top of page

Kendi Kendinizi Sabote Ediyor Olabilir Misiniz?

Güncelleme tarihi: 30 Mar

Tüm insanlık olarak en yaygın ortak arzularımızdan birisi, daha mutlu ve kaliteli bir hayat yaşamak.

Ancak bizi nelerin mutlu edeceğini, nelerin daha iyi bir hayat yaşamamızı sağlayacağını keşfetmeye çalışırken bir şeyi unutuyoruz; bizi sabote eden ve mutsuzluğa sürükleyen davranışlarımızı hayatımızdan çıkarmayı.

Tabii birçoğumuz bir takım davranışlarla kendi kendimizi sabote ettiğimizin farkında bile değiliz.

İşte bugün size kendinizi sabote ettiğiniz en yaygın davranışları hatırlatacağım. Evet, daha iyi bir yaşam için hayatınızdan çıkarmanız gereken davranışlardan bahsediyorum.

*******

İş yaşamında yaşadığı problemleri çözmek, girişimci olmak, terfi etmek gibi bir dizi amaçla mentorluk yaptığım insan var. Bazı danışanlarım çok iyi ilerliyorlar, seanslar arasında önerdiklerimi uyguluyorlar ve genellikle hedeflerine daha kolay ulaşabiliyorlar.


Ancak bazıları var ki gerçekten mücadele ediyor. Kendilerinde bir dönüşüm yaşamak için geldikleri halde birlikte konuştuğumuz teknikleri uygulamakta veya üzerinde çalıştığımız ilkelere uygun seçimler yapmakta genellikle zorlanırlar. Ve maalesef ki bir grup insana göre daha yavaş ilerleme kaydederler.


Bunun nedeni aslında kişinin kendisini sıklıkla sabote etmesidir ve bunu zaman zaman hepimiz yaşarız. Kimse kendini sabote etmek istemez, ancak çoğumuz hayatımızın bir noktasında bu davranış kalıbına gireriz. Aşağıdaki örneklere bir bakın: Egzersiz yapmak istiyorsunuz ama bunun yerine uyuyorsunuz.

Eski sevgilinizle bir daha asla görüşmeyeceğinize yemin ettiniz, ama yalnız kaldığınızda ona mesaj attınız.

Daha fazla sebze yemeyi planlıyor, ancak yoğun bir günün ardından eve dönerken biraz cips alıyorsunuz.

Ofisteki olaylara takılmamak için tüm hafta sonu kendinize telkinde bulundunuz, ancak Pazartesi sabahı ilk toplantıda yüzünüz stresten kızardı bile.

Kendini Sabote Etmek Nedir?

En temelde kendi kendini sabote etme, kendi hedeflerimizi veya başarılarımızı baltalamayı içeren bir davranış kalıbıdır.


Hedeflere bağlı kalmayı reddetmek, başarısız olacağımızdan emin olduğumuz kadar yüksek hedefler belirlemek (bu, olumsuz duygu ve düşük öz yeterlilikten oluşan bir geri bildirim döngüsü oluşturur), uygun bir planlama yapmamak veya problem çözmemek de dahil olmak üzere bir dizi davranışı içerir.


Yani belirlediğimiz bir hedefe aykırı, kendi kendimizi yanılttığımız eylemlerde bulunmak, bir hedefe veya plana tam olarak bağlanamamak veya sergileyebileceğimiz bir başarıdan geri çekilmek veya olan bitene fazlasıyla uyumlanarak yaşamak.. Hepsi aslında kendimizi sabote etmekten başka bir şey değil! Şimdi bu davranışlara yakından bakalım:

1. Fazla Uyum Sağlıyorsanız; Kendinizi Sabote Ediyorsunuz.


Çoğu insan kaba birisi olarak algılanmaktan ve dışlanmaktan korktuğu için kendisi için ayağa kalkmaktan çekinebiliyor. Ve bu durum onları gittikçe daha pasif, kabullenici ve sessiz insanlara dönüştürüyor.

