HADDİNİ AŞ HİKAYELERİ 7: J.K. ROWLING

Güncelleme tarihi: 9 Kas 2020

“hiçbir zaman benim yaşadığım ölçüde büyük başarısızlıklar yaşamayabilirsiniz, ancak hayatta bazı başarısızlıklar kaçınılmazdır. Yalnızca aşırı derecede dikkatli yaşayan insanlar başarısız olmazlar ki onlar da pek yaşamış sayılmazlar. Böyle bir durumda da hükmen yenilirsiniz.”

Bu sözler, dünyanın en başarılı yazarlarından biri olarak kabul gören, Harry Potter serisinin yazarı J.K Rowling’e ait. Ve onun sıradışı hayat hikayesi hepimize ilham verip, hepimizi harekete geçirebilecek cinsten bir hikâye.

1965’te İngiltere’de doğan Rowling, Katolik ve disiplinli bir ailenin çocuğuydu. Okumayı, yazmayı ve hayal etmeyi çok seven bir çocuktu. Öyle ki henüz 6 yaşındayken hikayeler yazmaya başlamıştı. Büyüyünce romancı olacağına dair hayaller kuruyordu, ancak ailesi onun yazmaya olan bu tutkusunu hep geçici bir heves olarak görmüştü.

17 yaşındayken Oxford Üniversitesinin sınavlarına girdi fakat kazanamadı. 18 yaşına geldiğinde hiç istemese de anne ve babasının baskılarıyla Exeter Üniversitesi Fransızca Bölümüne girdi.

Üniversiteden mezun olduktan sonra, yine ailesinin isteği olan sekreterlik mesleğine başlamak için Londra’ya taşındı. Sekreterlik yaptığı sürece hayat onun için çok zor ve sıkıcı geçiyordu. Çünkü mesleğini asla sevememişti. Hatta içindeki yaratıcılığı ve yazarlık tutkusunu köreltiyor, yazmak için kendisine bir türlü vakit ayıramıyordu. Bir süre sonra bu mesleği bıraktı ve başından beri istediği İngilizce öğretmenliğine yöneldi. İngilizce öğretmeni olarak çalışmak için Portekiz’e taşındı. Böylelikle yazma işine zaman ayırabilecekti.

Burada her şey yolunda gidiyordu. Hem mesleğine hem de yazmaya zaman ayırabiliyordu. Bir süre geçtikten sonra gazeteci Jorge Arentes ile tanıştı ve Rowling 27 yaşındayken evlenmeye karar verdiler. Eşini çok seviyordu, bu evlilikten bir de kız çocukları oldu. Fakat çiftin arası birkaç ay sonra bozulmaya başlamıştı, eşinden şiddet görüyordu Rowling. Sonuçta 1 yıl evli kaldıktan sonra boşandılar.

Birden her şey darmadağın olmuştu. Boşanma ve annesini kaybetmesinin ardından ciddi bir depresyon geçirdi, intihar