top of page

Zamanınızı Değil, Enerjinizi Yönetin

Zaman yönetimi sorunları gibi görünen üretkenlik sorunları, genellikle kılık değiştirmiş enerji yönetimi sorunlarıdır.

Örneğin, ertelemeyi ele alalım: Önemli işlerimizi zamanımız olmadığı için ertelemiyoruz. Hatta araştırmalar çok fazla zamana sahip olmanın ertelememizi daha olası hale getirdiğini gösteriyor.

Aslında genellikle en iyi enerjimizi daha az önemli işlere harcadığımız için en önemli işlerimizi erteliyoruz.

Mesela önemli bir rapor hazırlamak yerine kendinizi ne sıklıkla e-postaya yanıt verirken buluyorsunuz?

Ya da sonunda başlayacağınızı söylediğiniz tasarım üzerinde çalışmak yerine evinizi temizlerken buluyor musunuz kendinizi?

Daha önemli ama zor olanlardan kaçınmanın bir yolu olarak daha az önemli görevlere odaklanıyoruz.

Tüm bunlar, üretken olmanın zamandan çok enerjiyle ilgili olduğu anlamına geliyor.

En iyi enerjimizle yaptığımız işler en iyi işlerimiz olur genelde.

Bu nedenle, karmaşık zaman yönetimi taktikleri içinde kaybolmak yerine enerjimizi optimize etmeye çalışmak daha mantıklı görünüyor.

İşte başlamak için birkaç ipucu…



1. Yaratıcı enerjinin zirvesine ulaştığınız zamanı belirleyin.

En yüksek yaratıcı enerjiye ne zaman sahip olduğunuzu biliyor musunuz?

Bazı insanlar yataktan kalkar kalkmaz derin çalışmaya ve bir şeyler üretmeye başlarlar, bazıları ise gecenin geç saatlerine kadar üretken olamazlar, bazıları ise en iyi enerjilerine öğleden sonra sahip olurlar.

En yüksek yaratıcı enerjinizin ne zaman geldiği gerçekten önemli değil.

Önemli olan, ne zaman geldiğini anlamanız ve bu süre zarfında işinizi optimize edebilmenizdir.

Emin değilseniz, birkaç gün veya bir hafta ayırın ve gün boyunca enerji seviyenizi takip edin.

Uygulama:

Bir parça kağıt alın ve Pazartesi-Cuma etiketli 5 sütun oluşturun.

Her sütunun altında günün saatlerini listeleyin.

Bu kağıdı masanızın üzerinde veya mümkünse yanınızda bulundurun.

Günün her saati, 1-10 puan arasında ne kadar enerjiniz olduğunu not edin.

Bir hafta boyunca takip ettikten sonra, gözden geçirin ve karar verin.



2. Çalışmanızı enerji gereksinimlerine göre önceliklendirin.

E-postalara yanıt vermek önemlidir ancak çoğu zaman çok fazla yaratıcı enerji gerektirmez. Aynı şey ofisi temizlemek, bir taslağı yeniden okumak veya toplantıda öylece oturmak için de geçerli.

Öte yandan, yeni bir makalenin ilk taslağını yazmak ise çok fazla yaratıcı enerji gerektirir.

Mesele şu ki, hangi görevlerin hangi tür enerjiyi gerektirdiği konusunda net olmak önemlidir. Eğer değilseniz, en iyi, en yaratıcı enerjinizi buna ihtiyaç duymayan görevlere harcayabilir ve o enerjinize gerçekten ihtiyaç duyduğunuzda çoktan tüketmiş olabilirsiniz.

Bunun için zaten iyi bir sezginiz varsa, harika. Ama değilse, gerçekten zaman ayırmaya değer:

- Düzenli olarak ihtiyaç duyduğunuz/yapmak istediğiniz tüm görevleri listeleyin.

- Bunları düşük, orta veya yüksek enerjili görevler olmalarına göre sınıflandırın.


