top of page

İstediklerimizi Elde Etmek İçin Zihnimizi Nasıl Kullanmalıyız?

Güncelleme tarihi: 30 Mar 2023

''Çok çalışıyorum ama istediğim hayata bir türlü ulaşamıyorum'' diyen çok fazla insanla karşılaşıyorum.

Üstelik bu insanların büyük kısmı gerçekten yetenekli, akıllı ve vizyon sahibi insanlar.

Evet bu insanlar gerçekten çok çalışıyorlar, azimliler, her şeylerinden feragat edebiliyorlar.

Ama bir şeyi unutuyorlar: İstedikleri hedef doğrultusunda zihinlerini özgür bırakmayı ve onu en doğru şekilde kullanmayı.

Bu yazımda dünyanın en başarılı oyuncularından biri olan Will Smith'in de başarısının sırrı olan, hedeflerinize ulaşmanızda belki de en etkili zihinsel yöntemlerden birini anlatıyorum.

Zihinlerimizi Nasıl Eğitmeliyiz?

Will Smith, henüz 7 yaşındayken babası ona satranç oynamayı öğretiyor. Bu oyunu o kadar seviyor ve zaman içinde o kadar ustalaşıyor ki babasını bile yenebilecek duruma ulaşıyor.

Satrançtaki bu yeteneği, ona bir satranç ustası olan Maurice Ashley'den ders alma şansı veriyor.

Maurice Ashley, Will'e şöyle bir tavsiyede bulunuyor:

''Satranç oynarken, bir pozisyona baktığında zihninde taşları istediğin yere koy. O taşların nereden olmalarını isterdin?'' diyor ve ekliyor:

''Satrançta iyi olmak için zihnini olmak istediği imkansız pozisyona yönlendirmelisin, ancak bu şekilde hamle hamle geri sararak o pozisyona nasıl ulaşabileceğini anlayabilirsin.''

Bu sadece satrançta değil, zamanla Will Smith'in hayatını yönetme biçiminde de güçlü bir ders haline geliyor ve hayatının her alanında satranç hocasından öğrendiği bu dersi uygulamaya başlıyor.

Bize de zihnimizin, orada istediğimiz her şeyi yapabileceğimiz, dünyanın en özgür alanı olması gerektiğini tavsiye ediyor Will.

Will'in bu zihin yapısı, hayatı mücadele ile geçen ve kendine inanmaktan bir an olsun vazgeçmeyen Sylvester Stallone'un hikayesini hatırlatıyor.

“Bunu istiyorum… Ah, yapamam..” derseniz, işiniz bitti, öldünüz demektir. Will Smith

Aslında zihnimizi bu şekilde kullanmanın bir ismi var: Zihinsel İmgeleme


Zihinsel İmgeleme Nedir?

Bir olguyu zihnimizde net bir şekilde canlandırmaya zihinsel imgeleme diyoruz.

Zihinlerimiz, canlandırdığımız deneyimleri ve gerçek deneyimleri, uygulama ve öğrenme söz konusu olduğunda aynı şekilde ele alabiliyor.

Hatta bu etki o kadar derin ki, canlandırmanın bir golf topuna vurmak veya bir hedefi vurmak gibi ince motor becerilerin gelişimine fayda sağladığı bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.

Gelecekteki durumu tüm ayrıntılarıyla hayal ederken, beynimizin nöro görüntülemeleri, gelecekteki durumları sanki bugün doğruymuş gibi kaydediyor.

Yani beynimizi bizim için en önemli olan şeye odaklanmaya yönlendiriyoruz ve sanki o anda o sonuç doğruymuş gibi yanıt vermesi için eğitiyoruz.

Bir şampiyon zihniyeti edinerek kendinizi gelecekteki muazzam başarılarınıza hazırlayabilirsiniz anlayacağınız.

“Şu anda içinizde hayal bile edemeyeceğiniz şeyleri yapabilecek bir güç var. İnançlarınızı değiştirir değiştirmez bu gücü kullanabilirsiniz.” Maxwell Maltz

Lewisville Üniversitesi tarafından yapılan çalışmada, polis eğitimine yardımcı olmanın bir yolu olarak ateşli silah kabiliyetini geliştirmek için imgeleme kullanılıyor.

72 adet gönüllü öğrenci, imgelemenin etkililiğini test etmek için canlandırma ve kontrol gruplarına ayrılıyor. Tüm öğrenciler nişancılıklarını fiziksel olarak uyguluyorlar, ancak aynı zamanda imgelemeyi de kullananlar, yalnızca fiziksel olarak pratik yapanlara göre ortalama 32.86 puan daha fazla gelişme kaydediyorlar.

