Okullarda Öğretilmeyen Ancak Başarıyı ve Mutluluğu Garantileyen 5 Şey

Hayatta öğrenmemiz gereken en önemli şeyler ne yazık ki okullarda öğretilmiyorlar.

Bu gerçeğin farkına bazısı çok geç varıyor, durumu düzeltmek için çabalıyor ve daha iyi bir hayat yaşamayı başarıyor.

Bazısı ise farkına bile varmadan, hayatın neden bu kadar zor ve karmaşık olduğunu sorgulayarak sürükleniyor oradan oraya.

Bugünkü yazımda öğrendiğimizde hayatı bizim için çok daha kolay ve yaşanılası hale getirecek 5 gerçekten bahsediyorum.

1. Kişisel Finans

Finansal cehalet, altından kalkamayacağı borçlara girerek insanlara aslında ihtiyacı olmayan şeyler satın aldırır, hiç birikim yapamadan emekli olmalarına neden olur.

Finansal cehalet, insanların kazancına göre yaşamamasına, tasarruf ve yatırım yapmamasına neden olur.

Ve finansal cehalet, hem bireyin hem de toplumun başına gelebilecek en büyük sorunlardan birisidir.

Kişisel finans yönetiminin ne kadar önemli bir konu olduğu çok daha iyi anlaşıldığı şu kriz günlerinde ticaretin temelleri, tasarruf, bütçe yönetimi, doğru yatırım, uzun vadeli düşünme gibi konular üzerinde kendimizi geliştirmemiz hem kendimize hem de geleceğimize olan güvenimizi arttıracak hem de daha huzurlu bir hayat yaşamanızı sağlayacaktır.

2. İlişkiler

Hayatta pek çok şey mutlu bir yaşam sağlar, ancak çok az şey ilişkilerimiz kadar büyük etkiye sahiptir.

Aslına bakarsanız sosyal bağlantılarımız, hayatımızın dokusunu oluştururlar.


O halde size sorum şu: Sizin ilişkileriniz pürüzsüz ipekten mi yoksa ucuz polyesterden mi yapılmış?

Elbette herkes prüzsüz ipeği tercih eder ancak ona sahip olmak o kadar da kolay değildir.

Pürüzsüz ipekten bir dokuya sahip olmak için ilişkilerimizi nasıl yönetmeliyiz biliyor musunuz?

Birbirimizi suçlamadan veya yargılamadan duygularımızı ifade etmeyi öğrenmeli, hem kendi hem de karşımızdaki insanın kişisel sınırlarının farkında olmalıyız.

Sevdiğimiz insanlarla derin bağlar kurmalı, yüzeysel ilişkilerden kaçınmalıyız. Çünkü bu derin bağlar bizi hayata bağlıyor, daha mutlu ve huzurlu olmamızı sağlıyor.

İyi bir dinleyici olmalıyız. Çünkü bu şekilde insanların bize olan güveni artacak ve onlarla olan bağlarımızı güçlenecektir.

Ve şunu unutmamalıyız; İnsan ilişkilerinde ne verirsek karşılığında onu alırız.

3. Mantık ve Akıl Yürütme

Okullarda ne yazık ki nasıl düşüneceğimiz veya problem çözeceğimiz öğretilmiyor. Onun yerine bir şeyleri nasıl ezberleyeceğimizi ve sonra hemen unutacağımız öğretiliyor.

Bu yüzden sağlık, ilişkiler, kariyer ve hemen hemen her şey hakkında mantık dışı ve aptalca karar yüzünden birçok insanın hayatı mahvoluyor.

Fakat giderek daha çok karmaşıklaşan, mantık ve akıl yürütme ile çözülebilecek problemlerle dolu bir dünyada yaşıyoruz.

Kitle kültürü ve manipülasyonun insanlar üzerindeki olumsuz etkileri iyice artıyor ve belirginleşiyor. Bu yüzden arşılaştığımız sorunları anlamak ve analiz etmek her zamankinden daha önemli bir beceri artık.

Edindiği bilgileri olduğu gibi kabul edenlerin değil iyice sorgulayıp belli ölçütlere göre değerlendirerek hükme varanların, mantık ve muhakeme yoluyla kararlar alabilenlerin dünyası bu dünya.

4. Öz Farkındalık

Buna ''kendini bilmek'' de diyebiliriz.

Psikolog Daniel Goleman, öz farkındalığı “Herhangi birinin kendisine ilişkin mevcut durumunu, tercihlerini, bilgi kaynaklarını ve sezgilerini tanıma becerisi” olarak tanımlıyor.

Dolayısıyla öz farkındalığı yüksek insan duygusal durumunu ve diğer insanları nasıl etkileyeceğini doğru şekilde analiz edebilir. Güçlü ve zayıf yönlerinin farkındadır. Kendi değerlerini ve amaçlarını da iyi bilir, nerede niçin durduğunun bilincindedir.

Öz farkındalık, berrak bir zihin ile iç dünyamıza yoğunlaşmayı gerektirir.

Zihnimiz, hayatta yaptığımız her şeyde, başından sonuna kadar bizimle kalan tek araçtır ve harika bir filtredir. Yaptığımız her şey ve başımıza gelen her şey kendi zihnimiz ve düşüncemiz aracılığıyla süzülür.

Bu nedenle, zihnimizi olabildiğince iyi anlamak için zaman ve enerji harcamalıyız. Bunu yaptığımızda kendi eğilimlerimizi anlayacak, sonra onları nasıl izleyeceğimizi öğrenecek ve onlara uyum sağlayacağız.

5. Şüphecilik

Hayat belirsizlikler içinde yaşanır. Bu değişmez bir gerçektir.

Şüphecilik sayesinde sorgularız, kendimizi alternatiflere açar ve geliştiririz. Şüphe duymak bizi merak etmeye, öğrenmeye, yeni fikirleri test etmeye iter. Hakikati aradığımız yolda hatalarımızı görüp yok etmemizi sağlar.

İnsanlığı bugünlere taşıyan özelliktir şüphecilik.

Kesinliklerimiz ise sadece hayatın belirsizliklerinden kaçınmak için kullandığımız stratejilerdir. Uyum sağlamaktan, değişmekten ve içinden geçmekten kaçınmak için.

Ve hayatta kötü olan hemen hemen her şey kesinlikten gelir: rehavet, kibir, bağnazlık ve haksız önyargı.

Bu yüzden bir an olsun vazgeçmemeliyiz şüphe duymaktan ve sorgulamaktan. Çünkü ancak bu sayede gelişecek ve gerçekleri görebiliriz.

2,345 görüntüleme1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör