Haddini Aş Hikayeleri 32: Olafur Eliasson

Güncelleme tarihi: 9 Kas 2020

Çağımızın en yaratıcı, en sıra dışı, en orijinal sanatçılarından birini anlatıyorum bu yazımda.

Dünyayı değiştirmenin, dünyayı algılayış biçimimizi değiştirmekten geçtiğini söyleyen bir sanatçı. Düşünceyi eyleme dönüştürmenin yollarını gösteren bir sanatçı.

Onun hikayesinin, dünyaya bakışının, çalışma şeklinin okuyan herkese bir şekilde ilham vereceğine eminim. Ve birçok kişinin kafasındaki başarı tanımını da sorgulatacağına eminim.

Çocukluk ve Gençlik Dönemi

5 Şubat 1967’de Danimarka’da dünyaya gelen Olafur, anne ve babası ayrı olan bir çocuktu.

Annesiyle yaşasa da babasıyla sürekli iletişim halindeydi. Babası farklı eserler üreten bir sanatçıydı ve onu ilgiliyle takip ediyordu.

”Babam farklı şeyler yapan oyunbaz bir sanatçıydı. Belki de bu yüzden sanatçı olarak başarılı olamadı. Geçinecek parayı kazanamadı.”

Resim tutkusu taa küçük yaşlarında başlıyor. Sürekli bir şeyler karalıyor babasına gönderiyor. Resim yapma kabiliyetinin gelişmesi konusunda ailesi tarafından büyük destek görüyor.

‘’Beni daha çok etkileyen şey belki de yaptıklarımın kaliteli olması için başarılı olmasına gerek yoktu. Ben de artık bir babayım ve çocuklarımı zorlamamaya çalışıyorum. Sanki günümüzde bu yanlışmış gibi geliyor ama benim ebeveynlerim benden ciddi bir şey yapmamı beklemediler.”