam etmemiz gerekmiyor.


Ancak ne yazık ki çoğu insan, konfor alanından çıkmaktan veya kendi sorumluluğunu almaktan korktuğundan; geçmişte yaşadığı bu hikayelere tutunmaya devam ediyor.


4. Hikayenize Olumlu Yönleri de Ekleyin.


Tüm güçlü yönleriniz ve yeteneklerinizi düşünün ve onları takdir edin.


Yanlış hikayeye yol açan durumlar sizi bugün olduğunuz kişi haline getirmiş olsa da, muhtemelen sizi olumlu şekillerde de etkilemişlerdir.


Belki sizi daha becerikli, daha sorumlu, daha empatik ya da daha hırslı yapmışlardır. İster büyük ister küçük olsun, bu olumlu yönler de hikayenizde sağlam bir yer hak ediyor.


5. Eski Hikayeyi Geride Bırakın.


Sharp, "Artık size hizmet etmeyen şeyleri kesin" diyor.

Artık yolunuza devam etmeniz gerektiğini kabul edin. Artık bu hikayelere tutunmak zorunda değilsiniz. Çünkü sizi aşağıya çekiyorlar."


Sharp'ın hastalarından biri, tüm zorluklardan ve sıkıntılardan kaçınan bir kadındı.


Sharp, geçmişi hakkında düşündükten sonra, "düştüğünde kendini kaldıramayacağı gibi yanlış bir inanç nedeniyle böyle düşündüğünü fark etti" diyor. "Artık bunu yapabileceğini biliyor ve geleceğe tamamen farklı ve kendinden emin."


Sharp, kişinin hikayesini düzenlemesinin gücüne yürekten inanıyor. TEDx konuşmasında "Eğer 'kendi kötü efsanemi' kesip atmamış olsaydım, bugün burada sizinle birlikte olamayacağıma eminim" diyor.


Burada vurgulanması gereken daha önemli bir nokta var:


Hayat hikayemizi nasıl anlatacağımıza dair sonsuz seçeneğimiz var. Sonuçta, yaşam öykümüzün birincil işlevi, zor deneyimleri geçmişte bırakmamıza ve onlardan gelecekte başarılı olmamıza yardımcı olacak faydalı bir şeyler çıkarmamıza olanak sağlamaktır. Ancak bu gerçekleştiğinde, geçmişin görevini yerine getirdiğini bileceğiz.


Şimdi başlayalım bakalım kendimize yeni bir hikaye yazmaya: Bir varmış bir yokmuş...


 

- Eğer henüz Haddini Aş Bülten üyesi değilseniz ve benzer içeriklerden ilham almak isterseniz; buradan bülten ailemize katılabilirsiniz. (Ücretsiz)


- Eğer;

  • İş yaşamınızda sıkışmış ve mutsuz hissediyorsanız;

  • Kariyerinizdeki bir sonraki adım konusunda netliğe ihtiyacınız varsa;

  • Ne iş yaparsanız daha başarılı ve mutlu hissedeceğinizi henüz bulamadıysanız;

Mentor olarak da yolculuğunuza eşlik etmeye hazırız.

757 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazı: Blog2_Post
bottom of page