top of page

Kitap Özeti: Duygusal Zeka - Neden IQ'dan Daha Önemlidir?

Güncelleme tarihi: 25 May 2023

Neredeyse tüm kültürler, başarının bir göstergesi olarak zekaya çok önem verir.

Duyguların insan beyninde yerleşik olmasına ve bizi biz yapmalarına rağmen, duygular ve duygusal zekadan çok IQ üzerine araştırma yapılmıştır.

Ancak veriler, IQ'nun hayattaki başarının sadece %20'sini oluşturduğunu ve kalan %80'in duygusal zeka dahil diğer faktörlerden oluştuğunu gösteriyor.

Üstelik yıllardır yayınlanan birçok rapor da duygusal zekanın 21. yüzyılın en önemli yetkinliklerinden biri olduğunun da altını çiziyor.

Neyse ki hayatımız boyunca duygusal zekamızı geliştirebilme yeteneğine sahibiz.

Bu konunun önemini bir kez daha hatırlatmak için Daniel Goleman'ın Duygusal Zeka kitabından önemli kısımları paylaşmak istedim.

 

Bu özet ücretsiz üyelerimiz içindir. Uluslararası ses getirmiş tüm kitap özetlerimize ulaşmak isterseniz, sizi Kitap Ekspresi'ne davet ediyoruz.


Kitap Ekspresi'nde özetlerimiz artık sesli olarak da sizlerle buluşuyor. Kitap Ekspresi'ne üye olun, hem her hafta bir bestseller kitabın özet ve ana fikirlerine ulaşın, hem dilerseniz özeti okumak yerine dinleyin. Önceki tüm ücretli özetlere de anında ulaşabilirsiniz. Hadi tam burada bekliyoruz!


 

Duygular ve İnsan Beyni

Duygular, temelde bizi harekete geçmeye iten güçlü dürtülerdir.

Öncelikle hayatta kalmamıza yardımcı olmak için duygularımız eylemlerimize rehberlik eder. Ve her duygu bizi farklı bir eylem türüne hazırlar.

Örneğin öfke, bir düşmanla yüzleşmemiz gerektiğinde, enerjiyi açığa çıkarmak için kalp atış hızımızı ve kan dolaşımımızı artırır.

Şaşırmak, gözlerimizin genişlemesine neden olur, böylece neler olduğunu anlamak için çevremizi daha fazla görebiliriz.

Aşk, rahatlamamıza, işbirliği yapmamıza ve memnun hissetmemize yardımcı olur.

Biyolojik yapılarımız 50.000 nesil evrimden geliyor. Ancak yaşam tarzımız sadece son 5-10 nesilde büyük ölçüde değişti. Biyolojik evrimimiz yeni gerçekliklerimize tam olarak ayak uyduramadı ve duygularımız durumla uyumlu olmadığında sorunlar ortaya çıkıyor.

Temel olarak, beynimizde iki zihin var.

Duygusal zihin, sezgisel ve dürtüsel, rasyonel zihin ise düşünsel ve analitiktir.


Duygusal Zeka

Duygusal zeka, insanın duygularını algılaması, anlaması ve yönetebilmesi becerisidir.

Kendinizi kontrol etme, ruh halinizi düzenleme, başkalarıyla empati kurma ve aksilikler karşısında dayanıklı kalmak için kendinizi motive etme yeteneğinizi ifade eder.

Kitapta altı çizilesi şöyle bir paragraf var:

"Duygularımız; düşünmek ve planlamak, uzak bir hedefe hazırlanmak, sorunları çözmek gibi yeteneklerimizi engellediği ya da güçlendirdiği ölçüde, doğuştan gelen zihinsel yetilerimizi kullanma kapasitemizin sınırlarını çizerek hayatta neler yapabileceğimizi belirler.

