Haddini Aş Hikayeleri 33: Bill Gates

En son güncellendiği tarih: 9 Kas 2020

Sene 2015, Bill Gates Ted konuşmasında dünyaya sesleniyor. Diyor ki:

“Ebola hava yoluyla bulaşmadı, insanlar hızlı bir şekilde yatağa düştü ve virüs kentsel bölgelere ulaşamadı bile. Bir sonrakine bu kadar şanslı olmayabiliriz. Bulaşıcı hastalığa kapıldığı halde kendini iyi hisseden, bir uçağa binmiş ya da bir markete gitmiş insanlardan bu virüsü kapabilirsiniz. Bu ciddi bir problem, endişelenmemiz gerekiyor.“

”Eğer şimdi önlemimizi almaya başlarsak, bir sonraki salgına hazır olabiliriz.” 

Muhteşem bir öngörüye sahip olan, dünyanın en zengin ikinci kişisi Gates, Korona salgını ile mücadele ettiğimiz şu günlerde Microsoft’tan istifa ettiğini, hayır işlerine daha fazla zaman ayırmak, dünya sorunlarıyla daha fazla ilgilenmek istediğini açıkladı.

21. yüzyılın en önemli, en başarılı, en hayırsever insanlarından biri olan Bill Gates’in hayat hikayesini anlatıyorum bu yazımda.

Çocukluk ve Gençlik Dönemi

Gates, 28 Ekim 1955’te öğretmen bir annenin ve avukat bir babanın oğlu olarak Seattle’da dünyaya geliyor.

Biraz aksi, içine kapanık ama zeki bir çocuk olan Gates, dünya ansiklopedi serisini baştan sona okuyacak kadar araştırmayı ve öğrenmeyi çok seven, bilgiye aç bir çocuktu.

Lisede okuduğu sırada b

r gün bir bilgisayar firması Bill’in okuluna gelip çocuklara bilgisayarı tanıtıyorlar. Sonrasında okula, okul aile birliğindeki ebeveynlerin yardımları ile bilgisayar sınıfı kuruluyor. Böylece Bill’in geleceğinin şekillenmeye başladığı günler başlıyor. Çünkü bu aletlere büyük ilgi duyuyor küçük Bill, zamanının çoğunu bilgisayar sınıfında, aleti keşfederek geçiriyor. Programcılığa ilgisi de tam olarak bu dönemde başlıyor. Hatta üretmeye başlıyor, bir oyun programı yazıyor.

Okul yıllarında birlikte Microsoft’u kuracağı arkadaşı, tıpkı Bill gibi bilgisayarlarla aşırı ilgili Paul Allen ile tanışıyor. Farklı karakterlere sahip bu iki arkadaş tüm boş zamanlarını birlikte program yazarak geçiriyorlar.

Gates 15 yaşına geldiğinde, arkadaşı Allen ile birlikte ortak bir işe adım atıyorlar. İkisi birlikte Seattle’daki trafik bilgilerini gösteren Traf-o-data isminde bir yazılım hazırlayıp 20 bin dolar kazanıyorlar. Sonrasında şirket kurmak isteseler de Gates’in ailesi buna izin vermiyor. Onun liseyi bitirip üniversitede hukuk okumasını istiyorlar.

1973 yılında liseden me

un olan Bill, Üniversiteye girmek için uygulanan SAT testinde 1600 üzerinden 1590 puan alıyor ve Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesine başlıyor.

Hukuk okumaya başlıyor, ancak daha birinci sınıftayken vaktinin çoğunu okulun bilgisayar laboratuvarında geçiriyor. Derslere girmiyor, çalışmıyor. Yalnızca sınavlardan bir gün önce çalışarak, geçer not alsam yeter kafasıyla giriyor sınavlara.

“Ben bazı derslerin sınavından geçemedim ama arkadaşım hepsini geçti. O şimdi Microsoft’ta başarılı bir mühendis, bense Microsoft’un sahibiyim.” 

Bu arada Paul ile iletişimini koparmıyor.  Bir gün Allen, Bill’e Popüler Elektronik dergisinde yayımlanan Altair 8800 mini bilgisayar kiti hakkındaki bir yazıyı gösteriyor. Yazıyı okuyan iki arkadaş bu bilgisayarları kişisel bilgisayarların atası olarak görüyorlar.

Altair’i, Micro Instrumentation (MITS) şirketi üretiliyordu. Bill ve Paul bir süre sonra Şirketle bağlantıya geçmeye karar veriyorlar. Diyorlar ki: ”Biz Altair için bir yazılım geliştirdik.” Ancak ortada ne bir yazılım var ne de Altair bilgisayarları var. Bunu yaparak MITS’in böyle bir teklifle ilgilenip ilgilenmeyeceğini anlayacaklardı.

Sonrasında MITS’in başkanı Ed Roberts, yazılımı göstermelerini istiyor. İki genç iki ay süren sıkı bir çalışma ile yazılımı geliştiriyorlar. Yazılım sorunsuz çalışıyor. Bunun üzerine Paul, MITS’de işe giriyor ve Bill de ailesinin rızası olmasa da Harvard’ı bırakıp Paul ile birlikte çalışmaya başlıyor.

Microsoft’un Kuruluşu

1975 yılında New Mexico’da Bill ve Paul Microsoft’u kuruyorlar. Microsoft ismi micro-computer ve software kelimelerinin karışımından geliyor.

Microsoft imzasıyla BASIC isimli bir yazılım üretiyorlar ve bu yazılım kısa sürede popüler oluyor, korsanları dahi türüyor.

Şubat 1976’da, korsan yazılımın, yeni yazılımların önünü tıkayacağını belirten açık bir mektup yazıyor. Mektup, bilgisayar meraklıları tarafından pek önemsenmese de Gates, inançlarına bağlı kalıyor ve bunu engellemek uğruna elinden geleni yapıyor.

Bu arada Microsoft başka bilgisayar şirketleri için de ihtiyaca göre farklı yazılımlar da geliştiriyor.

1979 yılının başlarında, Microsoft Seattle’a taşınıyor. Bu taşınma Bill’i, memleketi olduğu için olumlu yönde etkiliyor. O dönemler 25 çalışanı olan Microsoft çalışanlarını operasyon, pazarlama, ürün ve strateji geliştirme gibi alanlarda yetkilendiriyor.

Sene 1979, 23 yaşındaki Bill, yazılımcılıktaki yetenek ve başarıları sayesinde 2,5 milyon dolarlık bir şirketin başkanı konumuna geliyor.

Microsoft 1985 yılında şirketin devleşmesini sağlayan Windows’u piyasaya sürüyor. 1986’da hisse fiyatı 21 dolardan halka arz ediliyor. Öyle ki, 1987’ye gelindiğinde 32 yaşındaki Gates milyarder olmuştu.

Microsoft artık dünya devi bir şirket, Bill Gates ise dünyanın en zengin adamlarındandı. Buna rağmen rekabetçi tavrını bırakmıyor Gates, tüm yenilikleri yakından takip ediyor, yeniliklere ayak uydurmaya çalışıyor. Hatta bir gün Gates’in asistanı işe geldiğinde masanın altında uyuyan birini görüyor ve panikle güvenliği arıyor. Tüm gece çalışıp uyuya kalmış olan o adam Bill Gates idi.

1995’den yılında dünyanın en zengin insanı seçiliyor. O zamandan beri de dünyanın en zengin insanları listesinde ilk 3’ten çıkmadı Gates.