Olimpiyat Şampiyonundan Sıra Dışı Olmanın Gücü

Dick Fosbury, sporu çok seviyordu. Bu konuda beceriksiz olmasına rağmen başka hiçbir şeyle ilgilenmek istemiyordu.

Boyu 1.93'tü ama lisede basketbol takımına seçilememişti. Futbol takımını da denemiş ama ona da girememişti. Vücut yapısı atletizme de uygun olmasa da birkaç branş denedikten sonra kendini yüksek atlamada geliştirmeye karar kıldı.

O dönem en çok tercih edilen atlama stilleri ile denemeler yapan Fosbury, bu stiller ile bir derece elde edemeyeceğinin farkına varır ve kendi vücut yapısına en uygun atlama stilini geliştirmek için düşünmeye başlar.

Fosbury Atlayışı

Fosbury, çıtaya sırtını vererek önce omuzlarını, sonra da kalçasını ve bacaklarını engelden geçirmeyi başarıyordu.

Başlarda bu atlayış tarzıyla epey dalga geçiliyor.

Gazeteler onun için ''dünyanın en tembel yüksek atlamacısı'' diyorlar.

Los Angeles Times, “Binanın 20. katının penceresinden atılmış da düşüyormuş gibi engel geçmeye çalışan adam” ifadelerini kullanıyor.

The Guardian’dan John Rudda, ''takımın garipliği'' tabirini kullanıyor.