Yaptığımız işe, heves ve keyifle –hatta uygun düzeyde bir kaygıyla– motive olduğumuz ölçüde ise bizi başarıya ulaştırır. İşte duygusal zekâ tam da bu anlamda temel bir yetenektir ve diğer tüm yeteneklerimizi, bileyerek ya da körelterek, derinden etkileyen bir güçtür."

Araştırmalar, IQ'nun hayattaki başarılarımızın sadece %20'sini oluşturduğundan bahsetmiştim. Kalan %80 ise şans, sosyal sınıf ve duygusal zeka gibi IQ dışı faktörlerden geliyor. Yani ne kadar zeki olursanız olun, duygusal dürtülerinizi yönetemezseniz başarılı olamazsınız.

Örneğin, daha yüksek empati düzeyine sahip öğrenciler, akranlarıyla benzer zeka seviyesine sahip olsalar bile daha iyi notlar alıyorlar. Bunun nedeni, duygularını daha iyi yönetebilmeleri...

Örneğin, sıkıldıkları halde ödevlerini yapmaya devam etmek gibi. Ve sınıfta ne zaman konuşacaklarını ve ne zaman sessiz kalacaklarını bilmek gibi sosyal ortamlarda da daha iyi performans gösteriyorlar.

Benzer şekilde, ünlü Marshmallow deneyinden de hatırlayacağınız gibi, genç yaşta kendilerini daha iyi disipline edebilen çocuklar, yıllar sonra da daha iyi performans gösterme eğiliminde.

Ayrıca, sosyal becerilere sahip yöneticiler, gerektiğinde insanları ikna etme gücüne sahip oluyor ve böylece insanları yönlendirmede daha iyi iş çıkarıyorlar.

Sağlığımız da büyük ölçüde EQ'muza bağlıdır, çünkü EQ'muz ne kadar yüksekse, stresi o kadar iyi yönetebiliyoruz, Bu da zamanımızın en yaygın hastalıklarının hepsini olmasa da çoğunu önleyebilir.



Goleman kitabında, çok sayıda araştırmacı ve psikoloğun teorilerini kapsamlı bir şekilde gözden geçiriyor ve duygusal zekanın 5 bileşenini sunuyor:

  • Öz Farkındalık

Bu, duygularınız ortaya çıktıklarında onların farkında olmakla ilgilidir.

Duyguları ortaya çıktıklarında gözlemleyip tanımlayabildiğinizde, zihinsel aktivitelerinizi amigdaladan neokortekse kaydırarak bilinçaltını bilinçli hale getirirsiniz.

Öz farkındalığı yüksek insan, duygusal durumunu ve diğer insanları nasıl etkileyeceğini doğru şekilde analiz edebilir. Ayrıca güçlü ve zayıf yönlerinin de farkındadır, bunları konuşmaktan çekinmez. Kendi değerlerini ve amaçlarını iyi bilir. Nerede, neden durduğunun bilincindedir.

  • Öz Denetim

Duygularımızı ilk kez ortaya çıktıklarında genellikle kontrol edemeyiz. Ancak, bir kez onların farkına vardığımızda, bu duyguların ne kadar süreceğini belirleyebilir ve duruma uygun bir şekilde tepki verebiliriz.

  • İçsel Motivasyon

İçsel motivasyon, dürtülerinizi hedeflerinizi engelleyecek şekilde değil, destekleyecek şekilde yönetmekle ilgilidir.

Hazzı erteleme, motive kalma ve duygularınızı verimli bir şekilde kanalize etme becerilerini içerir.

  • Empati + İlişki Yönetimi

Bu, başkalarının duygularını tanımakla ilgilidir.

İlişki yönetimi nihayetinde başkalarının duygularını yönetmekle ilgilidir. Bunu yapmak için önce empati geliştirmelisiniz, yani başkalarının duygularını tanıyarak onların ihtiyaç ve isteklerine uyum sağlamalısınız.


''Kendisinin ne hissettiği hakkında hiçbir fikri olmayanlar, çevrelerindeki kişilerin ne hissettiğini anlamaktan tamamen acizdirler.''



