top of page

Motivasyonunuzu Kaybettiyseniz Goldilocks Kuralı'nı Uygulayın.

Güncelleme tarihi: 30 Mar 2023

1955'te, Disneyland, California'da yeni açılmıştı.

Henüz on yaşında bir çocuk içeri girip iş istedi. O zamanlar iş kanunları gevşek olduğu için, 0,50 dolara rehber kitaplar satacağı bir pozisyona girmeyi başardı.

Çocuk, bir yıl içinde Disney'in sihir dükkanına geçti ve burada eski çalışanlardan sihirbazlık numaraları öğrendi, şakalar yaptı ve ziyaretçiler üzerinde basit illüzyon gösterileri denedi. Zamanla asıl sevdiği şeyin sihir yapmak değil, sahne performansı göstermek olduğunu keşfetmesiyle gözünü komedyen olmaya dikti.

Gençlik yıllarından başlayarak, Los Angeles çevresindeki küçük kulüplerde kısa performans gösterileri yapmaya başladı. Gösterileri nadiren beş dakikayı geçiyordu. Üstelik o sırada seyircilerin çoğu yemek yemek veya konuşmakla meşgul oluyordu. Yani pek de izleyeni yoktu.

Görkemli bir iş değildi evet, ama daha iyiye gittiğine hiç şüphe yoktu. On dokuz yaşına geldiğinde, yirmi dakikalık gösteriler sergilemeye başlamıştı.

Bir süre sonra, bir televizyon metin yazarı olarak işe girdi ve yavaş yavaş talk showlarda boy göstermeyi başardı. 70'lerin ortalarında, The Tonight Show ve Saturday Night Live'da düzenli konuk olmaya başladı.

Sonunda, yaklaşık on beş yıllık bir çalışmanın ardından genç adam ün kazandı. Turnelere çıkmaya başladı. Önce altmış üç günde altmış şehir gezdi, sonra seksen günde yetmiş iki şehir, sonra doksan günde seksen beş şehir...

Gösterilerinden birine 18.695 kişi katıldı. New York'taki üç günlük gösterisi için 45.000 bilet satıldı.

Kariyerinin zirvesine ulaşmış, zamanının en başarılı komedyenlerinden biri olmuştu.

Bu kişi Steve Martin'di. Tam bir haddini aş hikayesi değil mi?


Nasıl Motive Kalabilirsiniz?

Steve Martin'in otobiyografisi "Born Standing Up", neden uzun vadeli alışkanlıklara bağlı kalmamız gerektiğine dair büyüleyici bakış açıları sunuyor.

Sahnede tek başına performans gösterip başarısız olmanın bir insana ne denli büyük bir korku salacağını hayal etmek zor değil. Ancak Steve Martin, tam on sekiz yıl boyunca her hafta bu korkuyla yüzleşti.

Kendi deyimiyle, “10 yıl öğrenmeyle, 4 yıl rafine etmeyle ve 4 yıl da süper başarıyla geçti.”

Çoğumuz motive olmak için mücadele ederken, neden Martin gibi bazı insanlar, hayalinin üzerine gitmekten vazgeçmeyerek; yemek yapmak, bir şeyler tasarlamak, yeni bir şey üretmeye çalışmak, yazmak veya gitar çalmak gibi alışkanlıklarına bağlı kalıyor dersiniz?

Bilim adamları bu soruyu yıllardır araştırıyorlar.

Hâlâ öğrenecek çok şey olmasının yanında, en tutarlı bulgulardan biri, motivasyonu korumanın ve arzuyu en üst düzeye çıkarmanın yolunun "sadece üstesinden gelinebilir zorlukta" görevler üzerinde çalışmak olduğu yönünde.

Goldilocks Kuralı

İnsan beyni meydan okumayı sever, ancak yalnızca optimal bir zorluk bölgesindeyse.

Tenisi seviyorsanız ve dört yaşındaki bir çocuğa karşı ciddi bir maç oynamaya çalışırsanız, çabucak sıkılırsınız, çünkü maç size çok kolay gelir.

Aksine, Roger Federer veya Serena Williams gibi profesyonel bir tenisçi ile oynayacak olursanız, maç çok zor geçeceği için motivasyonunuzu çabucak kaybetmeniz olası.

Şimdi, denginiz olan biriyle tenis maçı yaptığınızı düşünün.Oyun ilerledikçe birkaç puan kazanırsınız, birkaç puan kaybedersiniz. Kazanma şansınız yüksektir, heyecan doruktadır ama gerçekten denemeniz gerekir. Bu, sadece yönetilebilir zorlukta bir meydan okumadır ve Goldilocks Kuralının en iyi örneğidir.

