Haddini Aş Hikayeleri 8: Walt Disney

En son güncellendiği tarih: 9 Kas 2020

Kaç kez yenildin? Kaç kez giriştiğin bir iş başarısızlıkla sonuçlandı?

Çoook. Biliyorum.

Peki tüm bu yaşadıkların seni pes etme noktasına getirdi mi?

Eğer cevabın ‘’evet’’ ise az sonra anlatacaklarımın sana yeniden güç vereceğine eminim. Ardında kocaman bir medya şirketi, ölümsüz karakterler ve filmler bırakan Walt Disney’in hayatını anlatacağım bugün. Ve ondan öğrenecek o kadar çok şeyimiz var ki…


İrlanda göçmeni bir ailenin çocuğu olan Walt, çok zor bir çocukluk dönemi geçirir.

Babası hasta olduğu için çalışmıyordu ve ailenin ekonomik durumu kötüydü. Bu nedenle Walt’ın omuzlarında koca bir yük vardı. Sürekli çalışıp para kazanması gerekiyordu. Bu arada ailesi çok fazla taşındığından, küçüklüğü sürekli bir yerlere adapte olmaya çalışarak geçiyordu.

Haliyle okul hayatı da yok gibiydi. Hiçbir zaman derslerine odaklanabilen bir çocuk olamadı. Fakat diğer çocuklardan bir farkı vardı: Çok geniş bir hayal dünyasına sahipti ve çok fazla hayal kuruyordu. Öyle ki, öğretmenleri onu genelde ders esnasında hayal kurarken ya da resim yaparken yakalıyordu.


Büyüdükçe hikaye anlatmaya da başladı. Arkadaşlarını toplayıp hayal ettiği kahramanları ve onların hikayelerini anlatırdı. Ve anlattıklarını kalemle de resmederdi.

Çevresindeki hayvanları izlemeyi de çok severdi. İnsanlara benzeyen davranışlarıyla hayal ediyordu onları sürekli. Mesela bir deve kuşuna bale yaptırıyor, bir ineğe piyano çaldırıyordu zihninde.


Walt 10 yaşındayken dayısının yardımlarıyla bir iş buluyor. Tren garında yiyecek ve gazete satmaya başlıyor. Ve trenlere hayrandı kendisi. Yarattığı tema parklarına bakınca bunu anlamak hiç de güç değil, değil mi?


Küçük Walt, her sabah 4.30’da uyanıp gazete satmaya gidiyordu. Hem okuldan önce hem okuldan sonra yapıyordu bu işi. Çok yorucu bir iş olsa da ailesine yardım etmek zorunda olduğu için 6 yıl boyunca yapıyor bu işi.


Eğitim hayatına Chicago’daki Mckinley Yüksek Okulunda devam ediyor. Burada da okul gazetesinde yayımlanması için 1. Dünya Savaşıyla ilgili resimler çiziyor, geceleri ise çizim yeteneğini geliştirmek için kurslar alıyordu.


16 yaşına geldiğinde okulu bırakıyor ve çılgın bir karar alarak Almanlarla savaşmak için orduya katılmak için başvuruyor. Ancak henüz 17 yaşını doldurmadığı için kabul edilmiyor. İnatçı Walt pes eder mi? Bu kez sahte bir kimlik ile Kızıl Haç’a başvuruyor. Kabul ediliyor ve Fransa’ya gönderiliyor, 1 yıl boyunca ambulans şoförlüğü yapıyor.

Ordu’daki görevi biter bitmez Kansas’a geliyor. Artık 18 yaşında ve deli gibi istediği bir hayali var: Karikatür sanatçısı olmak.


Bir süre sonra bir sanat atölyesinde işe giriyor ve burada dönemin çizgi film sanatçısı Iwerks ile tanışıyor. Fakat daha bir yıl bile olmadan severek girdiği bu işinden ‘’yeterince yaratıcı olmadığı için’’ kovuluyor.


Disney’in yerinde olsaydı birçok kişinin vazgeçeceğini, hayallerini bir kutuya koyup kaldıracağını biliyoruz. Aslında çoğu zaman o vazgeçme noktamız, hayatımızın dönüm noktasına o kadar yakın ki.


Yaşadığı olumsuzluklara rağmen içindeki üretme, hayallerine ulaşma arzusu tükenmiyor asla, tam tersine alevleniyor. Ve çizmeye devam ediyor Walt.


İyimserlikle yürüdüğü yolda, arkadaşı Iwerks ile bir şirket kuruyorlar: “Iwerks-Disney Ticari Sanatçıları”. Ancak müşteri çekmeyi başaramadıkları için bir ay dolmadan iflas ediyorlar. Bir hayal kırıklığı daha… Hayallerinin peşini bırakmak mı? Asla.

Bakın yaşadığı zorluklar ile ilgili ne diyor:


’Hayatımda ters giden şeyler, önüme çıkan engeller, başıma gelen belalar bana güç kazandırdı. Başınızda türlü türlü dert varken bunu fark edemeyebilirsiniz ama suratınıza inen bir yumruk, hayatta başınıza gelen en iyi şey olabilir.”


Değişimin hayallerine duyduğu sonsuz inançla gerçekleşebileceğini bilen Walt, kamerasını satıp Hollywood’a yerleşiyor.


Kardeşi ile birlikte güçlerini birleştirmeye karar verip dayılarının garajında başlıyorlar çalışmaya. Her gün bıkmadan usanmadan kurguladıkları Alice serisini satmaya çalışıyor. Defalarca kez reddediliyorlar ve sonunda bir çizgi film dağıtımcısı, yeni seriler aradığını söyleyerek kabul ediyor.


Sonunda yüzleri gülüyor Walt ve kardeşi Roy’un.


Alice serisi büyük ilgi görüyor ve işleri büyütmelerini sağlıyor. Ofislerini değiştirip yeni elemanlar alıyorlar. İlk işe aldığı kişi ise arkadaşı Iwerks oluyor.