top of page

Zihninizi Tatile Çıkartmanız Gerektiğini Gösteren 5 İşaret

Güncelleme tarihi: 30 Mar 2023

İşime odaklanmakta güçlük çektiğim zamanlar oldu. Kendimi tembellikle suçladım.

Üretkenliğim düştü zaman zaman. Kendimi beceriksiz olmakla suçladım, eleştirilmekten korktum biraz da. ''Zorla kendini, devam et'' dedim.

İnsanlarla sağlıklı ilişkiler yönetemediğim dönemlerim oldu. Kendimi geçimsiz olmakla suçladım.

Sadece zihnen yorulmuş olabileceğim, bir molaya ihtiyacım olabileceği aklıma gelmedi bile. Ve evet, çok sonra anladım ki, ihtiyacım olan tek şey zihnimi dinlendirmekmiş, yaşadıklarım ise zihnimin "lütfen beni biraz rahat bırak" deme yöntemiymiş.

Her günün bir önceki günün yorgunluğuyla katlandığı bu "son sürat koşma çağında" biz insanlar tatil fikrini sadece yılda 1-2 hafta çıkılan bir olgu gibi görmeye eğilimliyiz. Aylarca dizginlerinden kopmuş bir at gibi koşuyoruz, ki o 1 haftayı hak edelim. O haftayı ne derece kaliteli geçirdiğimiz ise ayrı bir yazı konusu..

Tatil fikri bizim için arada sadece nefes alıp, kendimize döneceğimiz bir zaman aralığı yaratmaktan çok uzak. En son kaçımız bir öğleden sonrayı kendine hediye etti acaba?

Eşi benzeri görülmemiş bir stres çağında yaşıyoruz, ancak çok azımız zihinsel sağlığını korumak ve geliştirmek için zaman ayırıyor.

Terapist Chloe Brotheridge, bu konuda şöyle diyor:

"Toplumumuzda, yalnızca çok çalışmanın üretken olduğuna inanmaya yönlendiriliyoruz, ancak dinlenmenin de aynı derecede değerli olduğunu savunuyorum.

İşiniz sizi tamamen esir alarak hayatınızdaki en önemli şey haline geldiyse, bunu tamamen tersine çevirmenin ve bir süre için hayatınızdaki bir numaralı öncelik olarak kendinize zaman ayırmanın zamanı gelmiş olabilir.''

Öyle ki istatistikler her 4 yetişkinden 1'inin teşhis edilebilir bir zihinsel sağlık bozukluğuna sahip olduğunu gösteriyor. Bu yüzden hem iş hem özel hayatınızdaki refahınız için zihinsel sağlığınıza odaklanmak her zamankinden daha önemli.


Peki ne zaman zihinsel sağlığımızı korumak ve iyileştirmek için mola vermeli?

İşte kendinizi tükenmenin eşiğine getirmeden önce, zihinsel sağlık molası verme zamanınızın geldiğini gösteren 5 işaret:

1. Odaklanamıyorsanız

Zihninize aşırı yüklendiğinizde, çarklar o kadar hızlı döner ki büyük resmi gözden kaçırırsınız. Ve bu da ciddi miktarda strese ve sağlık riski doğurur.

Ulusal Mesleki Güvenlik ve Sağlık Enstitüsü'ne göre stres; çeşitli kronik sağlık problemlerinde, özellikle kardiyovasküler hastalık, kas-iskelet sistemi bozuklukları ve psikolojik bozukluklarda, önemli rol oynuyor.

Üstelik yapılan araştırmalar, yüksek düzeyde stres bildiren işçiler için sağlık harcamalarının yaklaşık yüzde 50 daha fazla olduğunu gösteriyor.

Peki Ne Yapmalı?

Çok fazla iş yükünüz varsa yardım istemekten çekinmeyin.


Bir takım oyuncusu olmak ve yüksek düzeyde üretkenlik elde etmek için kendinizi zorlamak güzel, ancak sağlığınız riske girdiğinde geri adım atmanın zamanı geldi demektir.


