top of page

Yüksek Enflasyon Döneminde Hayattan Nasıl Zevk Alacağız?

Güncelleme tarihi: 30 Mar 2023

Günden güne artan hayat pahalılığı, hayattan keyif almamızı zorlaştırıyor.

Belki yaptığımız planları, ertelemek zorunda kalıyoruz, belki her sene çıktığımız tatile bu sene çıkamıyoruz, belki eskisi kadar sosyalleşemiyoruz.

Yaşadıklarımızın tamamen kontrolümüz dışında olması da sıkışmışlık hissimizi arttırabiliyor.

Bu süreçten çıkmamız kolay olmayacak, o yüzden bizi rahatlatacak bir takım bakış açıları geliştirmek zorundayız.

Bizi daha güçlü kılacak, her şeye rağmen hayattan keyif almamızı sağlayacak bakış açıları bunlar.

Hadi başlayalım…


1. Kabullenme Zihniyetine Geçiş Yaparak Fırsatları Kovalamak


''Dalgaları durduramazsın ama sörf yapmayı öğrenebilirsin.'' Jon Kabat-Zinn

Dış koşullar nedeniyle hayallerimizi, planlarımızı ertelemek zorunda kalmak, hayat tarzımızda değişiklikler yapmak gerçekten çok can sıkıcı.

Ancak durumu bir yerde kabullenmediğimizde hayal kırıklığımız iki katına çıkacak ve belki de daha fazla sorunla mücadele etmemize neden olacak.

''Kaderimiz buymuş, hadi teslim olalım'' demiyorum elbette.

Şöyle diyorum:

Önemli bir etkinliğe yetişmeye çalışırken trafikte sıkıştık. Gitmemiz gereken yere 2 saat geç gideceğiz, o artık belli oldu.

Trafikteki bu süremizi iki şekilde geçirebiliriz;

  1. Her şeye lanet okuyarak, ne kadar şanssız olduğumuz hakkında söylenip durarak.

  2. Durumu kabul edip, gelişimimize katkıda bulunacak bir podcast dinleyerek ya da çok sevdiğimiz bir şarkıyı açıp rahatlayarak.

Birinci şıkkı seçersek, muhtemelen tüm günümüz kötü bir ruh haliyle, düşük enerjiyle, verimsiz bir şekilde geçecek.

İkinci şıkkı seçersek, evet varmamız gereken yere geç gideceğiz ama o sürede belki yepyeni bakış açıları geliştireceğiz, belki hayatımızla ilgili önemli kararlar alacağız. Hiçbir şey olmasa bile güzel müzikle birlikte yolculuğumuzdan keyif almaya bakacağız.

''Deniz yolculuğuna çıkarken gemiyi, kaptanı ve mevsimi ben seçerim, bu benim işimdir. Yolda fırtına koparsa asla umursamam bu benim işim değildir. Nasıl kaptanı seçmek benim görevimse fırtınayla uğraşmak da kaptanın görevidir.'' Epiktetos

Yani içinde olduğumuz bu kriz sürecinden nasıl çıkacağımız, tamamen bugün takındığımız zihniyete bağlı.

Günlerimizi sürekli şikayet ederek geçirerek bir şeyler yapmak için her şeyin normale dönmesini bekliyorsak, süreç bittiğinde zayıf bir kimlikle ortada kalmamız muhtemel.

Ancak bu süreci değişime ayak uydurup krizi fırsata çevirerek geçiriyorsak, bu süreçten her zamankinden güçlü bir şekilde çıkabiliriz.

Bu dönem özellikle ek gelir elde etmek ve bir yan iş kurmak için muhteşem fırsatlar barındırıyor. Alım gücünün düştüğü bu zamanlarda eşyalarınızı, kıyafetlerinizi ikinci el satmaya başlayabilirsiniz mesela.

Eğer yan iş kurma fikri size iyi geliyorsa, hemen aşağıdaki önerilerimiz yaşam dönüştürücü olabilir.

 

Kendimi, ürünümü, markamı doğru anlatarak insanları nasıl etkilerim diyorsanız; Linkedin'de 1 Milyon Görüntülenme Nasıl alınır?" eğitimine göz atabilirsiniz.

Eğer aklınıza hiçbir fikir gelmiyor veya bazı fikirler uçuşuyor ancak nasıl hayata geçireceğinizi bilmiyorsanız; mentorluk formunu doldurabilirsiniz.