Ancak pasif olmakla kaba olmak arasında bir orta yol vardır. O da iddialı olmaktır.

Atılgan ve girişken olmalı, gerektiğinde kendi istekleriniz, ihtiyaçlarınız ve değerleriniz için ayağa kalkmayı bilmelisiniz. Açık, saygılı ve dürüst bir şekilde ne istediğiniz belirtmek ve istemediklerinize hayır diyebilmelisiniz.

Unutmayın, öz saygıya ve öz güvene giden yol, atılgan olmaktan geçer. Şartlar ne olursa olsun, eylemlerinizin ve değerlerinizin tutarlı olması gerekir.

''Sessiz kalmak ruhta yavaş büyüyen bir kanser gibidir. Kendiniz için ayağa kalkmamanın mantıklı bir yanı yoktur. Her savaşı kazanamayabilirsiniz. Ancak, insanlar en azından neyi temsil ettiğinizi bilecektir: Kendinizi.'' Shannon L. Alder



2. Stresinizi Sürekli Yönetmeye Çalışıyorsanız; Kendinizi Sabote Ediyorsunuz.

Kronik stres hakkında söylenen büyük yalanlardan birisi, onu yönetmekte iyi olmanız gerektiğidir.

Stresi yönetmeye çalışmak yerine, stresle aranızı iyi tutmanız gerekir. Çünkü stres bir duygu durumudur ve duygular olup biterler. Strese bakış açınızı değiştirmek kendiniz için yapabileceğiniz en iyi çözümlerden biri olacaktır. Stresi sürekli yönetmeye çalışmak sizi stresinizin gerçek nedenleri hakkında düşünmekten alıkoyar.


Sürekli stres altındaysanız ve bu durumdan kurtulmak istiyorsanız, uzun vadeli çözüm, duyguyu değil, stresin asıl nedenini düzeltmek olacaktır.

Örneğin işyerinde sürekli stres altındaysanız, daha derin nefes egzersizleri yapmayı deneyebilir veya minnettar olduğunuz şeyler hakkında günlük tutmak için daha fazla zaman harcayabilirsiniz. Belki stres seviyeniz bir süreliğine biraz azalabilir.

Ancak bu, hala “hayır” demek konusunda kötü olduğunuz ve üstesinden gelebileceğinizden çok daha fazla proje üstlendiğiniz gerçeğini değiştirmez.

Bu durumda iş yapış şeklinizle ilgili bir şeylerin çok yanlış olduğunu kabullenmeniz gerekiyor.

Stresinizi yönetmeye çalışmayı bırakın ve strese neden olan etkenleri yönetmeye başlayın lütfen. Bunu nasıl yapabileceğinizden emin değilseniz, stresle ilgili rehberimizi okumanın size iyi geleceğine inanıyorum.

Ayrıca Bakınız; Tanıdığım En Başarılı İnsanların 5 Ortak Özelliği

3. Küçük Meseleler Hakkında Çok Fazla Endişeleniyorsanız; Kendinizi Sabote Ediyorsunuz.

Endişe, çözülemeyen ya da gerçekten sorun olmayan bir sorunu çözmeye çalışarak edilir ve kontrol yanılsamasına yol açar. Ve içine en kolay düşülen duygu durumudur.

Hiç endişelenmeyin demiyorum, belli konularda dozunda endişe sizin daha sağlam adımlar atmanızı sağlar.

Ancak mesela diğer insanların sizin hakkınızda ne düşündüğü konusunda endişelenmek, gelecekte kötü şeyler olabileceğini düşünüp endişelenmek sizi içinden çıkılmaz, kasvetli bir duygu durumuna sokacaktır.

Bazen işler kötü, acı verici veya korkutucu olabilir ve bu konuda yapabileceğiniz hiçbir şey bulunmayabilir. Her şeyi kontrol etmeye çalışmak anlamsızdır!