3. Çalışmanızı yaratıcı enerjiyi en üst düzeye çıkarmak için planlayın

En iyi enerjiye ne zaman sahip olduğunuzu ve hangi görevlerin en yaratıcı enerjiyi gerektirdiğini anladıktan sonra, programınızı bu ikisi arasındaki örtüşmeyi en üst düzeye çıkarmak için planlayabilirsiniz.

Bir yazar olarak, benim sahip olduğum en enerji gerektiren aktivite yeni makalelerin taslaklarını yazmak. Bu aktivite yüksek düzeyde odaklanma ve yaratıcılık gerektirdiğinden, günün sonunda diğer işler tarafından enerjimin çoğu tükendiğinde yapmaya çalıştığımda pek de iyi işler ortaya koyamıyorum.

Ama kendimle ilgili şunu da biliyorum: Sabah uyandıktan hemen sonra yaratıcı enerjim zirveye ulaşmıyor. İyi bir kahvaltı, iki fincan kahve ve köpeğimle en az 20 dakikalık bir yürüyüş yapmam gerekiyor.

Gündüz saat 10-13 arasında en yüksek yaratıcı enerjime ulaşıyorum.

4. Yaratıcı enerjinizi koruyun

En çok enerji gerektiren işinizin ne olduğunu ve en yüksek yaratıcı enerjinizin hangi zaman dilimlerinde ortaya çıktığını bilseniz bile, bu onları hizalamanın kolay olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü her zaman en yoğun yaratıcı zamanlarınızı işgal edecek şeyler çıkıyor ve siz de buna kolayca izin verebiliyorsunuz.

Önemli veya heyecan verici başka şeyler olduğunda, bir istisna yapmak çoğu zaman mantıklı gelebilir. Ve elbette istisnalar olabilir, ancak bu konuda sandığınızdan daha dikkatli olmanız gerekiyor.

Çünkü bir kez yapmaya başladığınızda, yapmaya devam etmek giderek daha kolay hale gelir.

Ve sonra bir gün kendi kendinizi şöyle düşünerek bulabilirsiniz: '' Hay aksi… Haftalar/aylar/yıllardır önemli bir yaratıcı çalışma yapmadım!''

5. Değerlerinizi kendinize hatırlatarak “hayır” demeye alışın

İnsanları hayal kırıklığına uğratmak zordur. Ve heyecan verici fırsatlardan vazgeçmek acı vericidir. Biliyorum.

Bu yüzden hepimiz sınırlar koymak ve hayır demek için bu kadar çok mücadele ediyoruz.

Hatta kendinize temel değerlerinizi, sizin için gerçekten önemli olan şeyleri , hatırlatmak için bilinçli bir uygulama yapmadığınız sürece, yaratıcı çalışmanızın etrafına sürekli olarak sınırlar koymak, neredeyse imkansız.

Evet, yaratıcı enerjinizi korumak göründüğünden daha zor.

Bu yüzden tutarlı bir şekilde o enerjiyi korumak istiyorsanız, değerlerinizi, amacınızı, hayallerinizi kendinizi sürekli olarak hatırlatmanız gerekiyor.

***

Enerjinizi yönetmeyi öğrendiğinizde işlerin bir bir yolunda girmeye başlayacak, üstelik zamanınızı da daha iyi kullanmaya başlayacaksınız.

Bu yüzden zaman yönetimini bir kenara bırakın, enerjinizi yönetmeye bakın.

Enerjiniz de zaten otomatik olarak zamanınızı yönetecek.


Eğer benzer içeriklerden ilham almak ve yaşamınızı dönüştürme cesaretini bulmak isterseniz sizi Haddini Aş E Bülten ailemize hevesle bekleriz. Odaklanma yeteneğinizi geliştirmenize yardımcı olacak ücretsiz e-rehberimizi okumak isterseniz, link burada.



228 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Комментарии


Yazı: Blog2_Post
bottom of page