 

2. Kontrol Edebileceklerimize Odaklanmak

Yaşamımızdaki olumsuz duyguların çoğu, her şeyi kontrol altına almaya çalışmamızdan kaynaklanıyor. Ancak aslına bakılırsa bizim kontrolümüzde olan çok az şey var.

''Düşüncelerini ve yaşamındaki olaylara tepki verme biçimini kontrol etmekle, kaderini kontrol etmeye başlarsın.'' Robin Sharma

Psikoterapist Jonathan Alpert, insanlar enerjilerini kontrolleri dışındaki şeyler için endişelenerek boşa harcadığında, bunun onların ruh sağlıklarını ve dolayısıyla yaşam kalitelerini olumsuz şekilde etkilediğini söylüyor.

Roma’nın en büyük ve en önemli imparatorlarından ve filozoflarından biri olan Marcus Aurelius da zamanında bu konuya sıkça değinmiştir.

Ona göre hayatta 3 tip olayla karşılaşırız:

1.Bizden tamamen bağımsız oluşan olaylar.

2.Kısmen bize bağlı olaylar.

3.Kontrolün tamamen bizde olduğu olaylar.

Aurelius, eğer keyifli ve huzurlu bir hayat sürmek istiyorsak 3. tür olaylara odaklanıp kontrolümüzün olmadığı olaylara üzülmememiz gerektiğini, bunun bizi bir kaybeden yapacağını söyler. Kaybedenler kulübünde olmak istemiyoruz, değil mi?

Bu yüzden enflasyon artışı, hayat pahalılığı, ülke gündemi gibi kontrol edemediğimiz şeyler yerine kontrol edebileceğimiz şeylere odaklandığımızda (yani kendimize ve hayatı yaşama şeklimize) hem gereksiz ve aşırı stresi önleyeceğiz hem de daha mutlu ve sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olacağız.

3. Sahip Olduklarımız İçin Minnettar Olmak

Evet, belki şu an yapmayı çok isteyip yapamadığımız şeyler var. Veya sahip olmayı istediğimiz ve olamadığımız şeyler…

Bu ulaşamadığımız şeyler üzerine uzun uzun düşünmek, bizi daha mutsuz, daha tükenmiş kimseler haline getirdiğinden hayattan tatmin olmamız imkansız hale geliyor.

Ve bu düşüncelerin yoğunluğu sahip olduğumuz tüm güzellikleri de unutturuyor.

Hala bedava olan o kadar çok şey var ki aslında.

Ancak sahip olduklarımızı düşünüp, onlar için şükrettiğimizde beyinlerimizi hayattaki iyi şeylere odaklanmak ve iyi olmayan şeylere daha az önem vermek için eğitiyoruz.

Bu arada Harvard Health Publishing da pozitif psikoloji araştırmaları sonucunda şükranın mutlulukla güçlü ve tutarlı bir şekilde ilişkili olduğunu paylaşmıştır.

Sonuç olarak minnet duyarak yaşamayı öğrendiğimizde daha olumlu duygular hissedeceğiz, zihinsel olarak daha sağlıklı olacağız, zorluklar ve belirsizliklerle daha kolay başa çıkabileceğiz.

4. Kişisel Finans Yönetimine Geçmek

Finansal cehalet, altından kalkamayacağımız borçlara girerek bize aslında ihtiyacımız olmayan şeyler satın aldırır.

Finansal cehalet, kazancımıza göre yaşamamıza, tasarruf ve yatırım yapmamıza engel olur.

Ve finansal cehalet, hem bireyin hem de toplumun başına gelebilecek en büyük sorunlardan birisidir.

Kişisel finans yönetiminin ne kadar önemli bir konu olduğu çok daha iyi anlaşıldığı şu kriz günlerinde ticaretin temelleri, tasarruf, bütçe yönetimi, doğru yatırım, uzun vadeli düşünme gibi konular üzerinde kendimizi geliştirmemiz hem kendimize hem de geleceğimize olan güvenimizi arttıracak hem de daha huzurlu bir hayat yaşamanızı sağlayacak.

''Krizler, alışkanlıkları değiştirmek ve yenilerini yaratmak için birer fırsattır.'' Charles Duhigg

1.707 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
Yazı: Blog2_Post
bottom of page