Evet, rakibin agresif fiyatları nedeniyle satışlar bir anda düşmeye başlayabilir.

Evet, bazı insanlar gerçekten sizden pek hoşlanmıyor olabilir.

Evet, girişimci olmak isteyerek yola çıkıp, başarısız olabilirsiniz.

Tüm bunlardan endişelenmek gerçeği inkar etmektir. Her şeyin istediğiniz gibi olmasını istemektir. Temelde kontrolünüz dışında olanı kontrol etme girişimidir. Ve bu sizi gerçekten oldukça yoran zihinsel bir alışkanlıktır.

İnsan kendine her zaman mutlu olduğu bir yaşam ısmarlayamıyor. / Engin Geçtan

Bu yüzden önce hangi konularda endişelendiğinizi sorgulayın. Bunlar sizin kontrolünüzde olan konular mı yoksa değiller mi?

Endişeniz gerçekten neye hizmet ediyor?

Size bir faydası var mı?

Hayatta başınıza her şeyin gelebileceğini kabul etmeyi öğrenin ve bunun getirdiği endişeleri bir kenara bırakın.

Dayanıklılığınızı arttırmaya yönelik birçok taktik paylaştığımız şu yazı işinize yarayabilir.


4. Negatif İç Sesinizi Susturamıyorsanız; Kendinizi Sabote Ediyorsunuz.

Herkes kendi kendine konuşur. İç ses asla susmak bilmez, her konuda bir yorumu vardır.

Ne yazık ki çoğu insan oldukça acımasız, olumsuz, yargılayıcı bir iç sese sahip olduğunun farkında bile olmayabiliyor. Hatta başkalarıyla kendimizle konuştuğumuz gibi konuşsaydık, muhtemelen hiç arkadaşımız ve hatta bir işimiz dahi olmazdı.

Bunun nedeni ise genellikle size kendinize karşı sert olmanın daha motive edici olduğu ve kendinizi disipline etmenin en iyi yolunun bu olduğunun öğretilmesi.

Ancak bu olumsuz ve sert konuşmalar sizi daha depresif, endişeli, umutsuz yapmaktan başka bir işe yaramıyor. Motive olmanın yanından bile geçemiyorsunuz.

Evet, kendi kendine konuşma programınızı gözden geçirin, sizi mutsuzluğa sürüklüyor olabilir mi? O halde güncelleme zamanı gelmiş de geçiyor bile.

“Eğer insan düşüncelerini kökten değiştirirse, yaşamının değişim hızı karşısında şaşıracaktır. Geleceğimize şekil veren güç kendi içimizdedir. Kendi benliğimizde… İnsan ancak düşüncelerini yükseltmekle yükselir, galip gelir, başarıya ulaşır.” James Allen

Peki Kendi Kendimi Sabote Etmekten Nasıl Kurtulurum?


Bu konuda yapabileceğimiz birçok şey var, ancak ben burada 4 önemli stratejiyi ele almak istiyorum.


1. Düşünme Sisteminizi Tanımlayın ve Onu İyi Anlayın.


Kendi kendini sabote etmeyle mücadelenin ilk adımı, bu kalıbın nerede ortaya çıktığını ve arkasında ne yattığını anlamaktır.


Hayatınızın tüm alanlarını her zaman sabote etmeniz pek olası değildir. Örneğin, düzenli olarak yapmanız gereken bir işi erteliyor olabilir ancak size daha fazla yük getiren başka bir işe ayak uydurabildiğinizi görebilirsiniz. Kendinizi en çok hangi alanlarda sabote ettiğinizi fark ediyorsunuz? Bu alanları diğerlerinden ayıran nedir? Kendinizi sabote etmenizin arkasında ne yatıyor? 2. Size Getireceği Zarara Odaklanın.

Mevcut şekilde hareket etmeye devam ederseniz ne kaybedersiniz veya neyi kazanamazsınız?