Psiko-sibernetik terimleriyle, bu öğrenciler zihinlerinde nişan almaları için bir hedef sağlayarak atışlarını geliştirdiler. Zihinsel olarak hedeflerine nişan aldılar ve kendilerini başarılı bir şekilde ateş ederken canlandırdılar.

Uzun Vadeli Hedefler İçin İmgeleme

İmgelemenin en yaygın kullanım alanlarından biri uzun vadeli hedefler içindir. Büyük yaşam hedeflerine ulaşmamızın en büyük bileşeni de bunları başarabileceğimize dair kendimize olan güven ve inançtır.

Başarısızlıklarımızın büyük bölümünün ise kendimizle ilgili inançlarımızı sınırladığımız için gerçekleştiğini göz önüne aldığımızda, imgelemenin bu sınırlayıcı inançlardan kurtulmak için harika bir araç olduğunu söyleyebiliriz.

Bu noktada Mark Divine'ın Way of the SEAL kitabında bahsettiği ''gelecekteki ben'' imgelemesinden bahsetmek istiyorum.

Bu arada Mark, 20 yıl boyunca görev yapmış eski bir Donanma Mührü komutanı, aynı zamanda bir karate ve yogi ustası. Askeri ve fitness alanındaki başarılarının yanı sıra, deniz kuvvetlerinden emekli olduğundan beri 6 multi-milyon dolarlık iş kurdu ve başarısının büyük bir bölümünü imgeleme ve meditasyona bağlıyor.

"Gelecekteki ben", Mark'ın net bir şekilde belirlediği amaçlarını sürekli zihninde tutmak ve aynı zamanda hedeflerine ulaşmasını engelleyebilecek sınırlayıcı inançlarından sıyrılmak için kullandığı bir uygulama.

5 dakika derin nefes aldıktan sonra başlamamızı önerdiği imgelemenin aşamaları şöyle:

3 ay: İdeal benliğinizi 3 ayda, en acil hedeflerinize ulaştığınızı ve mükemmel sağlıkta hayal edin. Ancak mümkün olduğu kadar fazla ayrıntı oluşturmaya çalışın.

Kendinizi ideal, mutlu ve azimli bir şekilde çalışırken, iyi arkadaşlarla etkinliklere katılırken veya henüz yapmadığınız ama yapmak istediğiniz şeyleri yaparken canlandırın.

İmgelemde renkleri görmeye, hatta kokuları duymaya çalışın. Unutmayın, ne kadar fazla ayrıntı, o kadar etkili imgeleme.

Bütün bir günün önemli anlarını bir film izliyormuş gibi canlandırın.

Ne zaman kalkıyorsunuz? Ne zaman, nerede ve kiminle çalışıyorsunuz? Hangi boş zaman etkinliklerine katılıyorsunuz? Hepsini.

1 yıl: Şimdi görselleştirmeyi daha da ileri götürün ve bir yıl sonra ideal hayatınızı yaşarken kendinizi canlandırın.

Ne yapıyorsunuz? İşiniz nasıl? Ne kadar fit/sağlıklısınız?

Gerçekten o anın içine girin ve bir yıl içindeki ideal yaşamınızı izleyin.

3 yıl: Son olarak, 3 yıl içinde gerçekleşmekte olan ideal hayatınızı canlandırın.

Burası aynı zamanda kendinizi hep yaşamak istediğiniz yerde yaşadığınız, neredeyse istediğiniz her şeye ulaştığınız bir yer olabilir. Yine tüm ayrıntılarıyla canlandırmayı unutmayın.

Birleştirme: Burası en önemli kısım.

Gelecekteki versiyonlarınızın her birini canlandırın ve onları şimdi var olan size daraltın. Kendinizi canlandırdığınız şeyleri yapmış kişi olarak görün, böylece kendinizi bu tür hedeflere sahip biri olarak görürsünüz.

Aslında çoğumuz her gün çok sayıda imgeleme yapıyoruz. Ancak sorun şu ki, yine çoğumuz bunu istemediğimiz hayatı yaratmak için yapıyoruz. Olayların en kötü sonuçlarını hayal ederek veya gelecek hakkında endişelenerek geçiyor günlerimiz.

Ve sonunda korktuğumuz başımıza geliyor. O korktuğumuz kişi oluveriyoruz.

Bu yüzden imgelemenin gücünü asla hafife almamalı, bir alışkanlık olarak hayatımıza yerleştirmeli ve en doğru şekilde kullanmalıyız.

Evet, sadece çok çalışmak yetmiyor, sadece çok istemek yetmiyor.

Önce zihnimizi inandırmalı, sonra yola koyulmalıyız.

***

Kaynaklar:


2.080 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazı: Blog2_Post
bottom of page