"Stresle Aramı Nasıl Düzeltirim?" Rehberi'nde yer verdiğimiz bu matris işinize yarayabilir. Ya bazı işleri delege edeceğiz, ya her şeyi mükemmel yapmaya çalışmaktan vazgeçeceğiz, ya bazen akışa teslim olacağız, ya bazı sorumlulukları erteleyecek ve hatta onlardan kaçacağız.


Sürekli önünüzdeki işe odaklanmaya çalışıp, başaramadığınızda kendinizi suçlamak yerine; bir süre odağınızı kendinize çevirin.

Dikkatinizi dağıtan şeyleri sınırlayın, kendinize öncelik verin ve düşüncelerinizi toplamak için masanızdan uzaklaşın. Aşırı taahhütte bulunmamak ve bunalmamak için kendinize gerçekçi hedefler koyun.


2. İlişkileriniz Bozuluyorsa

Hayatınızın bir alanında yaşadıklarınız, diğer tüm yaşam alanlarınızı etkiler. Başka bir deyişle, profesyonel yaşamınızda olanlar, kişisel yaşamınızı etkiler veya tam tersi.

İş yükü arttığında tükenmişlik riski de artar. Tükenmişlik çalışanlarda asabiyet, mutsuzluk ve yetersizlik olarak ortaya çıkabileceği gibi yalnızlıkla da ilişkilendirilebilir.

Sağlık sigortası şirketi Cigna tarafından yapılan bir araştırma, toplumun neredeyse yarısının kendini yalnız hissettiğini ortaya koyuyor. Uzun çalışma saatleri, kişisel ilişkiler ve sorumlulukların yarattığı stres, hem işinize hem de ilişkilerinize zarar veriyor olabilir.

Bizler sosyal varlıklarız ve birbirimize ihtiyacımız var. Harvard Üniversitesi'nce yapılan ve 80 yıl süren mutluluk araştırmasının sonuçlarına bir göz atın: Günün sonunda mutluluğumuzu ve hayattan aldığımız tadı etkileyen en önemli şey; çevremizdekilerle kurduğumuz kaliteli ve anlamlı ilişkiler.

Sosyal izolasyondan veya bitkinlikten kaynaklanan yalnızlık ciddi sonuçlara yol açabileceğinden, refahınız için yaşamınızdaki ilişkilerin önemini göz ardı etmemekte fayda var.

Peki Ne Yapmalı?

İş ve aile sorumluluklarınızı düşünün. Ofiste geç saatlere kadar kalmak veya büyük bir projeyi tamamlamak için arkadaş etkinliklerini, doğum günü partilerini veya aile yemeklerini kaçırıyor musunuz?

Kendi hayatınızın bir parçası olamayacak kadar meşgul olduğunuzda, ara verin ve kendinize yetişme şansı verin. Sosyal bağlantıları önemseyin, taahhütlerinize bağlı kalın ve kendinizi sorumlu tutun.

3. Fiziksel Sağlığınız Bozuluyorsa

Çok uzun saatler çalışmak, vücudunuza zarar verebilir.

Fazla mesai yapmanın kısa vadeli faydaları harika olsa da, uzun çalışma saatlerinin uzun vadeli etkileri yorgunluktan çok daha fazlası olarak kendini gösteriyor.

Amerikan Psikologlar Birliği, iş yükünün, artan koroner hastalık riski ile ilişkili olduğunu ortaya koydu. Stres sadece zihinsel olarak değil, fiziksel olarak da vücudunuzda kendini göstermeye başladığında, ara verme zamanı geldi demektir.

Peki Ne Yapmalı?

Stres nedeninizi kabul ederek başlayın. İş yükünüz mü? Yöneticiniz mi? Ya da belki de bunalmış hissetmenize neden olan sadece belirli bir görevdir.

Sorunun ne olduğunu bulduktan sonra bir yere yazın. Ertesi gün, iş yerinizde zihin sağlığınızı korumak için ulaşılabilir bir eylem planı hazırlayın. Sorunu adım adım ele alın. Bazen en küçük kazanımlar en büyük farkı yaratabilir.

