top of page

Bir Şeyleri Erteliyorsanız Kendinize Şunu Sorun!

İki gün önce ilk seansımız için buluştuğumuz danışanım hızlı hızlı anlatmaya başladı:


Yapmam gereken çok şey var..

Aslında ne yapacağımı da biliyorum, ama bir türlü başlayamıyorum..

İşten gelip yemek yedikten sonra bir türlü bilgisayarın başına oturamıyorum..

Her şeyi erteliyorum, son dakikaya bırakıyorum, çok bunaldım..

Disiplinli olmadığından, erteleme hastalığı olduğundan, olması gereken yerde olamadığından yakınıyordu.

Kişisel gelişim dünyasından gelen tavsiyeler işine yaramıyordu: "Yenebilirsin onu!" "Hadi dostum, başarırsın!" "Bir şekilde başla ve devam et!" Bunlar işe yarayan söylemler değildir ve insanı daha fazla strese sokmaktan başka bir işe de yaramaz.


Erteleme alışkanlığınızı yenmek istiyorsanız, onun size ne anlatmak istediğinizi bulmanız gerekir.


Çünkü arka tarafta size vermek istediği bir mesaj vardır.


Bir konuda uyanmanızı istiyordur.. Tıpkı sık sık aynı tip talihsiz olayların başımıza gelmesi gibi..


Öyle ya, yaşadıklarımızdan almamız gereken dersleri almadıkça, hep aynı döngüde kalmıyor muyuz? Bu yüzden erteleme alışkanlığını yenmek için öncelikle kök nedenini anlamanız gerekir.

Ben bunu yapmayı neden erteliyorum?

O telefonu neden açmıyorum?

O projeyi neden tamamlamıyorum?

O eğitime katılmayı neden geciktiriyorum?


Muhtemelen cevaplarınız şunlar olacaktır:

1. Mükemmellik Beklentisi:


Başlamak için her şeyin tam ve kusursuz olmasını bekliyor olabilirsiniz. Bu durumda kendinize söylediğiniz şeyler:


"Henüz fikrimi tam geliştiremedim"

"Şimdi doğru zaman değil"

"Ya işin içine edersem?"

"Ya başaramazsam?"

Aslında ertelemenizin nedeni mükemmel bir sonuç beklemenizdir ve hata yapmaktan o kadar korkuyor olabilirsiniz ki, hiç başlamamayı tercih ediyor olabilirsiniz.

Buradaki mantık basittir:

Başlamazsanız, sonuçları hiç bilemeyeceksiniz. Ve muhtemelen bir süre sonra, bugün başlamış olmadığınız için pişmanlık duyacaksınız.


Bu konuda bir şeyler okuyayım derseniz, sevgili Brene Brown'un "Mükemmel Olmamanın Hediyeleri" kitabını da önerebilirim. (Özeti burada!)



2. Yetersizlik Duygusu


Eğer kendinize neden erteliyorum sorusunu sorduğunuzda şöyle yanıtlar alıyorsanız, öz değer ve öz güven üzerinde biraz daha fazla düşünmeniz gerekir.


"Boyumdan büyük işlere kalkışmaktan çekiniyorum."

"Henüz hazır hissetmiyorum, şunu da bir öğreneyim de.."

"Daha önce denedim olmadı, sanırım beceremeyeceğim.."


Yanıtlarınız bu tip cümleler içinde kümeleniyorsa, "Neleri Başardım?" uygulaması yapın.

Bugüne dek başaramayacağınızı düşündüğünüz ya da bir şekilde zor görünen nelerin üstesinden geldiniz? (Hayatınızın bütününe bakın, sadece işten bahsetmiyorum.)

Yaparken kendinizi iyi ve tam hissettiğiniz neler var?


İrili ufaklı aklınıza gelen tüm deneyimlerinizi yazın ve bu listeye arada sırada bakın.


Tüm bunları siz hallettiniz! Omuzlarınızı dikleştirin ve işe koyulun.



3. Anlık Tatmin Arzusu


Biz insanlar doğamız gereği sevilmek, takdir edilmek, keyif veren bir şey yapmak, başarılı hissetmek gibi dopamini yükselten hazlar peşinden koşarız. Bir nevi ödül avcısıyız.


Eğer yapmamız gereken şey o an için ödül getirmiyorsa, ya da alacağımız ödül için çok beklemek / çalışmak gerekiyorsa; o an bize haz verecek başka şeyler yapmayı tercih edebiliriz.


Ya da işin kendisi size cazip gelmiyor, son derece sıkıcı buluyor olabilirsiniz. Bu nedenle anlık olarak daha eğlenceli bir şeylere yönelirsiniz.


Bazı insanlar uzun vadeli düşünerek ve elde edeceği sonuca kitlenerek bunun üstesinden gelmeyi başarır.


Ancak eğer anlık tatminler tarafından aklı çelinen gruptaysanız; yapmanız gereken, işi biraz küçültmenizi öneririm.


Örneğin: Kitap yazmak yerine, sadece ilk sayfayı yazmaya odaklanmak. Veya İngilizce çalışmak yerine, sadece 10 sözcük öğreneceğim.

İşi gözünüzde büyütmezseniz, anlık tatmin duygusunu yenmeniz kolaylaşır.


Erteleme davranışınızın arkasında başka nedenler arıyor olabilirsiniz. Zamanınızın olmaması, dikkatinizin çabuk dağılması, odaklanma problemleri gibi...

Ancak inanın bana, tüm o bahanelerin arkasındaki kök nedenler, yukarıdakilerden çok da farklı değil.

Bir dahaki sefer bir şeyleri ertelediğinizi hissettiğinizde önce bir durun ve düşünün. Hemen işe koyulmak için kendinizi zorlamayın.


Önce nedeninizi bulmaya çalışın. Tembel, eksik, yetersiz değilsiniz. Sadece duymanız gereken başka bir şey var. Ve o şey her ne ise, hayatınızın diğer alanlarında da karşınıza çıkıyor olabilir.


Biraz tanıdık gelecek ama çok sevdiğim bir cümle var; derdini bilmeyen deva bulamaz, der büyüklerimiz.


Ne varsa eskilerde var sanki, öyle değil mi?


 

Birkaç Küçük Ekleme:

- Eğer henüz Haddini Aş Bülten üyesi değilseniz ve benzer içeriklerden ilham almak isterseniz; buradan bülten ailemize katılabilirsiniz. (Ücretsiz)


- Eğer;

  • İş yaşamınızda sıkışmış ve mutsuz hissediyorsanız;

  • Kariyerinizdeki bir sonraki adım konusunda netliğe ihtiyacınız varsa;

  • Ne iş yaparsanız daha başarılı ve mutlu hissedeceğinizi henüz bulamadıysanız;

Mentor olarak da yolculuğunuza eşlik etmeye hazırız.

1.473 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazı: Blog2_Post
bottom of page