Goldilocks Kuralı, insanların mevcut yeteneklerinin tam sınırında olan görevler üzerinde çalışırken en yüksek motivasyona sahip olduklarını vurgular.

Çok zor olmayacak. Çok kolay da olmayacak. Tam dozunda olacak!

Martin'in komedi kariyeri de uygulamadaki Goldilocks Kuralı'nın mükemmel bir örneği.

Her yıl, komedi rutinini yalnızca bir veya iki dakika arttırarak genişletti. Her zaman yeni materyaller ekliyordu, ancak aynı zamanda garanti birkaç şakayı da saklıyordu. Onu motive etmeye yetecek kadar zafer ve sıkı çalışmasına yetecek kadar hata olasılığı vardı.

İlerlemenizi Ölçün

Hedeflerinize ulaşmak için nasıl motive kalacağınızı öğrenmek istiyorsanız, motivasyon bulmacasında anlamamızın çok önemli olduğu ikinci bir konu daha var: Bu, sıkı çalışma ve mutluluğun mükemmel karışımını elde etmekle ilgili..

Bugün birçok araştırma, optimal zorluk (ne çok zor ne kolay) seviyesinde bir iş yapmanın çalışmanın sadece motive edici değil, aynı zamanda büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu ortaya koyuyor.

“İnsan mutluluğunun önemli kaynaklarından biri, belirli bir zamanda, uygun görevler üzerinde çalışmaktır. Görevlerin zorluk seviyesi, ne çok zor ne de çok kolay olmalıdır.” Psikolog Gilbert Brim

Bu arada mutluluk ve en yüksek performansın karışımına ''akış modunda olmak'' diyebiliriz; bu, sporcuların ve sanatçıların dünyadan uzaklaştıkları ve sıkça yaşadıkları bir durumdur.

Ancak bu en yüksek performans durumuna ulaşmak için, yalnızca doğru zorluk derecesindeki görevler üzerinde çalışmanız değil, aynı zamanda anlık ilerlemenizi de ölçmeniz gerekir.

Psikolog Jonathan Haidt'e göre, bir akış durumuna ulaşmanın anahtarlarından biri, "Her adımda, performansınız hakkında anında geri bildirim almanızdır."

O anda ilerleme kaydettiğinizi görmek inanılmaz motive edicidir. Mesela Steve Martin bir fıkra anlatır ve kalabalığın kahkahalarına dayanarak bunun işe yarayıp yaramadığını hemen anlar. Bir kahkaha kükremesi yaratmanın ne kadar bağımlılık yaratacağını düşünebiliyor musunuz? Tek bir büyük şakada bunu deneyimlemek, muhtemelen korkularını yenmek ve haftalarca çalışması için ona ilham vermek için yeterli oluyordu.

Nasıl ölçülürse ölçülsün, beynimizin galibiyetlerimizi görmeye ihtiyacı var.

"Kişisel Hedeflerime Nasıl Ulaşırım?" Rehberi'nde bahsetmiştik:


İnsanın kendi içinde ilerleyebildiğini görmesi ödüllerin en büyüğü. Dün olduğumuz yerden küçük bir adım ötede olduğumuzu görmek bizi kararlılıkla yolda tutuyor. Bu nedenle büyük hedefe giderken, mutlaka kendimizi takdir edebileceğimiz küçük adımlarımız ve ara duraklarımızın olması gerekiyor.


Örneğin bir kitap yazmayı mı hedefliyorsunuz?

Bilgisayar başına oturup koskoca kitabı bitirmeye çalışmak yerine, öncelik her gün sadece bir sayfayı yazmış olmayı hedefleyin.


Her bitirdiğiniz sayfa için kendinizi kutlayın. "Yapılması gerekenler listesindeki" her azalma sizi motive edecektir.

Motivasyona İki Adım

Uzun vadede nasıl motive kalacağımızın gizemini yıkmak istiyorsak, basitçe şunu söyleyebiliriz:

1. Goldilocks Kuralına bağlı kalın ve sadece yönetilebilir zorluktaki görevler üzerinde çalışın.

2. İlerlemenizi ölçün ve mümkün olduğunda anında geri bildirim alın.


Küçük Bir Ekleme;


Haddini Aş Kulübü'ndeki dostlarımız arasına katılarak sizin gibi düşünen, okuyan, kendisi için daha iyiyi hedefleyen insanlarla dolu bir network edinmek isterseniz, link burada!

***

Kaynak: Atomic Habits / James Clear

2.991 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentários


Yazı: Blog2_Post
bottom of page