Ve stresle aranızı iyi tutmak için yapabileceğiniz en önemli ve öncelikli şeyi aklınızdan çıkartmayın: Hayat bir seçimler dizisi ve kendimizi stres duygusunun içinde hapsetmemekle ilgili seçebileceğimiz birçok yol var. Stres günlüğü tutmakla başlamak isterseniz; buraya bir göz atın derim.


4. Öz Bakımınızı Unutuyorsanız

Öz bakım, tüm insanlar için hayati önem taşır. Ancak bazı zamanlar o kadar iş odaklı yaşarız ki, öz bakım nedir ve neden önemlidir unutur gideriz.

Öğle yemeklerini, doktor randevularını veya egzersizlerinizi atlamaya başladığınızda, kendinizi ihmal etmek norm haline gelir ve sağlığınız bir de buradan darbe alır. Sağlığınızın bozulmasının yanında görünüşünüzün hoşunuza gitmemeye başlamasıyla da özgüven sorunları yaşamaya başlarsınız. Bu da ayrı bir motivasyon ve üretkenlik kaybı ile sonuçlanır. Ve neyin peşinde olursanız olun, düşük bir özgüvene sahip olmak sizi her zaman geride tutar.

Peki Ne Yapmalı?

Kendinizi ilk sıraya koymayı rutinin bir parçası haline getirin. Sabahları meditasyon yapmak için fazladan 10 dakika ayırsanız da, kendinizi sorumlu tutmak için egzersiz derslerinize önceden rezervasyon yaptırsanız da, bir rutine bağlı kaldığınızda, bunu takip etme olasılığınız artar. Özellikle sabah rutinlerinin önemini unutmayın, çünkü tüm günümüzü iyi veya berbat kılmakta sabaha nasıl başladığımızın etkisi büyük.

5. Boş Depoyla Yol Alıyorsanız

Uykusuzluk ve yetersiz beslenme, zihinsel sağlık için bir mola vermenin zamanının geldiğinin en bariz, ancak en ihmal edilen iki işaretidir. Sadece fiziksel enerjiniz azalmakla kalmaz, duygusal enerjiniz ve zekanız da etkilenir.

Zihninizi ve bedeninizi gerektiği gibi beslememişken elinizden gelenin en iyisini yapmayı nasıl beklersiniz ki?

İyi uyku, sağlık için olduğu kadar verimlilik için de oldukça önemli. Ve iyi dinlendiğimizde, kendimizi daha odaklanmış, enerjik ve güne hazır hissetmemiz daha olası.

Peki Ne Yapmalı?

Duraklayın ve bir nefes alın. Bitmek bilmeyen düşünceler, endişeler veya iş sorumlulukları size ağırlık verdiğinde, omuzlarınızdaki baskıyı azaltın.

Bizden bir tane daha yok. Önce zihinsel ve fiziksel sağlığımızı korumak zorundayız.

İster yürüyüşe çıkmak, ister iyi bir gece uykusu almak, ister kendinizi lezzetli bir yemekle şımartmak olsun, tazelenmek ve yeniden şarj olmak için zaman ayırın. Böylece sizi bekleyen işlerin üstesinden net bir zihin ve güçlenmiş bir bedenle kolayca gelebilirsiniz.

Son teslim tarihlerinizi, sorumluluklarınızı ve yükümlülüklerinizi yerine getirmeden önce zihinsel ve fiziksel sağlığınızı kontrol altında tutmayı normalleştirin, bunun önemini kendinize sık sık hatırlatın.

İş bekleyebilir ama zihin sağlığımız beklemez.

Unutmayın, kendimize iyi bakmadığımız sürece, başarılı işler de ortaya koyamayız.

Küçük bir ekleme:

Eğer benzer içeriklerden ilham almak ve hayatınızı dönüştürme cesareti bulmak isterseniz Haddini Aş E Bülten ailemize hevesle bekleriz.


***

Kaynaklar:

2.003 görüntüleme6 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
Yazı: Blog2_Post
bottom of page