Duygusal Zeka Uygulamaları ve Etkileri

Daniel Goleman, özellikle ailede duyguların rolüne odaklanıyor, çünkü duygusal okuryazarlık, toplum için uzun vadeli etkileri olan evlilikleri ve çocuk gelişimini doğrudan etkiliyor.

Gerçek Dünyada Duygusal Zeka

- Evlilikte Duygusal Zeka

Yıllar geçtikçe çiftlerin evli kalması için yapılan sosyal baskılar azaldı ve boşanma oranları arttı.

Duygusal zeka artık bir evliliği bir arada tutmak için her zamankinden daha önemli.

Daniel Goleman, John Gottman'ın ilişkilerdeki dinamikler hakkındaki bulgularının ayrıntılı bir incelemesini ve bunların duygusal-sinirsel tepkilerimizle ilgili daha önceki kavrayışlarla nasıl birleştiğini sunuyor: (1) ilişki yönetiminde cinsiyet farklılıkları, (2) bir evlilikte dikkat edilmesi gereken uyarı işaretleri, (3) duygusal kaçırma ve “sel baskınının” bir ilişkiyi nasıl mahvedebileceği ve (4) evliliğinizi ve ilişkinizi geliştirmek için özel ipuçları.

- İşyerinde Duygusal Zeka

Duygusal okuryazarlık, başkalarıyla nasıl ilişki kurduğumuzu, çatışmayı nasıl yönettiğimizi ve duygusal durumlarımızı ve üretkenliğimizi nasıl yönettiğimizi etkiler.

Özellikle, yöneticilerin etkili geri bildirim vermek, işyerinde çeşitlilikten yararlanmak, motivasyonu yüksek ve etkili ekipler oluşturmak için duygusal zekaya ihtiyacı var.


Dövüşme zihniyetine sahip biri, evrenle olan bağlantısını koparmış demektir. İnsanlara hükmetmeye çalışırsan, zaten yenilmiş sayılırsın.

- Sağlık ve Tıpta Duygusal Zeka

Bir hastalığın tıbbi tanımı, bir hastanın hastalık deneyiminden çok farklıdır.

Artık hastaların duygusal durumlarının hastalığın ilerlemesini ve iyileşmesini etkileyebileceğine dair güçlü kanıtlar var.

Kitapta duyguların, hastalık ve iyileşme arasındaki bağlantıya ilişkin araştırma bulguları, duyguların fiziksel sonuçlarımızı neden/nasıl etkileyebileceği ve tıbbi ihtiyaçları ile birlikte hastaların psikolojik ihtiyaçlarının nasıl ele alınacağı hakkında dikkat çekici bilgiler yer alıyor.

Değişim için Fırsat Pencereleri

Ailenin Rolü

Neokorteksin aksine, doğumda amigdalanın oluşumu neredeyse tamamlanır. Böylece, bebekler daha deneyimlerini anlamlandıracak dile/mantığa sahip olmadan önce duygusal hatıralar biriktirmeye ve duygusal bakış açılarını oluşturmaya başlarlar. Çocuklukta oluşan nöral örüntüler zamanla pekiştirilir ve değiştirilmesi zorlaşır.

Zorbalık, uyuşturucu/sigara kullanımı, yeme bozuklukları, depresyon, istenmeyen gebelikler gibi davranışların tümü, duygusal farkındalık ve duygusal yönetim becerileri eksikliği ile ilişkilidir. Bu duygusal eksiklikler, yetişkinliğe doğru şiddet içeren suçlara ve psikolojik işlev bozukluklarına dönüşme eğilimindedir.

Mizaçlarımızı Fethetmek

Genetik yapımız, doğal mizacımızı veya yatkınlıklarımızı etkiler.

