Neden Sabretmekte Bu Kadar Zorlanıyoruz?

Çok zeki, vizyoner, büyük hedefleri olan, üstelik çalışmayı da çok seven yüzlerce insan var etrafımda.

Ancak onlara baktığımda büyük kısmının hak ettikleri yerde olmadığını, hatta yerinde saydıklarını görüyorum.

Bu insanların bir diğer ortak özelliği ne biliyor musunuz?

Sabırsız olmaları.

Evet bu insanlar hemen sonuca ulaşmak istedikleri ve dikkatleri çabuk dağıldığı için potansiyellerinin yarısını bile kullanamıyor, hayattan hak ettiklerini alamıyorlar.

Halbuki sabırdır girilen her mücadelenin kazanılmasını sağlayan.

Neden bu kadar sabırsızız?

Sürekliliği zaten çok zor sağlanan bir duygu olan sabır, içinde bulunduğumuz dijital çağda neredeyse bir lüks haline geldi.

Dijital cihazlarımız odaklanma sürelerimizi o kadar düşürdü, beynimizin kimyasal yapısını öyle değiştirdi ki, birçoğumuz tek bir hedef seçip o hedefi sabırla, ısrarla takip etmekten aciz hale geldik.

Birçoğumuz büyük eserler yaratma potansiyeline sahibiz ama onun için gerekli olan sabır duygusuna sahip değiliz.

Ama biliyor musunuz? Hayranlıkla izlediğimiz tüm başarıların sahipleri bir zırha sahipti.

Sabır zırhı.

Ve o zırh sayesinde aylarca, yıllarca çalışıp ortaya koydular eserlerini. O zırh sayesinde ölümsüz oldular.

Medyada sunulan ''Bir gecede başarı'' efsanelerine o kadar çok maruz kaldık ki, gerçeklere karşı kör olduk.

Birkaç yılda zirveye oturan girişimleri, sahiplerinin milyon dolarlar kazandığını duyuyoruz.

Ancak bu kahramanların ne kadar sabrettiklerini, mücadele ettiklerini pek söylemiyor kimse. Defalarca kez başarısız olduklarını, zaman zaman ümitlerini kaybettiklerini, yine de ayağa kalkıp tekrar başladıklarını da söylemiyorlar.

Haliyle biz de bir gecede bir şeyler olmasını bekliyoruz. Olmayınca yetersiz ve işe yaramaz ilan ediyoruz kendimizi.

"Unutma, sabır sadece bekleme becerisi değildir. Beklerken doğru davranış sergileme yeteneğidir." Joyce Meyer

Sabır olmadan kalıcı ve büyük işler başarmak imkansız

Yazılmış en büyük ve en önemli eserlerden biri olarak kabul gören ''Savaş ve Barış'' romanının tasarlanması, geliştirilmesi, yazılması ve düzenlemesinin 6 yıldan fazla sürdüğünü biliyor muydunuz?

Sadece açılış sahnesini yazması 1.5 yılını almış Tolstoy'un.

Hatta attan düşüp kolunu sakatlayıp daktilo kullanamayacak hale gelmesine rağmen romanı karısının kız kardeşine yazdırarak devam etmiş.

Hem de romanın bitmiş halinin neye benzeyeceği konusunda net bir fikri olmasa da kendini sadece o romana adayarak risk almış.

Tolstoy sabrını zırh olarak kuşandı, çok çalıştı, çok uzun süre çalıştı ve dünyaya bir başyapıt bıraktı.

''Sabır ve zaman ; işte benim bahadır askerlerim.'' Lev Tolstoy

Tolstoy'un sabrı çoğunuz için istisnai bir örnek olabilir. Ancak ondan çıkarılacak derslerin, hayattaki hedeflerinizden bağımsız olarak herkes için önemli ve sürekli hatırlanması gereken, insana güç verecek bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Eğer kalıcı ve büyük işler başarmak istiyorsanız, ''sabır'' duygusunun önemini yeniden kavramanız ve kendinize o duyguyu yaşama izni vermeni gerekiyor.

''Tüm iyi şeyler sabırdan sonra gelir.'' Mevlana

 

©2020, Bora Özkent'le Haddini Aş! Wix.com ile kurulmuştur.