Haddini Aş Hikayeleri 83: Sara Blakely

Hiç tecrübe sahibi olmadığı bir alanda girişim başlatmak, herkes için korkutucudur.

Ancak ne kadar korkutucu olsa da eğer kişinin kendine ve fikrine olan inancı tamsa, tecrübesiz olduğu alanda dahi harikalar yaratabilir.

Hatta dünyanın en zenginlerinden birisi haline gelebilir.

Bu yazımda o insanlardan birini, Sara Blakely'yi anlatıyorum.

Sara Blakely Kimdir?

21 Şubat 1971'de, Florida'da dünyaya gelen Sara'nın annesi sanatçı, babası ise avukattır.

Ailesi Sara'nın da avukat olmasını istiyor ancak puanı yetmediği için Florida Üniversitesi'nde iletişim okuyor.

Üniversite'den mezun olduktan sonra Walt Disney World'de çalışmaya başlıyor. Burada çalıştığı dönem ayrıca stand up da yapıyor.

Disney'de kısa bir süre çalıştıktan sonra kapı kapı dolaşıp faks makineleri satmaya çalıştığı bir işe giriyor. Bu sürede satış konusunda başarılı olduğunu fark ediyor Sara ve kendini bu alanda parlatmaya karar veriyor. 25 yaşındaki Sara, satış görevlisi olarak başladığı işine ulusal satış eğitmeni olarak devam ediyor.

Bir gün katılacağı bir davet için hazırlanırken şöyle düşünüyor: ''Giysimin altından belli olmayan, rahat ve daha ince görünmemi sağlayan ve açık ayakkabılarla giyilebilecek bir iç çamaşırı harika olurdu.''

İstediği gibi bir ürün olmadığını anlayan Sara, bu ürünü kendisi tasarlamaya karar veriyor.

Hayatının hiçbir döneminde moda ve pazarlamaya dair bir tecrübe edinmemiş olsa da biriktirdiği parayı (5 bin dolar) bu işe yatırıyor.

“Bilmediğiniz şeyle gözünüzü korkutmasın. Bu sizin en büyük gücünüz olabilir ve yaptıklarınızın herkesinkinden farklı olduğuna emin olun.”

Gündüzleri satış eğitmenliğine devam ederken geceleri kumaş türleri, patentler ve marka tasarımları ile ilgili araştırmalar yapıyor.

Moda, pazarlama teknikleri ve logo hazırlamaya dair her şeyi internet üzerinden öğreniyor.

Ülkeyi karış karış geziyor ancak yatırımcı bulma konusunda epey zorlanıyor Sara. Fikri ilgi çekici gelmiyor insanlara. En sonunda küçük de olsa bir yatırımcı bulmasıyla işler yoluna girmeye başlıyor.

Bu arada markanın ismini akılda kalıcı bir isim olduğu için ''Spanx'' koymaya karar veriyor. Marka tescili için de parası olmadığı için marka avukatından 750 dolar borç istemek zorunda kalıyor.

Epey sıkıntı çekse de bu yaşadığı sıkıntıların ona daha fazla güç verdiğini ve girişimciliğin olmazsa olmazlarından olduğunu söylüyor Sara.

1998 yılında kurulan marka, 2000 yılında yavaş yavaş duyulmaya başlıyor.

Markanın popüler hale gelmesi ise 2000 yılının sonlarında Sara'nın Oprah Winfrey'e ürünlerinden bir paket göndermesi ile oluyor.

Evet, Winfrey Talk Show'unda Spanx marka korselerden ne kadar memnun kaldığını söylüyor ve satışlar bir anda fırlıyor. Böylelikle Sara, reklama hiç para harcamadan ülkenin en bilindik markalarından biri haline geliyor.

İlk yıl 4 milyon dolar olan şirket cirosu, ikinci yılında 10 milyon doları buluyor.

Sonuç olarak Spanx, dünyanın dört bir yanında mağazalar zinciri bulunan bir marka haline geliyor. Tabii Sara da milyarder oluyor.

Sara'nın girişim başlattığı alanda hiç tecrübesi yoktu, ancak kendine ve yaratacağı ürününe sonsuz bir inancı vardı.

İşte bu inanç onu dünyanın en güçlü ve en zengin kadınlarından birisi yaptı.

Siz de fikirlerinizi gerçekleştirmek için çevrenizden onay beklemek zorunda değilsiniz.

Tıpkı Sara gibi yapın, gerekiyorsa yola tek başınıza çıkın. Çünkü yol sürprizlerle dolu ve o yol sizi eninde sonunda olmanız gereken yere götürecek.

770 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
 

©2020, Bora Özkent'le Haddini Aş! Wix.com ile kurulmuştur.