Sinir devrelerinizin belirsizlik tarafından ne kadar kolay tetiklendiğine bağlı olarak daha çekingen veya cesur olabilirsiniz. Ayrıca sol veya sağ ön loblarınızın daha aktif olmasına bağlı olarak daha iyimser veya melankolik olabilirsiniz.

Doğuştan gelen yatkınlıklarımız yaşam boyu bizimle kalır, ancak çocukluk deneyimlerimiz, özellikle de kritik dönemlerimizde yaşadıklarımız duyguları ele alma biçimimizi etkiler.

Travma ve Duygusal Yeniden Öğrenme

İyi haber şu ki, çoğu duygusal travma iyileştirilebilir, hatta travma sonrası stres bozuklukları da.

Kitapta, travmanın arkasındaki nörolojiyi, hastaların travmadan nasıl kurtulabileceklerini veya doğru müdahalelerle duygusal devrelerini nasıl yeniden programlayabileceklerini ayrıntılarıyla anlatıyor Goleman.

Özetle;

Eğer zekadan öte hayatı kazanmanın önemli olduğuna inanıyorsanız, bu kitabı okumanızı ve duyguları yönetebilmenin yaşamımızda açabileceği farklı pencereleri keşfetmenizi öneririm.

Keşif yolculuğumda biraz daha hap bilgiler ve aksiyona yönelik öneriler elimin altında da bulunsun derseniz: "Duygu Yönetiminde Ustalığın 8 Sırrı" E Rehberimiz de yolunuza ışık tutabilir.

Kitaptan Önemli Alıntılar

''İlk dürtü” kafadan değil, kalpten gelir.''

''Tutkularımız; düşüncelerimizi, değerlerimizi, yaşam mücadelemizi yönlendirir ve iyi kullanıldığında bir bilgelik içerirler. Ancak kolayca yoldan çıkabilirler, çoğu zaman olan da budur. Aristo’nun da gözlemlediği gibi, sorun duygusallıkta değil, duyguların ve ifadelerin uygunluğundadır. Sorulması gereken soru ise şudur: Duygularımızı akılla nasıl birleştirebiliriz? Sokaklarımıza nezaketi, toplumsal yaşamımıza şefkati nasıl taşıyabiliriz?''

''Soru: Nasıl olur da, zekâ düzeyi bu kadar yüksek birisi böylesi akıl dışı bir şey yapabilmiştir? Yanıt: Akademik zekânın, duygusal yaşamla pek ilgisi yoktur. Aramızdaki en zeki insanlar gem vuramadıkları tutkuların, söz geçiremedikleri dürtülerin esiri olabiliyor.''


"Akademik zeka yaşamın getirebileceği değişiklikler veya imkanlara hazırlıklı olmayı neredeyse hiç sağlamıyor. Oysa yüksek IQ zenginliğin, saygının ya da mutluluğun bir garantisi olmadığı halde, okullarımız ve kültürümüz akademik becerilere takılıp kalarak, kişinin geleceğini belirlemekte çok önemli rolü olan duygusal zeka dediğimiz -bazıları karakter de diyebilir- bir grup özelliği göz ardı ediyor."

"Aramızdaki en zeki insanlar gem vuramadıkları tutkuların, söz geçiremedikleri dürtülerin esiri olabiliyor; yüksek IQ’lu kişiler özel yaşamlarını hayret edilecek ölçüde kötü yönetebiliyor.''

''Acı çekmenin yaratıcılığa ve ruhsal hayata katkıları lehinde söylenebilecek çok şey vardır; acılar ruhu olgunlaştırabilir.''

''Duygusal mesajların yüzde doksanı ya da daha fazlası sözsüzdür.''

***

Küçük Bir Ekleme


📌 Eğer henüz Haddini Aş Bülten üyesi değilseniz ve benzer içeriklerden ilham almak isterseniz; buradan bülten ailemize katılıp, aynı zamanda sürpriz hediyelerimizin keyfini çıkarabilirsiniz.


2.677 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


Yazı: Blog2_Post
bottom of page