Seçimlerin geniş kapsamlı sonuçları vardır ve bugün spor salonuna gitmeme seçimi, alışkanlık ve kolaylık nedeniyle aynı seçimi tekrar tekrar yapmanız ve sonunda kötü sağlık davranışları veya fiziksel hastalıklar geliştirmeniz anlamına gelebilir. Genellikle kısa vadeli kazanımlara ve zevklere odaklanır ve uzun vadeli etkileri unuturuz.


Orta ve uzun vadeli düşünmenin muhteşem sonuçlar getirebildiğini biliyoruz. (Katedral Düşüncesi)


3. Değerlerinizi ve Hedeflerinizi Netleştirin.

Eylemlere bağlanma veya hedefleri gerçekleştirme konusunda rutin olarak mücadele ediyorsanız, değerlerinizi netleştirmek ve hedeflerinizin değerlerinizle uyumlu olmasını sağlamak yardımcı olabilir. Kaçınma veya karşılaştırmaya dayalı hedeflerden ziyade değer odaklı eylemlere (örneğin, takımı zor duruma düşürmemek için istemediğiniz halde o toplantıya katılmak ) bağlı kalmamız daha olasıdır. Durup, bir hedefin veya davranış kalıbının hayatınıza getireceği tüm faydaları ve hayatınız için sahip olduğunuz daha büyük resme nasıl uyduğunu düşünmek gerçekten faydalı oluyor.


4. Tam Tersini Yapın.

Kendinizi belli bir konuda sık sık sabote ettiğinizi fark ederseniz, o konudaki sorumluluğunuzu nasıl gerçekleştirebileceğinizi düşünün. Örneğin, bloğunuzda düzenli paylaşım yapmaya karar veriyor ve kimse okumayınca mı vazgeçiyorsunuz? (Bu benim kurumsal yaşamdan girişimciliğe geçerken en sık yaşadığım sorunlardan biriydi)


Hazırlamanız gereken bir sunumu son dakikaya dek görmezden gelip, sonrasında vasat bir şey hazırlayıp, kendinizi huzursuz mu hissediyorsunuz?


Önce yaşadığınız zorluğu olabildiğince ayrıntılı bir şekilde parçalayın:


Örneğin, "O sunumu hazırlamak için yeterli zaman ayırmıyorum ve onları bir gece önce yapmaya çalışıyorum, sonra panikleyip pes ediyorum") ve bunun tersini yapmak için bir plan formüle edin. İşleri son ana bırakmak bir sorunsa, bir günlük veya planlayıcı almak ve dört hafta önceden veya dönem başında planlamaya başlamak faydalı olacaktır.


Örneğin, "Blog yazılarımı yazarken motive başlıyorum ama doğru düzgün okunmayınca motivasyonumu kaybediyorum." Yazmaktan vazgeçmek yerine; okurlanızın ihtiyacının ne olduğuna ve o ihtiyaçları yazılarınızla nasıl çözebileceğinize odaklanın ve bir iş planı hazırlayın. Kimse sadece okumuş olmak istemiyor, herkes bir çözüm istiyor.

Özetle; kendimize en çok zararı yine kendimiz veriyoruz ve bugün davranışlarımızın sorumluluğunu almazsak; kendimizi sabote etmeyi sürdürüp, yerimizde saymaya devam edeceğiz. Oysa yaşam muhteşem olasılıklar barındırıyor, öyle değil mi?


Şimdi söz sizde, lütfen yorum bölümünde kendinizi en çok sabote ettiğiniz alanları ve bunlarla başa çıkma yöntemlerinizi paylaşmayı unutmayın. Hep söylüyorum ya; birlikte büyüyoruz!


Son bir küçük ekleme:


Eğer benzer içeriklerden ilham almak ve hayatınızı dönüştürme cesareti bulmak isterseniz Haddini Aş E Bülten ailemize hevesle bekleriz.

3.663 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
Yazı: Blog2_Post
bottom of page